02 Ekim 2016 16:54

Çığ: Görevim fikirlerimi dile getirmek, içim rahat

Mersin Üniversitesi'nin sözleşme yenilemediği Yrd. Doç. Dr. Eylem Çamuroğlu Çığ 'Görevim fikirlerimi dile getirmek, içim rahat' dedi.

Paylaş

“Bu Suça Ortak Olmayacağız” bildirgesine imza attığı için Mersin Üniversitesi tarafından sözleşmesi yenilenmeyen İletişim Fakültesi öğretim üyesi Yrd. Doç. Dr. Eylem Çamuroğlu Çığ, kendisiyle birlikte toplam 9 arkadaşının daha sözleşmesinin fes edildiğini hatırlatarak, “Bizler bu bildiriyi imzalarken hangi duygularla imzaladığımız çok açıktı. Bizler tamamen vicdanımızla hareket ettik. Görevimiz olan bir şeyi yaptık” dedi.  “Bir akademisyen olarak görevim fikirlerimi dile getirmek” diyen Çığ, “Gerektiğinde iktidarı eleştirmek ve uyarmaktır. Ben görevimi yaptım. Şuanda da duygularım değişmedi çünkü ben zaten üzerime düşen sorumluluğu yerine getirdim o yüzdende vicdanım çok rahat” diye konuştu. 

‘MASUMİYET KARİNESİ İHLAL EDİLİYOR’

OHAL ile birlikte artık akademisyenlerin daha rahat sözleşmesinin feshedildiğini ifade eden Çığ, ne iç hukukta ne de akademisyenlerin bağlı olduğu disiplin hukukunda “Bildiri imzalama” diye bir suçun olmadığını söyledi. Kendisiyle birlikte 9 akademisyenin, haklarında açılan adli ve idari soruşturmalar gerekçe gösterilerek, sözleşmelerinin yenilenmediğini dile getiren Çığ, “Herhangi bir şekilde benim akademik anlamda bir yetersizliğim yok. 45 puan almam gereken dosyadan 265 puan aldım. Jüri raporlarım, fakülte raporlarım, bölüm kurulu raporum olumlu ama buna rağmen rektörlük adli ve idari soruşturmaları gerekçe göstererek sözleşmemi yenilemedi. Açıkça masumiyet karinesi ihlal ediliyor, çünkü ne idari ne de adli soruşturma sonuçlandırılmış değildir” diye konuştu.

Mersin Üniversitesi tarafından akademisyen kıyımının benzer şekilde diğer üniversitelere de sıçradığını kaydeden Çığ, yaşadıklarının çok şaşırtıcı olmadığını vurgulayarak, “Ama şaşırmaya devam etmek gerekiyor.

Bir taraftan da insan hakları anlamında çok şey kaybettik. İfade özgürlüğü anlamında çok şey kaybettik ve her geçen gün kaybetmeye devam da ediyoruz. Bu anlamda vicdanım çok rahat herhangi bir şekilde durduğum yerden bir şey değiştirmiş değilim” diye ekledi. 

‘BARIŞ OLURSA BİR ŞEYLER DEĞİŞEBİLİR’

Savaş dönemlerinin ifade özgürlüğü, barış ve daha birçok temel insan hakkının ortadan kalktığı ya da çok rahatlıkla çiğnenebildiği dönemler olduğuna vurgu yapan Çiğ, bu nedenle savaş zamanlarında ‘Barış’ demenin çok zor olduğunu dile getirerek sözlerini şöyle sürdürdü: “Ama söylenmesi de gerekir. Ancak ve ancak barış olduktan sonra bir şeyler değişebilir. Barış olduktan sonra tekrar oturup, hakları, özgürlükleri konuşabiliriz veya demokrasiyi onarabiliriz. Ya da demokrasi ile barış tam anlamıyla birlikte gelebilen iki şeydir.” 

Türkiye’de yaşananlardan endişeli duyduğunu kaydeden Çığ, OHAL’in uzamasının herkes için büyük hak kayıpları meydana getireceğini belirterek, “Birileri hala itiraz ettiği, söz söylediği, bir şeyler yapmaya çalıştığı sürece umudumuzu korumamız gerektiğini düşünüyorum” dedi.

‘AKADEMİK ÇALIŞMALARA DEVAM EDECEĞİM’

Akademik çalışmalarına devam edeceği bilgisini paylaşan Çığ, “Bir kalem de silinecek bir şey değil. Bizim eğitimimiz, hayata bakış açımız buydu. Tabi ki akademik, bilimsel üretime devam edeceğiz. Alternatif akademi Kocaeli’nde açıldı. Bizlerde buralardan çeşitli alternatiflerin yolunu arayacağız. Kentteyiz bilim üretmeye devam edeceğiz” dedi. (Mersin/DİHA)
 

ÖNCEKİ HABER

Hopa halkı: Öğretmenlerimizi görevlerine iade edin

SONRAKİ HABER

Salihli’de domates hasadı başladı: Üretici de tüccar da memnun değil

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa