02 Ekim 2016 08:42

Televizyonun varlığından en çok işverenler rahatsız oldu

İşçilerin Hayatın Sesi’nin karartılmasına tepkisi sürüyor. Farklı fabrika ve işkollarından işçiler tepkilerini mektuplarla dile getirdi.

Paylaş

İşçilerin Hayatın Sesi’nin karartılmasına tepkisi sürüyor. Farklı fabrika ve işkollarından işçiler tepkilerini mektuplarla dile getirdi.

TELEVİZYONUN VARLIĞINDAN EN ÇOK İŞVERENLER RAHATSIZ OLDU

Raşit EKİN
Schneider İşçisi / İZMİR

Ben Schneider işçisiyim. 6 yıldır örgütlü bir fabrikayız ve mücadele veriyoruz. Hayatın Sesi televizyonu her daim bizim ve bulunduğum organize sanayinin sesi oldu. Varlığından en çok işverenler rahatsız olmuştur. Bu karartma bize şunu göstermektedir; 12 Eylül’de Vehbi Koç’un Kenan Evren’e yazdığı mektup sermayenin neyle yaşadığının kanıtıdır. Bugün de işçilerden rahatsız olan patronlar dünden bugüne kanalı hep karartmak istemişlerdir. OHAL’le bu kararların zeminini hazırlayan Hükümet de 12 Eylül’de olduğu gibi sermayeyi dinlemekte. Darbeyi atlattık diyenler biz emekçilere ve halka adım adım darbeyi uyguluyorlar. Hayatın Sesi televizyonu bir kararname ile kurulmadığı gibi bir kararname ile de bertaraf olacak değildir. Bu ses işçilerin emekleri ile kuruldu her zaman olduğu gibi de özünün sesi olacak. Sermayeyi dün olduğu gibi daima rahatsız edecektir. Tek sese biat etmeyeceğiz...

PATRONLARA GÜÇ KATIYORLAR

B/S/H İşçisi
Çerkezköy

Daha iyi bir ücret ve adı sendika olan ama kendisi sendika dışında her şey olan Türk Metal’den kurtulmak için Bursa Renault işçilerinin başlattığı mücadele bütün ülkeye yayılmıştı. Biz B/S/H işçileri de Renault işçileri ile aynı duygu içindeydik. Bu mücadelenin her tarafa yayıldığını bizler o zaman adı Hayat TV olan Hayatın Sesi ve Evrensel gazetesinden öğrenerek gelişmeleri takip ediyorduk. Bu yayın organlarından öğrendiklerimizi biz de kendi fabrikamızda uygulamak, hayata geçirmek için çaba içindeydik. Biz metal işçilerinin sesi, soluğu olan, mücadelemizi bütün ülkeye ve dünyaya duyuran tek kanal vardı. O zamanlar Hayat TV ve Evrensel bize güç ve moral veriyordu. Şimdi bu kanal kapatılmaya çalışılıyor. Bizim sesimiz kesilmeye çalışılıyor. Sesimizin duyulması engellenmeye çalışılıyor.
OHAL gerekçesi ile Hayatın Sesi TV’nin kapatıldığını öğreniyorum. Hani OHAL sadece FETÖ’cü darbecilere uygulanacaktı. Hayatın Sesi kanalının kapatılması darbe ile mücadele değil, biz işçiler ile mücadele anlamına geliyor. Bizim sesimiz kısılmaya çalışılıyor. Bu uygulama darbeciler ile mücadele değil patronlara güç katma anlamına gelmektedir. Buna izin vermemeliyiz. Sürekli Hayatın Sesi kanalının yanında olacağız. 

HİÇBİR BASKI BİZİM BU HAKLI SESİMİZİ KESEMEZ

Ünteks İşçileri
Çorlu

Bizler Çorlu’da bulunan Ünteks Tekstil fabrikasında çalışan işçiler olarak işçilerin tek sesi olan HAYATIN SESİ TV kanalının kapatılmasına sessiz kalmayacağız. OHAL’in getirdiği tüm baskılara rağmen mücadelemizi daha da arttırarak sürdüreceğiz ve HAYATIN SESİ’ne ses katacağız. Hiç bir baskı bizim bu haklı sesimizi kesemez. 

AYLARCA MAAŞ ALAMADIĞIMIZDA TANIDIM

Mehmet TANINMIŞ 
İşten atılan BMC işçisi / İZMİR

Ben ilk defa, o zaman adı Hayat olan televizyonla, aylardır maaşlarımızı alamadığımız zaman tanıştım. “Kardeş fabrika önünde toplanacağız olay yapacağız” diye bölümden arkadaşlar çağırmıştı.  
O gün fabrika önünde buluşup yolu kapattık, ne yapsak ne etsek derken basın yok mu, sesimizi kim duyuracak dediğimizde, “Biz varız abi” dediklerinde tanıdım onları. “Biz çekeriz diğer basına ajanslara da atarız” demişlerdi. 
Akşam eve döndük hiçbir kanalda yokuz. “Bir tek Hayat Televizyonu gösterdi” dedi arkadaşlar, ben de kızdım. Ertesi gün çekim yapmaya geldiklerinde dedim ki “Hani diğer basına da verecektiniz, sadece siz yayımlamışsınız, beceremeyecekseniz siz de çekmeyin istemez.” 
Sonra baktım ki her gün geldiler haberlerimizi yaptılar. BMC ruhunu yaşatmak için emeğimize sahip çıkma yürüyüşümüz “BMC işçisinin emek yürüyüşü” sırasında hep bizimleydiler. Gerek diğer basına gerek canlı yayınla sesimiz oldukları yetmez gibi bizlerle spor salonu, düğün salonlarında masa üstlerinde yatıp kalktılar. Dedim ki ne de olsa paralarını alıyorlar tuzları kuru derken öğrendim ki sendikanın teklif ettiği paraları bile reddetmişler. Parasız, gönüllü bizim içimizden biri gibi kazanalım diye kaygı duyup bizi desteklemişler.
Simdi yıllar sonra BMC’den çıkarıldım. İlk arayan gene Hayatın Sesi oldu. Bayramda seyranda hatırımızı sordu. Çalışırken koşullarımızı sordu. Sanki yanımda çalışan Erdoğan abi gibi hep yanımda oldu. Şimdi ikimiz de işsiz kaldık derken hatırımızı sormak için aradıklarında duyduk ki kapatılmış. 
Çalışan kardeşimizin yeni çocuğu olmuştu diye üzüldüm. Bir an kendi işten çıkarılmamı unuttum sen ne yapacaksın diye sordum. Gerçi hakkımızda hayırlısı neyse o olsun dedim. Cuma namazında aradığında açamamıştım. Geç döndüm ama yapılacak bir şey var mı kardeş dedim. Simdi de biz eylem yapıyoruz çık gel abi dediklerinde il dışında olduğuma utandım, kendimi bir şey yapamamış hissettim. Ama yine de umarım hakkımızda hayırlısı olur diyelim.

Reklam
Reklam
ÖNCEKİ HABER

‘Hayatın Sesi olmazsa derdimizi nasıl anlatacağız?’

SONRAKİ HABER

Yunanistan'da 4.3 şiddetinde deprem

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa