30 Eylül 2016 04:59

Hayatın Sesi Televizyonunu biz kurduk, biz yaşatacağız

Ülkenin farklı il ve bölgelerinden gazetemize mektup yazan, görüş veren işçiler Hayatın Sesi televizyonunun karartılmak istenmesine tepki gösterdi.

Paylaş

Ülkenin farklı il ve bölgelerinden gazetemize mektup yazan, görüş veren işçiler Hayatın Sesi televizyonunun karartılmak istenmesine tepki gösterdi. Bu kanalın sadece izleyicisi değil aynı zamanda alın terleriyle kurucusu olduklarını dile getiren işçiler, hakları için verdikleri mücadelede her zaman yanlarında olan Hayatın Sesi’ne destek vermek için ellerinden geleni yapacaklarını belirterek “Hayatın Sesi televizyonunu biz kurduk biz yaşatacağız” dedi.

Biz sadece izleyici değiliz, kurulmasında alın teri olan işçileriz

Serkan Tan (Tuzla Tersane İşçisi): Hayatın Sesi televizyonu yayın hayatına başladığı günden bu yana tersane işçilerinin sesi olmuştur. Bu gün Tuzla tersanelerinde çalışma yaşamında kısmi iyileştirmeler olmuşsa bunda Hayatın Sesi televizyonunun sorunlarımızla ilgili yaptığı haber ve programların önemli payı olmuştur. Biz tersane işçileri sadece televizyonumuzun izleyicileri değil kurulmasında alın teri olan işçileriz. Bundan dolayı sesi kısılan sadece bir televizyon değil aynı zamanda biz işçilerin sesinin kısılması demektir. Tersane işçileri olarak bunu kabul etmiyoruz. Televizyonumuz yayına başlayana kadar bunu yapan sorumluları tüm işçiler içerisinde teşhir edecek ve sonuna kadar mücadele edeceğiz.
Haydar Canpolat (DERİTEKS Tuzla Şube Sekreteri): Öncelikle hangi gerekçe olursa olsun bu yapılan uygulamayı kınıyorum. Hayatın Sesi televizyonu biz işçilerin emekçilerin ezilen ve tüm mağdurluk yaşayanların sesi idi. 15 temmuzda darbe girişimiyle açığa çıkan insan hakları ihlalleri ve basın özgürlüğü ihlallerinin bir yenisini yaşıyoruz. Hayatın Sesi’nin ve diğer bir çok tv kanalının yayınının karartılması basın özgürlüğüne yeni bir darbe vurmuştur. Bir an önce kanallara ve gazetelere uygulanan baskının kaldırılmasını istiyoruz. Hayatın Sesi televizyonunun tekrar yayın hayatına devam etmesi, işçilerin emekçilerin çadırlarda direnenlerin sesi olan Hayatın Sesi’nin yayına dönmesi için alanlarda olacağız. Havzamızda bulan diğer kitle örgütleri ile bir araya gelerek mücadeleyi büyütmek ve kazanmak için alanlarda olacağız. Hayatın Sesi televizyonunu biz kurduk biz yaşatacağız.
Mata Otomotiv’den bir işçi: Hayatın Sesi televizyonu biz işçilerin emeği ile kuruldu ve yayınını da böyle sürdürüyor. Mata işçilerinin direnişini ve kazanımlarını, bunun yanı sıra nerede bir işçi direnişi varsa televizyonumuz hep orada. Bizin doğru haber almamızı ve sınıf mücadelesinin büyümesi için gözümüz kulağımız oluyor. Onun için bu kısılan ses sadece Hayatın Sesi televizyonunun değil tüm Türkiye işçilerinin sesidir. Bunu başaramayacaklar, biz grevi nasıl kazandıysak televizyonumuzu da öyle kazanacağız.
Mesut Erman (Tuzla Tersane İşçisi): Bir kere Hayatın Sesi televizyonu biz işçilerin kanalı, hangi kanun hangi yasa ile kapatıyorlar. Hani OHAL’i kendileri için yapmışlardı hani özgürlüklere karışmayacaklardı. Şimdi neden onlar gibi düşünmeyenleri kendilerine düşman görüyorlar. Hangi gerekçe ile bizim kanalımızın yayınını durduruyorlar. Burada Evrensel aracılığı ile tüm işçi arkadaşlarıma sesleniyorum; bu kanalı biz kurduk hepimizin emeği var. O zaman emeğimize de ekmeğimize de sahip çıkalım.
Cesun Güneş Enerjileri AŞ’den bir işçi: Ben yıllardır fabrikalarda çalışan bir işçiyim. Yıllarca televizyon izlemedim. Ta ki TEKEL işçileri direnişine kadar. Orada da Hayat TV vardı. Kuruluşundan bugüne kadar benim emeğim var bu kanalda, benim gibi bir çok işçinin de... Bu ekranı kararttılar, ne olduğunu anlamadım ama sonra öğrendim nedenini. Burada yetkililere sesleniyorum bu ses işçi sınıfının sesi, önünde duramazsınız. Su gibidir, akar ve yatağını mutlaka bulur ve bu su akar sel olur. Hayat’ı karartmaya çalışanları da önüne katar götürür. Bu ses bizim.

Direnişimizi sadece Hayat verdi

Boydak Direnişinde işten Çıkarılan Mahir Topuz
Kayseri

Onca baskı ve yıldırmalara rağmen özgür ve tarafsız bir basın olan Hayatın Sesi TV’yi karartmak, özgür medyaya darbe vurmaktır. Çünkü günümüzde işçi ve emekçi konularını ele alan tek TV kanalı. Sürekli işçi ve emekçilerin sesini duyurarak onlara destek olan tek kanaldır Hayatın Sesi. Bunun en büyük örneğini ben Boydak direnişinde gördüm. Boytaş grevine başladığımızda hemen hemen tüm TV kanallarını aramama rağmen hiç birinden olumlu bir yanıt alamadık, hiç bir kanal gelmedi. Haberi verenler de yalan yanlış uydurma haber yaptı. Ama işçinin yanında olan ona yayınları ile destek veren tek TV kanalı olan Hayatın Sesi TV’ye teşekkürlerimi sunuyorum. İnşallah en kısa zamanda bu karalama operasyonundan yüzünün akı ile çıkmasını temenni ederim. Bu da ancak birlikte olursak mümkün.

Hayatın Sesi bizim sesimiz, sesimiz kısılamaz

İşten atılan Arçelik-LG İşçileri
Gebze

Arçelik-LG direnişçi işçileri olarak Mayıs 2015 Türk Metal sendikasından istifa süreciyle başlattığımız ve 110 gün boyunca fabrika önünde sürdürdüğümüz direnişimiz de bizlere hep destek olan sesimize ses olan Hayatın Sesi’ne uygulanmak istenen sansür, baskı biz işçi ve emekçilere açıkça bir tehdittir. Siyasi iktidarın 15 yıllık yönetiminde işçiler, emekçiler ve bütün alın teri döken emek harcayan herkese hiç bir olumlu katkı sağlanmamıştır. Tam tersine sermayenin istekleri doğrultusunda çalışmalarını yapmıştır ve bu süre içerisinde haklarını aramak isteyenlere karşı da baskılarını sürdürmüşlerdir.
15 Temmuz darbe girişimi ile birlikte bu baskılar artmıştır, darbe girişimi ile birlikte ortaya çıkan OHAL’le siyasi iktidarın karşısında muhalif kim varsa sindirilmeye gerekirse yok edilmeye başlanmıştır. İşçiler ve diğer emek grupları üzerinde büyük bir baskıyla devam ediyor. Son olarak da herkesin bildiği üzere işçinin ve emekçinin sesi olan yandaş medya olmayan Hayatın Sesi televizyonuna sansür uygulanıyor. Biz de tüm işçiler, emekçiler ve emekten yana olan herkesle birlikte Hayatın Sesi’ne sahip çıkıp destek vermeliyiz.

İşçi sınıfının sesini karartamazsınız!

Kumtel İşçisi
Kayseri

Yıllardır işçinin emekçinin haksızlığa uğrayan bir sınıfın mücadelesini ekranlara taşımış büyük direnişleri anlatmış her direnen işçinin yanında olduğunu göstermiş Hayatın Sesi Televizyonu karartılmıştır. Karartılacağı zannedilmiştir. Nasıl bütün direnişlerde işçi sınıfı ile birlikte yürüdüyse işçiler de bugün Hayatın Sesi televizyonu ile birlikte yürüyecektir. İşçilerin sesini susturamazsınız buna gücünüz yetmeyecek! Kayserili işçiler gibi tüm Türkiye işçi ve emekçileri bilir ki Hayatın Sesi sabahın erken saatinde bizimle beraber işçi duraklarına gelir, fabrikanın içindeki sorunları tüm fabrikalarda tartıştırır. Akşam saatinde ise olması gerekeni, yapılacakları özetler! İşte bu yüzden, Hayatın Sesi bizim için hayatın ta kendisidir! İşte bu yüzden sizin gücünüz buna yetmeyecek!

Destek vermek boynumuzun borcudur

Erbosan İşçileri
Kayseri

Saat 21.30 gibi Hayatın Sesi’nin karartıldığını duydum. Şunu bilmiyorlar, Hayatın Sesi onların parasıyla kurulmadı. Emekten yana olan insanların dişinden tırnağından arttırdığı paralarla kuruldu. Kimsenin haddine düşmez kapatmak. Biz işçiler olarak  Hayatın Sesi’ne vefa borcumuz var. Hayatın Sesi’nin kapanması biz emekçilerin şah damarının tıkanması demektir. Hayatımıza ve Hayatın Sesi’ne sahip çıkmak ve elimizden gelen desteği vermek boynumuzun borcudur!s

Bu sesi susturmaya kimsenin gücü yetmeyecektir

Metal İşçisi
Kayseri

Akşam işten eve geldiğimde telefona baktım. Biraz sosyal medyadan takip ettiğim, Evrensel gazetesinde gördüğüm haberi paylaşmak istiyorum sizinle.
Hayatın Sesi kanalı hiçbir gerekçe olmadan yayını kesilmiş. Ben bir işçi olarak tek ve gerçek haber yapan işçilerle kurulmuş bir televizyon kanalının kapatılmasını anlamıyorum. Gerekçeniz nedir ?
Sizin bozuk düzeninizi eleştirmesi mi? İşçilerin sesini duyurabilmesi mi? Ya da bir kanalın sizden çok işçileri, işçi haberlerini YAYIMLAMASI MI sizi memnun etmedi? Soruyorum size nedir istediğiniz? Tek adam olmaksa amacınız, eğer kendinden başka bir ses duymamaksa ülkede bu çok zor Evrensel ve Hayatın Sesi oldukça! Ben bir işçiyim Hayatın Sesi kanalı benim kanalım ezilenlerin kanalı. Milyonerlerin değil milyonların kanalıdır. Hakkını arayan işçilerin sesidir ezilen kimliklerin sesidir o Hayatın Sesi’dir.. Bu sesi susturmaya kimsenin gücü yetmeyecektir. Biz işçiler Evrensel gazetesi ve Hayatın Sesi kanalında kendimizi görüyoruz kendi sorunlarımızı anlatan tek kaynak onlardır. Patronları anlatmaz Hayatın Sesi, bizi anlatır hayatı anlatır. Sömürü düzeninde ezilenleri anlatır. Geçenlerde de iktidar yandaşı olan yani tarafı olan Yeni Akit gazetesi Evrensel’i hedef gösterdi bunu da başaramayacaklar. İşçilerin ortak mücadelesi için çaba gösteren bir kanalı hele de bu kadar ölüm olurken bu kadar acı varken ülkemizde bir de böyle haberler duymak çok canımızı sıkıyor. İşçilerin birliği karşısında hiçbir engel yoktur.

Bir liranı paylaş...

Nakış İşçisi
İstanbul

Bir yardım kampanyası değil asla. Tek ağız tek taraflı basına karşı biz işçilerin sesi olabilecek bir basına ihtiyaç vardı. Ekmeğinden artıranlar, borç altına girip destek olanlar ve kapı kapı dolaşanlar.  Kim bunlar peki! Geçen de işçi, destek olan da işçi. Haliyle bununla beraber binlerce gönüllü muhabirler kendi kanalı gibi sahiplenen işçiler.  Her prog-ramda işçiler var ezilenler her direnişte bir soluk gibi yakınımızdalar bu insanlar. Taraf ise taraf arkadaş besbelli burası. Hak arayan her işçinin kürsüsü Hayatin Sesi kurutulan derenin, yok edilen ormanların sesi oldu her zaman. 2013 5 Mayıs bizler bile emin değiliz kaç kişi toplanırız ne yaparız nasıl yaparız. Yenibosna’daki ilk kez toplandığımızda kamerasıyla Hayatın Sesi bizi bekliyordu. Yanımızda demek eksik kalır, elbette biziz Hayatın Sesi. Her direnişte her grevde yeri geldi kendi haberimizi kendimiz yaptık, asla üstünde oynanmadı. Neyse talepler o söylendi ekranlarda. Bugün sesimiz tek soluğumuz kesildi, gerekçe yok uyarı yok... Nakış işçileri olarak bugün talebimiz kanımız can damarımız geri açılsın. Biliyoruz haykırışımızı kimse yayımlamayacak ve bizler sokakta haykıracağız kendi sesimiz için gerekirse. Gün dayanışma kendi sesine sahip çıkma günü ve biz nakış işçileri de bu sese kulak veriyor kanalımıza sahip çıkıyoruz. #hayatinsesikarartilamaz.

Kim işçinin haberini yapacak?

Hey Tekstil Direniş Komitesinden bir işçi
İstanbul

Hayat hayatın içinden bizim gibi  işten çıkarıldıktan sonra Hayatın Sesi’ni tanıdık. Yapa yalnız olduğumuzu düşünürken ve hiç bir tv bizden söz etmezken işte tam da böyleyken sürekli bizim yanımızda olan Hayat direnişimizin sesi, evimizin Hayat TV’si oldu. Ya hayat olmasa kim işçiden, direnişten haberler yapacak. Hayat susturulamaz.

Biz haklarımızı ararken yanımızda sadece Hayatın Sesi vardı

-Hayatın Sesi, işçinin sesi, emekçinin sesi, tüm ezilenlerin sesi Hayat TV susturulmaz. İşçinin emekçinin barışın yanında hep Hayatın Sesi vardı, şimdi sıra bizde. ihsan Demirkıran/Nakış İşçisi
-Hayatın Sesi kanalını nasıl kapatırlar anlamıyorum bu kanal emekçinin kanalı. Biz haklarımızı ararken yanımızda sadece Hayatın Sesi vardı. Bu kanal sevgi, kardeşlik ve barışın kanalı. Şimdi biz de yanında duracağız, HAYATIN SESİ susturulamaz .
Burhan Başak/Nakış İşçisi
-Ne zaman duygularımızı hayatımızı anlatacağımız sırtımızı dayandığımız bir güven kapısı olsa ve bizi kendimize getiren insanlar olsa neden bu insanların yolu daha yolun başındayken kesilir.
Ebru Nakış İşçisi
-Hayatın Sesi irademdir dokunma. İşçinin tek kanalıdır, sabrımızı sınamayın. Hiçbir şeyim yok. Yeter, yeter  yeter... Hayat TV benin güneşim, güneşimi  karartma Güneşli’den Nakış İşçisi
-Hayatın Sesi bizim yanımızda bulunan tek kanal. Bizim mücadelemizde yanımızdan bulunan Hayatın Sesi aynı zamanda bize doğruyu söyleyen, bizi aydınlatan, nakış işçisinin mücadelesinde yanımızda olan tek kanaldır.  Gün dayanışma günüdür.  Hayatın sesi televizyonunun yanındayız. Nakış İşçisi
-Ben bir nakış işçisiyim. Biz haklarımızın hiçbirini almazken bütün haklarımızın yenildiği bu zaman içerisinde yanımızda olup bize destek çıkan tek bir kanal vardı, her türlü koşulda, en kötü zamanda bize destek çıkan Hayatın Sesi vardı. Şimdi karartıldığını öğrendim ve yıllar boyu haklarımız ne kadar yenildiyse şimdide bunu kapatarak bir o kadar hakkımız yeniliyor. Ebru Nakış İşçisi

ÖNCEKİ HABER

'OHAL kaldırılsın demokrasinin önü açılsın'

SONRAKİ HABER

İzmir Emek Gençliğinden Menemen Belediye Başkanı’na ziyaret

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa