30 Eylül 2016 04:30

İşçi mücadelesinde Amerikan Emek Bayramı

ABD’de her eylülün ayının ilk pazartesi günü Emek Bayramı olarak kutlanıyor. Bu yıl Emek Bayramı New York’ta yürüyüş ile kutlandı.

Paylaş

Ekim KILIÇ
New York

ABD’de her eylülün ayının ilk pazartesi günü Emek Bayramı olarak kutlanıyor. Bu yıl Emek Bayramı New York’ta yürüyüş ile kutlandı. AFL-CIO, Uluslararası Taşıma İşçileri Kardeşliği gibi konfederasyonlar başta olmak üzere birçok sendika geçit töreninde yerlerini aldılar. Kamu ve özel sektörde çalışan birçok işçi ve emekçi alanlardaydı. Geçit töreni New York’un Manhattan bölgesinde gerçekleşti. New York’ta gördüğüm yürüyüş Türkiye’den 1 Mayıs alanlarından oldukça farklı geçti. Kortejlerin arası olabildiğince açıktı, ve tören gayet resmi bir devlet töreni edasıyla kutlandı. Her işçi, emekçi ve sendika kortejinin önünde liselerin okul bandoları bulunuyordu. Çalınan ezgiler ağır bir popüler kültürün etkisi olduğunu hissettiriyordu. Yürüyüşte Amerikan emekçi halk şarkılarının izine ratlanmadı.

SENDİKALARDAN DEMOKRATLARA DESTEK

Öte yandan en çok dikkatimi çeken ise birçok emekçinin elinde bulunan Demok-rat Parti Başkanlık Adayı Hillary Clinton’ı desteklediğini belirten pankartlardı. Amerikan sendikalarının, demokratların lehine olan sıkı bir desteği alanda da hissediliyordu. Bunun yanı sıra Amerikan hükümetinin mevcut vergi politikasını eleştiren ve emekçilerin birlikte güçlü olduğunu yansıtan küçük pankartlarda yürüyüşte boy gösteriyordu. Beyaz, siyah, hispanik gibi çeşitli kesimlerden gelen emekçilerin olmasına rağmen şaşaalı Amerikan bayraklarının kortej önlerinde bazen çokça bazen sembolik bulunması Amerikan emek bayramının emekçilerin ulusun bir parçası olduğu vurgusunu taşıyordu. Emek bayramının bu hali ‘Üreten biz, yöneten de biz olacağız’ mantığıyla uzaktan yakından olmayan, Amerikan işçi ve emekçilerini işlevselci bir algıyla sunmaktan öteye gitmiyordu. Ancak buna rağmen farklı farklı kesimlerden Amerikan emekçilerinin coşkusu sloganlarıyla alana yansıyordu.

EMEK BAYRAMI İLE 1 MAYIS’IN İLİŞKİSİ NEDİR?

“Emek günü, eylül ayının ilk pazartesi kutlanan, emek hareketinin yarattığı ve Amerikan işçileri sosyal ve ekonomik kazanımlarına adanmış gündür. İşçilerin ülkemizin gücü, ikbali ve refahı için yapmış olduğu katkılara yıllık ulusal minnettarlığı ifade eder.’’
Yukarıdaki tanım ABD çalışma bakanlığının sitesinde emek bayramının tanımına ilişkin bölümde yer almaktadır. Tanım itibariyle ilk elden işçileri ve onların yarattıklarını olumluyor gözükse de, emek bayramının çıkışı yönetici sınıfların sahip olduğu korkulara dayanıyor. ABD’nin ilk Emek Bayramı 5 Eylül 1882’de New York’lu duvar ustalarının, matbaacılarının, demir yolu ve sigara işçilerinin sokaklara çıkmasıyla başladı. Ulusal bir bayram olmaktan öte, işçi sınıfının taleplerini dile getirdiği birgün olarak ortaya çıktı.
Amerikan Emek Bayramı’nın ortaya çıkmasını sağlayan öneriyi kimin yaptığı üzerine hâlâ tartışmalar sürüyor. Bir kısım Marangozlar ve Doğramacılar Kardeşliği Genel Sekreteri ve Amerikan Emek Federasyonunun (AFL) kurucularından Peter McGuire’nin önerinin sahibi olduğunu iddia ediyor. Diğer bir kısım ise makinist ve Uluslararası Makinistler Sendikası üyesi Matthew Maguire’nin öneriyi yaptığını söylüyor. Ancak bahsedilen iki isim de dönemin Sosyalist Emek Partisi’nin üyeleridir. Bu tartışma bir yana ilk Emek Bayramı, ABD’de 1877 grevlerinden 1886 Haymarket ayaklanmasına uzanan sürecin bütün ağırlığını taşımaktadır. Açıkçası ulusal bayram ilan edilmesini de dönemin mücadelesinin getirisidir. Kutlanan ilk Emek Bayramı’nda New York’lu işçi ve emekçiler ‘Emek bütün değerleri yaratır.’,  ‘8 saat çalışma, 8 saat dinlenme, 8 saat boş zaman’ gibi pankartlarla işçi sınıfına özgü talepleri ve sloganları dile getirdiler.

1887’DE RESMİ TATİL İLAN EDİLDİ

Ancak 1886’ya doğru olan süreçte Chicago Pullman demir yolu işçileri grevinin ülke çapında yayılması ve ardından şiddetle bastırılması Amerika’lı yönetici sınıflarda 1877 korkusunu tekrar yaşatmıştır. Akabinde 1886’da Haymarket meydanını ‘8 saatlik çalışma’ talebiyle dolduran işçilerin eylemi tekrar şiddetle bastırıldı. 1 Mayıs’ın ortaya çıkmasına neden olan Haymarket olaylarının devrimci karakteri gören eyalet hükümetleri 1887’de Oregon’dan başlayarak 5 Eylül’ü Emek Bayramı olarak resmi tatil ilan etti. Dönemin Grover Cleveland başkanlığındaki Amerikan hükümeti 1894’de ülke çapında tanıyan yasalar çıkartarak resmileştirdi.
Böylece Amerikan işçi sınıfının uluslararası dostlarıyla hem buluşmasını engellemiş olacaklar, hem de 1 Mayıs’ın ortaya çıktığı ortamdan Amerikan işçi sınıfının etkilenmemesini sağlayacaklardı. Tabii dönemin Amerikan Emek Federasyonunun liderliğinin tavrı çok farklı değildi. AFL Lideri Samul Gompers Amerikan Emek Bayramı’nın 1 Mayıs yerine daha çok öne çıkartılması gerektiğini savundu.

5 Eylül’de kutladıkları Emek Bayramı’snda özellikle konuşmacıları, kızıl bayrakları, enternasyonal sloganları başta olmak üzere işçi sınıfına ait olan birçok ifade tarzını Gompers önderliğindeki AFL yasakladı.

Bugün birçok Amerikalı emek bayramını barbekü partileri, festivaller ve ucuzluk günü olarak görüyor.

‘AMERİKA’YA HOŞ GELDİN!’

En basit haliyle her haber değeri içeren olayda görüş almak önemlidir. Dolayısıyla yürüyüşe katılan emekçilerden görüş almak gibi bir amacım olmasına rağmen başıma gelen bir olay neticesinde bunu yapamadım. Kortejlerin fotoğraflarını çekerken yürüyüş görevlilerine rastladım. Görevlilerden birine üye olduğum NWU (Ulusal Yazarlar Sendikası) kortejinin nerede olduğunu, onlara alanda rastlamadığımı sordum. Kendisi cevaben onların çoktandır yürüyüşlerini bitirip ayrıldıklarını ifade etti. Benim niye polis bariyerleri içerisinde bulunduğumu sorunca gazeteci olduğumu söyledim. Ancak basın kartlarımı isteyince hâlâ elime geçmediğini belirttim. Çok önemsemediğini düşünürken beni polise şikayet ettiğini fark ettim. Neyseki New York polis departmanının olayı anlamaya çalışan polislerine rastladım. En sonunda kimlik bilgilerimi, adresimi ve telefonumu alıp beni serbest bıraktılar. Tabii bu vakit süresince ortada ne soru soracak insan ne de ortam kaldı. Ancak olay bununla da bitmeyip akşam polis istihbarattan evime 2 kişinin gelmesiyle devam etti. Şanslıydım ki polise kapıyı ev arkadaşım açtı. Ev arkadaşım avukattı. Polisin içeri girmesinde bir sakınca görmedi. Polis hiç bina fotoğrafı çekip çekmediğimi sordu. Ben de arkadaşımın müdahalesiyle yasal haklarımın farkında olarak bu isteklerini reddettim. Malumunuz Emek Bayramı geçit töreni 11 Eylül saldırlarının yıl dönümünün sadece 1 gün öncesiydi. Özetle 2001’de ve hemen sonrasındaki gibi olmasa da ağır bir paranoya toplumun dört bir köşesine sinmiş bir halde kendini gösteriyordu. Bir de Amerikan abartmacılığı ise cabasıydı. Polisler gittikten sonra arkadaşımın ‘Amerika’ya hoş geldin!’ demesi olayın bağlamını özetliyordu.

SENDİKA MUHTEŞEM BİR ŞEY!

Olayın ertesi sabahı NWU Başkanı Larry Goldbetter’ı arayarak durumu açıkladım. Basın kartlarını hemen ulaştıracaklarını, ayrıca olayı araştıracaklarını söyledi. Durumu New York Merkez Emek Konseyine bildirdiler. Bu olayda sendikanın tavrı bana güvende hissettirdi. Çünkü yalnız değildim. Ama işçi sınıfının ve emekçilerin enternasyonel varlığı bugün benim bu meseleyle baş başa kalmamı engelledi. İşte tam da bu yüzden dünyanın neresinde olursan ol, sendikalı ol.

ÖNCEKİ HABER

Lugansk’ta ön yerel seçimler nasıl organize ediliyor?

SONRAKİ HABER

AEL Kömür İşletmesinde elektrik akımına kapılan işçi hayatını kaybetti

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa