BUGÜN DÜNYA KALP GÜNÜ : Kalbi korumanın 6 yolu

BUGÜN DÜNYA KALP GÜNÜ : Kalbi korumanın 6 yolu

Kalp hastalıklarına dikkati çekmek amacıyla Dünya Kalp Federasyonu ve Dünya Sağlık Örgütü işbirliğiyle 29 Eylül Dünya Kalp Günü olarak kabul ediliyor

Tüm dünyada yaşamı tehdit eden sağlık sorunları arasında ilk sırada yer alan kalp hastalıkları, anne karnından başlayarak yer yaş grubunda görülüyor. Yeni doğan her bin bebeğin yaklaşık 8’i doğuştan kalp hastalığı ile dünyaya geliyor. Erişkin dönemde ise geçmişte ileri yaş hastalığı olarak kabul edilen kalp hastalıkları; yaşam kalitesini olumsuz etkileyen koşul, beslenme, egzersizden uzak hareketsiz yaşam ve yoğun strese bağlı olarak gençlerde de sıklıkla ortaya çıkabiliyor. Yaşamın her evresinde sağlıklı bir kalbe sahip olmak için ise koruyucu önlemler almak büyük önem taşıyor.
Kalp ve Damar Cerrahisi Bölüm Başkanı Prof. Dr. Azmi Özler 29 Eylül Dünya Kalp Günü öncesinde kalp sağlığını korumak için dikkat edilmesi gerekenler hakkında bilgi verdi.

RİSK FAKTÖRLERİNDEN KORUNUN

Kalp damar hastalıkları açısından genetik geçiş önemli bir nedendir. Ancak bu faktör tek başına kalp hastalığına neden olmaz. Genetik geçişi kötü olmasına rağmen doğru beslenen, egzersiz yapan ve sigara kullanmayan kişilerde kalp hastalığı görülmeyebilir. Tam tersi, genetik geçişi iyi olan kişiler de düzensiz ve sağlıksız beslenir, hareketsiz yaşamı benimser ve sigara içerse kalp damar hastalığına yakalanma riski artar. Kalp damar hastalıklarından korunmak büyük oranda kişinin elindedir.

ÇOCUKLARI ENFEKSİYONLARDAN KORUYUN

Çocukluk çağında kalp hastalıklarına karşı önlem almak için ebeveynler öncelikle çocuklarını enfeksiyonlardan korumalıdır. Bu dönemde kalp için tehlike yaratabilecek en önemli problem akut eklem romatizması denilen mikrobik bir hastalıktır. Bu mikrop boğazda anjin şeklinde başlar ve daha sonra eklemlere ulaşır ve asıl büyük hasarı kalpte yapar. Erken tanı konulmamış ve tedavisi uygun bir şekilde yapılmamış enfeksiyonlar; kalp zarı iltihabi, kalp adalesi iltihabı ve özellikle kalp kapak hastalıklarına neden olabilir.

KAN ŞEKERİ VE TANSİYONUNUZU
KONTROL ALTINDA TUTUN


Halk arasında şeker olarak bilinen diyabet ile tansiyon ikilisi, kalp damar hastalıkları oluşumunu tetikleyen önemli etkenlerdir. Yapılan çalışmalar diyabet hastalığının çoğunlukla çocukluk ve gençlik yıllarında ortaya çıktığını gösteriyor. Aşırı kilo, kötü beslenme, insülin direnci gibi durumlar kalp damarlarını, diyabet hastalığı daha klinik olarak ortaya çıkmadan etkilemektedir. Kalp damar hastalıklarının oluşumunu tetikleyen diğer bir hastalık da tansiyon yüksekliğidir. Tansiyonun kontrol altında tutulması kalp damarlarının korunması bakımından önemlidir.

KALBİN TOLERE EDEBİLECEĞİ ŞEKİLDE
İDEAL KİLONUZU KORUYUN

Kilonun, vücudun tolere edebileceği bir oranın üzerine çıkması başta kalp ve damarlar olmak üzere tüm organları zorlanmaya başlar. Fazla kilo, sağlık için her zaman bir dezavantajdır. İdeal kilonun belirlenmesi ve bu kilonun korunması bu nedenle çok önemlidir. Kilo kontrolünde uygulanabilecek en basit yöntem, tüketilen yiyecekleri yarıya indirmek ve hareketi iki katına çıkarmaktır. İdeal kilonun korunması için daha küçük yaşlardan doğru bir bilinç yaratmak gerekir. Çocuklara küçük yaşlardan itibaren mümkünse aile içinde ve okul ortamında, doğru beslenme ve egzersiz konularında dersler verilmesi ileride kalp damar hastalıklarından korunmada etkili olacaktır.

SİGARA KORUYUCU HORMONLARI YOK EDİYOR

Sigara, kalp damar hastalıklarının artmasında önemli bir etkendir. Sigara kullanımı özellikle kadınlarda koruyucu hormonları yok ettiği için menopoza kadar şanslı olan kadınların sigara tüketmesi bu şansını ortadan kaldırabiliyor. Çoğunlukla ergenlik döneminde merak ve özenti ile başlanan sigara, kalp damar sağlığını tehdit etmektedir.

KALP DOSTU ÖNERİLER

Fast food yiyeceklerden uzak durun
Karbonhidratı fazla tüketmeyin
Kalp dostu bir kahvaltı ile güne başlayın
Kolesterol dengenizi koruyun
Şeker ve tuzdan uzak durun
Tansiyon ve şeker probleminiz varsa mutlaka tedavi olun
Her gün yarım saat yürüyüş yapın
Düzenli uyku uyumaya çalışın
Stresle baş etmeyi öğrenin
Elektromanyetik alanlardan uzak durun. (HABER MERKEZİ)

www.evrensel.net