‘Eğitimi tamamen kontrolleri  altına almak istiyorlar’

‘Eğitimi tamamen kontrolleri altına almak istiyorlar’

Milli Eğitim Bakanlığı Talim ve Terbiye Kurulu Başkanlığı ve üyeliği için öğretmen ya da okul yöneticisi olma şartı kaldırıldı.

Karar dün resmi gazetede yayımlanarak yürürlüğe girdi. Buna göre Talim ve Terbiye Kurulu Başkanlığına ya da üyeliklere atanabilmek için aranan “En az on yıl süreyle öğretmenlik veya okul yöneticiliği yapmış olma” koşulu kaldırıldı.

Kurul Başkanı ve üyeleri eğitim sisteminin tüm kademelerini temsil edecek nitelikte, en az dört yıllık eğitim veren yükseköğretim kurumlarından mezun olmuş, eğitim alanında yaptığı çalışma ve yayınlarla temayüz etmiş; eğitim ile ilgili alanlardaki öğretim üyeleri ve kamu görevlileri arasından seçilecek. Atamalarda Devlet Memurları Kanununda aranan bazı koşullar da aranacak. 

Talim Terbiye Kurulunun yapısına ilişkin bu değişikliği Eğitim Sen MYK Üyesi Elif Çuhadar ile konuştuk. Kurulun başkan ve üyeliklerine seçilen öğretmen ve yöneticilerin de Talim Terbiye Kurulu tarafından belirlendiğini ifade eden Çuhadar, “Ancak öğretim programlarının içerisinde olan eğitimcilerin öyle ya da böyle belli bir yaklaşımları var. Bu değişiklik artık buna bile tahammüllerinin olmadığını gösteriyor” dedi. 

CİNSİYETÇİ, IRKÇI VE MİLİTARİST BİR YAKLAŞIMI VAR

Kararı gazetemize değerlendiren Eğitim Sen MYK Üyesi Elif Çuhadar, bugüne kadar  alınacak öğretmen ve okul yöneticilerinin de Talim Terbiye Kurulu tarafından belirlendiğine vurgu yaparak, “Talim Terbiye Kurulunun bugüne kadar yaptığı bütün işler yani ders kitapları yazımından, öğretim programını içeriğini belirlemeye kadar tekçi bir zihniyetin, ezberci eğitimi yerleştirme çabalarının ürünüydü. Cinsiyetçi, ırkçı ve militarist bir yaklaşım Talim Terbiye’nin çalışmalarının bütününü oluşturuyor. İçerik, çalışmalarındaki yaklaşımlar değişmediği sürece bu değişiklik ne bir iyileştirme ne de kötü gidişin belirleyici noktası olamaz” dedi. 
Ancak nihayetinde öğretim programlarının içerisinde olan eğitimcilerin öyle ya da böyle bir yaklaşımlarının olduğuna da dikkat çeken Çuhadar, “Bu değişiklik artık buna bile tahammüllerinin olmadığını gösteriyor. Eğitim bilimine yönelik eğitim almış insanlara en tahammüllerinin kalmadığını gösteriyor. Eğitimi tamamen kendilerinin kontrolünde olmasını istiyorlar.

Talim Terbiyenin daha önce yaptığı çalışmalar toplumsal gelişmeye, demokratik ilkelere uygun değildi. Bugün daha da pervasızlaştığını göstermektedir” dedi.  

Talim ve Terbiye Kurulunun daha bilimsel ve daha özerk akademik başarı ve öğrenci merkezli çalışmaları önüne koymadığı sürece daima iktidarın yedeğinde kalacak çalışmalar planlayacağını söyleyen Çuhadar, “Aslolan önce öğretim programlarının öğretmen yetiştirme ve atamanın tarafsız, bilimsel ve demokratik içerikte olmasıdır. Yapılacak değişikliklerle ilgili olarak da örgütlü güçler ve sendikalardan görüş alınmalıdır” dedi. 

TALİM TERBİYE KURULUNUN GÖREVLERİ

Talim Terbiye Kurulu’nun tanımlanan görevleri şöyle:  “Eğitim sistemini, eğitim ve öğretim plan ve programlarını, ders kitaplarını hazırlatmak, hazırlananları incelemek veya inceletmek, araştırmak, geliştirmek ve uygulama kararlarını Bakan onayına sunmak; Bakanlık birimlerince hazırlanan eğitim ve öğretim programları, ders kitapları, yardımcı kitaplar ile öğretmen kılavuz kitaplarını incelemek, inceletmek ve nihaî şeklini vererek Bakanın onayına sunmak; Yurtdışı eğitim ve öğretim kurumlarından alınmış, ilköğretim ve ortaöğretim diploma ve öğrenim belgelerinin derece ve denkliklerine ilişkin ilke kararlarını Bakanın onayına sunmak; Eğitim ve öğretimle ilgili konularda Bakanlığın diğer birimleri tarafından oluşturulacak politika ve stratejilerin belirlenmesinde işbirliği yapmak; Millî Eğitim Şûrasının sekreterya hizmetlerini yürütmek.”  (İstanbul/EVRENSEL)

www.evrensel.net