28 Eylül 2016 18:12

Ceylan’ın gözleri 7 yıldır üzerimizde

12 yaşındaki Ceylan Önkol’un ölümü üzerinden 7 yıl geçti. Aradan geçen 7 yıllık sürede ortada ne bir dava ne de fail var.

Paylaş

Diyarbakır’ın Lice ilçesinde 28 Eylül 2009’da hayvanlarını otlattığı sırada Yayla Karakolundan atılan patlayıcı ile katledilen 12 yaşındaki Ceylan Önkol’un ölümü üzerinden 7 yıl geçti. Aradan geçen 7 yıllık sürede ortada ne bir dava ne de fail var.

Lice Adliyesinin tozlu raflarında çürümeye terk edilen Ceylan’ın soruşturma dosyası adaletin geleceği günü bekliyor. İHD Diyarbakır Şube Hukuk Komisyonu ve Önkol Ailesi Avukatı Rehşan Bataray, davayı ve geldiği aşamayı değerlendirdi. Devlet güçlerinin şüpheli konumunda olduğu diğer dosyalarda olduğu gibi Önkol dosyasında da çok etkili ve tarafsız bir soruşturma yürütülmediğini ifade eden Bataray, “Cezasızlık politikası çok istisnasız ve çok istikrarlı bir şekilde uygulanıyor. Bu durum çocuk ölümlerinde de böyle. Ceylan Önkol dosyasında olduğu gibi çocuk ölümleri dosyaları sürüncemede bırakılarak ya da takipsizlik kararı verilerek üzeri kapatılıyor” dedi.

‘DOSYAYI ŞÜPHELİ ASKERLER YÜRÜTTÜ’

Soruşturmanın hızlı ve etkili yürütülmesi konusunda savcının üstüne düşen sorumlulukları yerine getirmediğine dikkat çeken Bataray, “Soruşturma dosyasındaki gizlilik kararı kalktıktan sonra biz gördük ki dosyanın soruşturmasını savcı değil, olayın şüphelisi olan askerler yürütüyor. Soruşturmalar failleri bulmaya yönelik yürütülür. Ancak bu dosyada, incelemeyi olayın şüphelileri olan askerlere yaptı. Dosyadaki bütün evraklar şüpheli olan kişiler tarafından düzenlenmiş” diye belirtti.

‘HUKUK MÜCADELEMİZİ SÜRDÜRECEĞİZ’

Ceylan’ın ölümüne neden olan bomba atışının karakol tarafından geldiği yönünde birçok tanık beyanı ve delil mevcut olmasına rağmen şimdiye kadar şüpheli sıfatıyla hiç kimsenin ifadesinin alınmadığına dikkat çeken Bataray, “Somut deliller üzerinden soruşturmanın hızlı ve etkili bir şekilde yürütülmesi için yaptığımız başvurular sonuçsuz kaldı. Adli tıp uzmanlarının, Ceylan’ın ne şekilde yaşamını yitirdiğine ve şüphelilere dair hazırladığı bilimsel raporu savcılığa sunmamıza rağmen dikkate alınmadı. Hatta dosyadaki raporlarla, ailenin geçmişi, siyasi görüşü ve aileden birilerinin örgüte katılmış olması gerekçe göstererek bir şekilde Ceylan’ın ölümünden de aileyi sorumlu tutacak belgeler düzenlendi. Bu belgeleri düzenleyen kişiler hakkında suç duyurusunda bulunmuştuk ama takipsizlik kararı verildi. Bunun üzerine sürüncemede bırakılan soruşturma dosyasını AİHM’ye taşıdık. En kısa sürede AİHM’den önemli bir ihlal kararı vermesini bekliyoruz. Ancak AİHM’nin hiçbir ihlal kararından sonra Türkiye’deki savcılar yeniden soruşturma başlatmıyor. Devlet ‘Ben paramı veririm ama aynı şekilde suçları işlemeye ve suçluları korumaya devam ederim’ mantığı ile yaklaşıyor. Adalet yerini buluncaya kadar hukuk mücadelemizi sürdüreceğiz” dedi. (Diyarbakır/DİHA)

ÖNCEKİ HABER

Fatura Naksan işçisine kesiliyor

SONRAKİ HABER

10 Ekim Ankara Katliamı davası kitabı "Duymak Zorundasınız" Eskişehir'de tanıtıldı

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa