28 Eylül 2016 04:59

Çözüm yönünde umutlarımız arttı

Hasan Akbaş, HDP Milletvekili İmam Taşçıer ile Selahattin Demirtaş ve beraberindeki heyetin Federal Kürdistan’da yaptığı görüşmeleri konuştu.

Paylaş

Hasan AKBAŞ
Diyarbakır

HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş ve beraberindeki heyetin Federal Kürdistan’da yaptığı görüşmelerin detaylarını ve görüşmeler neticesinde atılacak adımları, siyasete yansımalarını heyette yer alan HDP Milletvekili İmam Taşçıer, Evrensel’e değerlendirdi. Taşçıer, Kürtlerin birliği ve Kürt sorununun çözümü konusunda olumlu görüşmeler yaptıklarını söyledi.

HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş ve milletvekili ve parti yöneticilerinden oluşan bir heyet Federal Kürdistan’da çok sayıda parti ve siyasi çevre ile bir araya gelmişti. Heyetin dört günlük ziyareti içerisinde Federal Kürdistan Bölgesi Başkanı Mesut Barzani ve Irak eski Cumhurbaşkanı Talabani ile de görüşmeler yapılmıştı. Uzun süredir ilk defa böylesi bir ziyaretin gerçekleştirilmesi kamuoyunda olumlu beklentilere neden olurken, Cumhurbaşkanı Erdoğan da HDP’yi kastederek, “Kendilerince, dışlanmışlıklarını azaltma gayretleri var” şeklinde değerlendirdi. Görüşme sonrası Türkiye’ye dönen ve heyette yer alan HDP Diyarbakır Milletvekili İmam Taşçıer’ler yapılan görüşmeyi ve ortaya konan tartışmaların önümüzdeki dönemlerde yansımalarının ne olacağını konuştuk.

‘DÖRT PARÇANIN ORTAK SORUNUDUR’

“Uzun bir süredir avukatları ve ailesiyle görüştürülmeyen PKK Lideri Abdullah Öcalan’la görüşme ortamının sağlanması, KDP Lideri Barzani’nin Türkiye’ye gelişi ve son olarak HDP’nin Güney’e yaptığı ziyaretlerle yeni bir süreç mi başlıyor” sorumuza Taşçıer, “Kürt sorunu var olduğu sürece Türkiye’ye demokrasi gelmesi zor. Biz en asgari demokratik bir ortamın oluşabilmesi, sorunun tartışılabilmesi, Kürtler arasında diyalogun gelişebilmesi, olumlu bir üslup kullanılması temennisiyle HDP olarak siyaset yapıyoruz. Bir süredir Sayın Öcalan’la görüşülmemesi bir kaygı uyandırdı. Ve ailesi ile görüşme sağlanması olumlu oldu. Barzani’nin de Türkiye’ye gelmesi hepsini üst üste koyduğumuzda Kürtlerle diyalogun oluşabilmesi bakımından önemliydi. Kürt sorunu tüm Kürtlerin ve dört parçanın ortak sorunudur. Hangi parçada sıkıntı varsa bu diğer parçaları da muhakkak etkiliyor. Kürt sorununun demokratik bir ortamda tartışılabilmesi, önce oluşan Oslo görüşmelerinden tutun da İmralı görüşmelerine varan ki o sürecin tekrar hayata geçirilmesi ama bu sefer sorunu çözme konusunda olması için biz HDP olarak adımlar atmış olduk. Daha önce KCK’de bununla ilgili açıklama yapmıştı. KCK’de ‘bir görüşme olursa biz hazırız’ demişti. Bunların hepsinin ışığında  Kürdistan’ın bir parçasından başladık” diye yanıt verdi.

‘DİYALOG KURULMAK ZORUNDA’

Yapılan ziyareti Kürt sorununun çözümü, Kürtlerin birliği konusundaki sıkıntıların çözümü konusunda bir sürecin ilk adımı olarak değerlendiren Taşçıer, “Görüşmelerimizi oradaki bütün parti ve şahsiyetlerle gerçekleştirdik. Bu görüşmeler çok olumlu gelişti. En azından bir diyalog kapısı açıldı, hem biz Türkiye’nin kuzey parçasında yaşananları izah ettik, hem orada yaşananları onlar izah ettiler. Bu görüşmelerde demokratik bir ortamın sağlanması, tekrar çözüm sürecine dönülmesi hepimizin temennisidir. Kürt sorununun yeniden çözülmesi ya da yeniden tartışılması, Ortadoğu’daki sorunların tartışılabilmesi için diyaloglara ihtiyaç var. Biz isteriz ki bizim bu girişimimiz bunlara bir vesile olsun. O anlamda da bu görüşme sürecine değer biçiyoruz.Ve görüşmelerdeki pozitiflik bütün taraflarda hakimdi. Ayrıca görüşlerimizi bir metinle de kendilerine sunduk. Bu metinde yazılanları da her iki tarafın basın yoluyla dillendirilmesi konusunda taleplerde bulunduk” diye aktardı.

‘SORUNLARIN ÇÖZÜMÜ İÇİN BİR ADIM ATILDI’

Rojava konusunda KDP ve PYD arasında yaşanan sorunlarla ilgili sorumuza ilişkin değerlendirme yapan Taşçıer şunları kaydetti, “Tabi Rojava’daki her türlü gelişme bütün Kürtleri etkiliyor. Bunu da dile getirdik. Biz Rojava’da Kürtlerin söz hakkının olduğunu, kendi kendini yönetme hakkı olduğunu, savaşarak kendi topraklarını korudukları konusunda da görüşlerimizi ilettik. Fakat tabi bu ilk görüşmeydi. Bundan hemen bir sonuç çıkarmak zor. Bu bir adımdı. Kürt Ulusal Kongresi ile ilgili tartışmaların başlatılabilmesi bu tür adımların atılması gibi bu da bir adımdı. İleri ki süreçlerde bunun sonuçlarını görebiliriz diye umuyorum. Bizim oraya gitmekteki amacımız tüm bu konularla ilgili süreçlerin önünü açmaktı. Ve Kerkük Valisinden tutun da parlamento başkanlarına kadar kimler varsa bu sorunları ele alıp tartıştık. İlişkiler açısından daha iyi bir sürecin yaşanması için bu da bir adımdı. Daha iyi olduğu süreçler için çabalarımız devam edecek. Karşılıklı diyaloglar samimiydi”.

ERDOĞAN’A YANIT: ÇÖZÜM ÇABAMIZ SÜRECEK

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın ziyaretlerine ilişkin yorumunu da değerlendiren Taşçıer,  “Biz her zaman Kürt sorununun Türkiye’deki demokrasi sorununun barışçıl yoldan, kan dökülmeden, insanlar ölmeden çözülmesini istemişizdir. Her zaman da çözümden yana olduğumuzu dile getiriyoruz. Kan dökmek isteyen, cezaevlerini insanlarla doldurmak isteyen insanların ‘bunlar sıkıştılar’, ‘şuna başvuruyorlar’ gibi ifadelerine alıştık. Sıkışıklığımız filan yok. Biz bugün en güçlü olduğumuz, mücadelenin en yüksek olduğu dönemdeyiz. Bu sıkışıklık değil, sorunun çözülmesi konusunda atılan adımlarımızın bir devamıdır. Savaşın olmadığı dönemlerde de bu adımlar atılıyordu. Kürt hareketinin, HDP’nin, Türkiye demokrasi güçlerinin güçlü olduğu dönemdeyiz ve bu güçlülüğü pekiştirmek için çabalıyoruz. Burada biz bu adımları attığımız için asıl onlar sıkışmışlardır. Bizim çözüm çabalarımız sürmeye devam edecek” diye konuştu.

‘ULUSAL KONFERANSTA HEMFİKİRİZ’

Yaşanan ziyaretlerin ardından yapılan olumlu açıklamalar sonrasında kamuoyunda beklentiye dönüşen Kürt Ulusal Kongresi-Konferanslarının yapılıp yapılmayacağına ilişkin soruya ise Taşçıer, şu yanıtları verdi, “Daha önce 2013’te bir konferans olmuştu ben de orada hazırlık komitesindeydim. Bu havayı gördüm ve bugün de ihtiyaçtır. Bu konu da konuşuldu orada, herkes yapılması konusunda hemfikir. Ancak, ağır şartların yaşandığı bir dönem var, bir taraftan IŞİD’in saldırıları, Ortadoğu’daki savaşın sıcak olması, Türkiye’de OHAL başta olmak üzere baskı ve şiddet ortamının olması gibi durumlar bunu zorlaştırıyor. Ama tabi herkesin bu konuda bir beklentisi var. Olumsuz görüş bildiren kimse olmadı. Uygun ortam olduğunda bunun olabileceğini gördük. Bu görüşmenin tüm bahsettiğiniz tartışmalar açısından da bir umut olduğunu ve gitmemizle bu umudun daha büyüdüğünü görmüş olduk.”

ÖNCEKİ HABER

Ekmek kredi notunda saklı değil!

SONRAKİ HABER

Burdur'da çocuğa cinsel istismar iddiası üzerine 4 kişi tutuklandı

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa