27 Eylül 2016 04:30

DİSK-AR'ın BES raporu: Çifte emekliliğin dayanağı yok

DİSK-AR Ağustos 2016’da kabul edilen ve Ocak 2017’de yürürlüğe girecek olan Zorunlu Bireysel Emeklilik Sistemini değerlendiren bir rapor hazırladı.

Paylaş

DİSK-AR Ağustos 2016’da kabul edilen ve Ocak 2017’de yürürlüğe girecek olan Zorunlu Bireysel Emeklilik Sistemini (BES) değerlendiren bir rapor hazırladı. Anayasaya aykırı olan zorunlu BES’in emeklilik ve sigorta sistemi değil özelleştirme olduğuna dikkat çekilen raporda, devlet katkısının ise yoksuldan alıp zengine verme mekanizmasına dönüştüğü ifade edildi. BES’e katılımı artırmak için söylenen çifte emeklilik vaadinin dayanağıın olmadığına dikkat çekilen raporda, işçi ve emekçilere “Çalışanlar zorunlu/otomatik BES’ten iki ay içinde caymalıdır. Aksi halde daha fazla hak kaybı yaşanabilir” uyarısı yapıldı.

İŞVEREN KATKISI YOK

45 yaş altı işçiler ve kamu görevlilerinden 1 Ocak 2017’den itibaren sosyal güvenlik primine esas brüt kazançlarının yüzde üçü oranında kesinti yapılacağı hatırlatılan raporda, “Zorunlu BES’te işveren katkı payı yoktur. Oysa sosyal sigorta sisteminin olmazsa olmaz koşullarından biri işveren katkısıdır. BES’te devlet katkısı yoksuldan alıp zengine verme mekanizmasına dönüşmüştür. Geliri asgari ücrete eşit ve daha düşük olanların BES fonları içindeki payı sadece yüzde 0.2’dir” dendi.

Zorunlu BES’in yasalaşmasıyla sosyal güvenliğin özelleştirilmesi ve piyasaya terk edilmesi yönünde bir adım daha atıldığı ifade edilen raporda, şu ifadelere yer verildi: “BES ne SGK tarafından sağlanan emeklilik hakkına benzer bir hakkı ne de Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) tarafından sağlanan sağlık ve diğer sosyal güvenlik hizmetlerini sunmaktadır. BES bir emeklilik programı değil uzun vadeli bir bireysel tasarruf sistemidir.”

GELİR YETERSİZ

“Zorla tasarruf olmaz” denilen ve zorunlu BES uygulamasının zorla tasarruf denemelerinin ilki olmadığı vurgulanan raporda, “Önceki yıllarda da bir çok başarısız zorunlu tasarruf uygulaması gündeme geldi. Zorunlu BES uygulaması Anayasanın sosyal devlet ilkesi ile sosyal güvenlik, sözleşme hürriyeti ve mülkiyet hakkına ilişkin hükümlerine de aykırıdır. Zorunlu kamusal sosyal güvenlik primleri dışında hiç kimseden kendi arzusu dışında kesinti yapılamaz” dendi. Raporda, tasarruf oranlarının düşüklüğüne ilişkin açıklamalara da şöyle yanıt verildi: “Tasarruf oranlarının düşüklüğünün nedeni gelirlerin yetersizliğidir. 2002’de hane halkı borcunun harcanabilir hane halkı gelirine oranı yüzde 4 civarında iken, bu oran AKP döneminde artarak 2012’de yüzde 50’nın üzerine çıkmıştır. 2015 itibariyle hane halkları harcanabilir gelirlerinin yüzde 51’i oranında borçludur. Taksit ödemeleri ve borçları olanların oranı yüzde 67,9’dur.”

Zorunlu BES ile çalışanlara çifte emeklilik sağlanacağı iddiasının dayanaksız olduğu belirtilen raporda, “Şu anda kamusal sosyal güvenlik sisteminde yaşlılık, malullük ve ölüm aylığı için prime esas kazancın yüzde 20’si oranında kesinti yapılmakta. Yüzde 20 prim kesintisiyle ödenen ve pek çok emekli için yetersiz olan emekli aylığına denk bir gelirin BES’ten yüzde üç primle ödenmesi mümkün değil” dendi.

EMEKLİ AYLIKLARI DÜŞÜYOR

Asgari emekli aylıklarının giderek düştüğü dile getirilen raporda, şu bilgiler verildi: “2003 yılında ortalama asgari emekli aylığı asgari ücretin yüzde 46 üzerinde iken 2015 ve 2016 yıllarında asgari emekli aylığı asgari ücretin altına gerilemiştir.”

SONUÇ VE ÖNERİLER

* Zorunlu BES uygulamasından vazgeçilmelidir. Zorla tasarruf olmaz. Borç girdabındaki dar gelirlinin zorla tasarruf ettirilmesi borçlarının artması anlamına gelecektir. Tasarruf oranlarının artırılması için sendikalaşma ve toplu pazarlık kapsamının artması gerekir.
* Bireysel Emeklilik Sistemi’ne devlet katkısı uygulamasına son verilmelidir. BES’e aktarılan kamu kaynakları kamu sosyal sigorta programına aktarılmalıdır.
* Emekli aylıkları iyileştirilmeli. Aylık bağlama oranları eski düzeyine çekilmeli, güncelleme katsayısında milli gelir artışının tümü dikkate alınmalı.
* Asgari emekli aylığının asgari ücretin altına düşmesini engelleyecek alt sınır getirilmelidir.
* Emekli aylık ve gelirlerinin belirlenmesinde hükümet emekli sendikalarıyla müzakere etmelidir. Emeklileri sendikal hakları önündeki engeller kaldırılmalıdır.
* Çalışanlar zorunlu/otomatik BES’ten iki ay içinde caymalıdır. Aksi halde daha fazla hak kaybı yaşanabilir.                   (İstanbul/EVRENSEL)

ÖNCEKİ HABER

İlhan Çomak'ın ailesinden davaya katılım çağrısı

SONRAKİ HABER

12 yaşındaki çocuk parkta oynarken elektrik akımına kapılarak yaşamını yitirdi

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa