26 Eylül 2016 22:52

Kamu emekçisi, arkadaşının 'örgüt üyesi' olduğuna inanmıyor

Kamu- Sen'in 7.254 kamu emekçisinin katılımıyla yaptığı ankete göre, kamu emekçilerinin yüzde 92, 9'u arkadaşlarının 'örgüt üyesi' olduğuna inanmıyor.

Paylaş

Kamu- Sen AR-GE Merkezi, 15 Temmuz'daki darbe girişimi sonrasında kamudaki açığa alma ve ihraçlarla ilgili 7 bin 254 kamu emekçisiyle anket gerçekleştirdi. Ankette, kamu görevlilerinin yüzde 89,9’unun bu süreçte en az bir mesai arkadaşının açığa alma ya da ihraç işlemi ile karşı karşıya kaldığı görüldü. Ankete katılan kamu görevlilerinin yüzde 70,6’sı açığa alma ya da ihraç edilen arkadaşları nedeniyle daha fazla iş yükü ile karşı karşıya kaldıklarını ifade etti. Bu süreçte iş yükünün artmadığını belirtenlerin oranı ise yüzde 29,4 olarak belirlendi.

'ARKADAŞIM ÖRGÜT ÜYESİ DEĞİL'

Ankette ortaya çıkan en dikkat çekici sonuçlardan biri, kamu görevlilerinin mesai arkadaşlarının gerçekten "örgütü üyesi" olduğuna inanmamaları.  “Açığa alınan/ihraç edilen mesai arkadaşınızın gerçekten örgüt üyesi olduğunu düşünüyor musunuz?” sorusuna “Evet” diyenlerin oran yalnızca yüzde 7,1 olurken, arkadaşlarının gerçekten "örgüt üyesi" olduğunu düşünmeyenlerin oranı yüzde 92,9 oldu.

'AÇIĞA ALMA VE İHRAÇLARDA ADALET YOK'

Bu sonuçlara paralel olarak kamudaki açığa alma ve ihraç işlemlerinin adil bir şekilde gerçekleştiğine inananların oranı yalnızca yüzde 2,4’te kalırken ankete katılan kamu görevlilerinin 97,9’u, yaptırım uygulananlar arasında örgütle hiçbir ilgisi bulunmayan masum kamu görevlilerinin bulunduğuna inandıklarını belirtti.

'EMEKÇİ, ÖRGÜT YAPILANMASININ TAMAMEN YOK EDİLECEĞİNE İNANMIYOR'

Bununla birlikte kamu emekçilerinin, ihraçlara rağmen kamudaki her türlü yasadışı yapılanmanın bertaraf edileceğine dair inançlarının oldukça düşük olduğu gözlendi. Ankete katılan kamu emekçilerinin yalnızca yüzde 6,1’i bu tedbirlerin kamudaki örgüt yapılanmasını tamamen yok edeceğini düşünürken, yüzde 93,9’unun ise alınan tedbirlere rağmen kamudaki örgüt yapılanmasının tam olarak bertaraf edileceğine inanmadığı ortaya çıktı.

'BÖYLE GİDERSE SIRA BİR GÜN BANA DA GELECEK' ENDİŞESİ TAŞIYORLAR

Bütün bu uygulamalar ve kamu emekçileri üzerinde oluşan baskı sonucunda, ankete katılanların %85,9’u bu süreçte bireysel performanslarının düştüğünü ve hizmet kalitelerinin olumsuz yönde etkilendiğini belirtirken, %86,2’si de görev yaptığı kurumun hizmetlerinde aksamalar olduğunu ifade etti. Kamu emekçilerinin, açığa alma ve ihraç işlemleri nedeniyle büyük rahatsızlık yaşadıkları ise ankette ortaya çıkan bir başka çarpıcı detay oldu. Buna göre, ankete katılan emekçilerin yüzde 92,4’ü bu uygulamalardan olumsuz yönde etkilendiğini belirtirken yüzde 81,6’sı ise “Böyle giderse bir gün sıra bana da gelecek” endişesi taşıdığını ifade etti.

BU SÜREÇTE HER 3 EMEKÇİDEN 1’İ TEHDİT EDİLDİ

Ankete katılan kamu emekçilerinin yüzde 35,3’ü bu süreç kullanılarak çeşitli kaynaklardan tehdit aldıklarını belirtti. Tehditle karşılaşmadığını ifade edenlerin oranı ise yüzde 64,7 olarak belirlendi. Açığa alma, ihraç, tehdit ve baskılara bağlı olarak kamuda büyük bir huzursuzluk yaşandığı, bu yaşananlar nedeniyle emekçilerin %54’ünün işten ayrılmayı veya emekli olmayı düşündüğü ortaya çıktı.

EMEKÇİLER KORKU VE ENDİŞE İÇİNDE 

Kamuda alınan tedbirler nedeniyle kamu emekçilerinin duyduğu korku ve endişe, anketin cevaplanması esnasında da ortaya çıktı. Ankete katılan toplam kişi sayısı 60 bin dolaylarında iken, cevaplayan kişi sayısı 7 bin 254 (yüzde 13,8) ile sınırlı kaldı. Bununla birlikte, anket sorularını cevaplayanların yüzde 73,4’ü de bu anketi doldururken, içinden geçilen hassas süreç nedeniyle tereddüt ve tedirginlik yaşadığını ifade etti.

İSMAİL KONCUK: OLAĞANÜSTÜ HAL DEĞİL OLAĞAN HALE DÖNMEK ZORUNDAYIZ

Ar-Ge Merkezi’nin yaptığı ankete ilişkin görüşlerini açıklayan Türkiye Kamu-Sen Genel Başkanı İsmail Koncuk, “Anket sonuçları bizim tahminlerimizin de ötesinde bir vehameti ortaya koymaktadır” dedi. Koncuk,15 Temmuz sonrasında alınan tedbirlerin özellikle kamu görevlileri üzerinde büyük bir baskı oluşturduğunu,  terör örgütü ile mücadele esnasında yaşananların, yurttaşların adalete olan inancını, mahkemelere olan güvenini kaybetmesine neden olduğunu belirtti.

'VATANDAŞIN YÜREĞİNE KORKU SALINDI'

“Her üç memurdan birinin tehdit edildiği, yüzde 54’ünün imknı olması durumunda işten ayrılmayı düşündüğü, hatta anketi cevaplarken bile büyük bir endişe taşıdığı görülmüştür. Bu durum kabul edilemez ve sürdürülemez bir süreci işaret etmektedir. Terörle mücadele edeyim derken, vatandaşların yüreğine korku ve endişe salmak, bu mücadeleyi sekteye uğratacaktır” diyen
Koncuk, kurunun yanında yaşın da yandığını kaydederek, “OHAL süreci, özellikle kamu görevlileri üzerindeki baskının sürmesine ve kamu hizmetlerinin aksamasına yol açacak nitelikleri içinde barındırmaktadır. Bu nedenle, ihtiyacımız olan OHAL değil bir an önce olağan hale geçerek, terör belasının ülkemizi soktuğu bu gerilimli süreçten çıkmak ve kamu görevlilerini rahatlatacak, onlara güven verecek adımlar atmaktır” diye konuştu. (AnkaraEVRENSEL) 
 

ÖNCEKİ HABER

43 öğrenci hâlâ kayıp: Meksika’da adalet arayışı sürüyor

SONRAKİ HABER

Sağlık Bakanlığı'ndan "Fırat'ın doğusuna operasyon" ile ilgili görevlendirme

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa