26 Eylül 2016 16:35

Ne söylediler? Neden söylediler?

Ne söylediler? Neden Söylediler?

Paylaş

VİCTOR JARA
Güney Amerika’da “Nueva Cancion” (Yeni Şarkı) adı verilen devrimci akımın en önemli temsilcilerinden olan Victor Lidio Jara Marínez, 28 Eylül 1932’de Santiago’da Longquén köyünde doğdu. Babası çiftlikte kahyaydı, annesi ailesinin geçimi için çok sayıda işte çalıştı. Jara, gitar çalmayı ve Şili halk müziğini annesinden öğrendi. Annesinin ölümünden sonra ilahiyat okumaya başladı, eğitimini bitirmeden Lonquén’e dönerek yakın arkadaşları ile kendini folklor eğitimine adadı. Universidad de Chile’de tiyatro okula başladı. 
Şarkılarında fakir-zengin bir arada yaşayan bir toplumda sıradan insanlara ve yaşamlarındaki sorunlara değindi. Pablo Neruda’nın da birçok şiirini besteleyen Jara’nın birçok şarkısı haksızlıklara başkaldırıydı. Victor Jara birçok protest şarkıcı gibi komünistti, öteki şarkıcılarla birlikte Salvador Allende ve sol partilerin birleştiği bir hareket olan Unidad Popular yararına birçok konser verdi. 11 Eylül 1973’de Augusto Pinochet’nin gerçekleştirdiği darbede, işi başında tutuklanıp birçok yoldaşıyla Şili Ulusal Stadyumu’nda işkence gördü. 44 kurşunla öldürüldü, cesedi Santiago Mezarlığı yakınında bulundu. Pravda muhabiri Vladimir Çerniçev Jara’nın gördüğü işkenceyi şöyle anlatıyordu:
“Victor Jara dudaklarında şarkıyla öldü. Onu yanından hiç ayırmadığı yoldaşı, gitarıyla birlikte stadyuma getirdiler. Ve şarkı söylemeye başladı. Öbür tutuklular, gardiyanların ateş açma tehdidine rağmen melodiye eşlik etmeye başladılar. Sonra bir subayın emri ile askerler Victor’un ellerini kırdılar. Artık gitar çalmıyordu, ama zayıf bir sesle şarkı söylemeyi sürdürdü. Bir dipçikle kafasını parçaladılar ve diğer tutuklulara ibret olsun diye ellerini kesip tribünlerin önüne astılar.”
 


AHMET KAYA
Ahmet Kaya, 1957 yılında Malatya’ya doğdu. Müzikle altı yaşında babasının hediye ettiği bağlama ile tanıştı. Bir süre sonra İstanbul’a göç ettiler, okulu bırakmak zorunda kaldı. Bu dönemde küçük bir yerleşim yerinden büyük bir şehre taşınmanın sıkıntılarını yaşadı. On altı yaşında afiş basma suçundan hapse girdi.
Sözlerini kendisinin yazdığı bestelerle beraber Attila İlhan, Can Yücel, Nevzat Çelik, Hasan Hüseyin Korkmazgil, Enver Gökçe, Ahmed Arif gibi tanınmış şairlerin şiirlerini de besteledi. Genellikle şarkılarında toplumsal meseleleri işledi.
10 Şubat 1999’da Magazin Gazetecileri Derneği’nin düzenlediği ödül töreninde En İyi Sanatçı Ödülünü aldı, konuşmasında “Önümüzdeki günlerde yayımlayacağım albümde bir Kürtçe şarkı söyleyeceğim ve bu şarkıya bir klip çekeceğim. Aramızda bu klibi yayınlayacak yürekli televizyoncular olduğunu biliyorum, yayınlamazlarsa Türkiye halkıyla nasıl hesaplaşacaklarını bilmiyorum” dediği için ağır suçlamalara maruz kaldı, Ahmet Kaya’yı karalamak için haberler yapıldı. Bu olay üzerine tutuklandı, daha sonra serbest bırakıldı. Son günlerini Fransa’da sürgünde geçirdi ve 26 Kasım 2000’de öldü.

“AĞLAMA BEBEĞİM”
Ahmet Kaya’nın “Ağlama Bebeğim” isimli albümü yayınlandıktan kısa bir süre sonra toplatılır, Ahmet Kaya gözaltına alınır. İlk mahkemede hâkim “Ağlama Bebeğim” şarkısındaki “Çok uzakta öyle bir yer var, o yerlerde mutluluklar” dizesindeki o güzel yerlerin neresi olduğunu sorar. Danıştay kararıyla albüm serbest bırakılır. 


HK & LES SALTIMBANKS
Grup, Cezayir doğumlu Kaddour Haddadi’nin önderliğinde 2006’da kuruldu. Fransa’nın kuzeyinde Cezayirli göçmen bir ailenin çocuğu olan Haddadi, müziğinde Kuzey Afrika şarkılarından etkilendi ve bu etkisi, gruba yansıdı.
Grup, kısa zamanda Fransa’nın en popüler politik bilince sahip müzisyenleri arasına girdi. Reggae, chaabi, bluesdan etkilenerek yaptıkları şarkılarında toplumsal eşitsizliklere dikkat çektiler.
 

“ON LACHE RIEN” (PES ETMİYORUZ)
İlk albümlerini 2011’de “Citoyen du Monde” (Dünya Vatandaşı) ismiyle çıkardılar. Albümdeki “On Lache Rien” şarkısı Fransa’da gündeme gelen emeklilik yaşının yükseltilmesine karşı eylemlerde Fransız işçiler tarafından marş olarak söylendi. Şarkı, kısa zamanda Fransa’da ve Kanada’da eylemcilerin marşı haline geldi.


JOE HILL
İşçi, sendikacı ve şarkı yazarı olan Joe Hill, 1879’da İsveç’te doğdu. 23 yaşında iş bulmak için Amerika’ya göç etti. Oregon’da çalışırken uluslararası bir sendika olan Industrial Workers of the World (Dünyanın Sanayi İşçileri)’e katıldı. Bu dönemde işçi hareketinin marşları haline gelen, işçilerin çalışma koşullarından ve örgütlenmenin gereğinden bahseden şarkılarını yazdı.  
1914’te işlemediği bir cinayet yüzünden tutuklandı. 1915’te infaz edildi.


YOTHU YİNDİ
Türkçesi “Çocuk ve Anne” olan Yothu Yindi isimli müzik grubu, 1985’te Avustralya’da Aborijin ve Aborijin-olmayan müzisyenlerle kuruldu. Müziklerinde geleneksel Aborijin müziğiyle rock ve popu birleştirdiler.
1988’de dönemin Avustralya başbakanı Bob Hawke, yerlilere ait toprakları ziyaret ederken burada yerli halkın siyasi talepleri kendisine iletildi. Bunun üzerine Bob Hawke, yakın zamanda taraflar arasında bir antlaşma olabileceğini söyledi. Yothu Yindi grubu, bu olayın ardından “Treaty” (Antlaşma) şarkısını yaptı. Şarkı ilk çıktığında televizyonlarda ve radyoda çalınması kısıtlanmış olsa da kısa zamanda Aborjin dilinde geniş çapta uluslararası bilinirliği olan ilk şarkı oldu.


INTI-ILLIMANI
1967’de Santiago Teknik Üniversitesi’nde okuyan gençler tarafından kuruldu. 1973 yılında Şili diktatörü Pinochet’nin Allende’ye yönelik darbesi sırasında Avrupa’da konserdelerdi, darbe yüzünden 14 yıl ülkelerine dönemediler. Bu sürede İtalya’da kalan grup, şarkılarında Şili ezgilerinin yanı sıra Akdeniz ezgilerine de yer verdiler. 1988’de yasakları kalktıktan sonra Şili’ye döndüler. Şili’ye döndükten sonraki ilk konserleri miting havasında yapıldı.
Inti-Illimani’ye uzun yıllar eşlik etmiş olan Victor Jara’nın anısına Jara’nın öldürüldüğü stadyumda bir konser verdiler ve Jara için bir albüm çıkardılar.


EDDY GRANT

1948’de İngiliz Guayanası’nda doğan Grant, ringbang olarak bilinen Karayipler müziğinin karışımı olarak tanımlanabilecek müzik tarzının öncüsü olarak bilinir.
Grant’ın 1988’de çıkardığı “Gimme Hope Jo’anna” (Jo’anna Bana Umut Ver) şarkısı, Güney Afrika’da anti-apartheid döneminin marşı haline geldi. Apartheid sistemi, devlet tarafından uygulanan ırkçı bir ayrımcılık sistemiydi. Uzun yıllar boyunca beyaz ırkın yönetiminde olan Güney Afrika’da siyahilere uygulanan ayrımcılık, 1948’te resmileşerek 1994’e dek sürdü. 
“Gimme Hope Jo’anna” şarkısı, Güney Afrika devleti tarafından yasaklandı. Buna rağmen şarkı, ülke çapında çokça dinlendi. Şarkıda adı geçen “Jo’anna”, hem Johannesburg şehrini hem de apartheid rejimini temsil ediyordu. 

ÖNCEKİ HABER

Belediye işçileri kayyıma karşı iş bıraktı

SONRAKİ HABER

Kılıçdaroğlu'dan 2. yıl dönümünde “Adalet Yürüyüşü” açıklaması

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa