26 Eylül 2016 15:15

Yurtdaş’tan cinsel saldırıya ‘FETÖ’ savunması!

Stajyer avukat olarak çalıştığı sırada cinsel saldırıya maruz kalan A.K. davasında yargılanan avukat Sedat Yurtdaş, “FETÖ kumpası” savunması yaptı. 

Paylaş

Yanında çalışan YDK aktivisti stajyer kadın avukata cinsel tacizde bulunduğu iddiasıyla avukat Sedat Yurtdaş hakkında “Basit cinsel taciz” suçlamasıyla açılan davanın ilk duruşması Diyarbakır 6. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görüldü. 

Duruşmada, sanık Yurtdaş ve saldırıya maruz kalan A.K. avukatlarıyla hazır bulunurken, YDK, ÖGK, KESKSOR üyeleri de duruşmayı izledi. Dava dosyasına gelen evrakların okunmasıyla başlayan duruşmada, sanık Yurtdaş, duruşmaların kapalı yapılması için sözlü talepte bulunarak, bu konuda hazırladığı dilekçeyi mahkeme heyetine sundu. Söz alan mağdur avukatları davanın sıradan bir dava olmadığı, basın ve kadın örgütlerinin takip ettiğini belirterek, yargılamanın açık yapılmasını istedi. Talebin ret edilmesi sonrası Yurtdaş’ın savunmasına geçildi. 

‘CMK’DE KADIN BEYANI ESASTIR UYGULANMAZ’ 

Yurtdaş, savunmasında cinsel saldırıya maruz kalan A.K’nin ruh sağlığının bozulduğuna dair uzman bilirkişiden aldığı raporun gerçek olmadığını ve cinsel saldırıda bulunmadığını savunarak, uzman raporu için “sözde” dedi. Davanın iddianamesini hazırlayan savcının ve davayla ilgili karar veren Yargıtay’ın ilgili dairesinde görevli iki hakimin “FETÖ/PDY” soruşturması kapsamında meslekten ihraç edildiğini belirten Yurtdaş, "Eski bir milletvekili olarak TRT 6 Kürtçe program sunduğum için FETÖ bana kumpas kurdu. Bu dava planlı bir kumpas ve komplodur” savunmasını yaptı. 

‘KADIN BEYANI BU DAVALARDA EN ÖNEMLİ DELİL’

Ardından mağdur avukatları, Yurtdaş ve avukatlarının yaptığı savunmayla müvekkillerinin özel hayatını ve haberleşme gizliliğini ihlal ettiğini belirterek, haklarında suç duyurusunda bulunacaklarını ifade etti. Avukatlar, tutanaklara geçen beyanların hukuka aykırı olduğunu ve bunların çıkarılmasını talep etti. Davada, “Kadın beyanı esastır” sözlerinin dikkate alınmaması yönünde avukatların yaptığı savunmaya tepki gösteren avukatlar, "Kadın beyanı, cinsel taciz davalarında müştekilerin beyanları en önemli delildir. Bu tarz suçlar kapalı ortamlarda olur. Başka delil nasıl sunulur anlayamıyoruz. Müvekkilimin beyanı dışında başka delil sunmak hayatın olağan akışına aykırı” diye belirtti. 

‘TOPLUM İLİŞKİLERİM ZEHİR EDİLDİ’

Avukatların mağdur olan A.K’nin mahkeme huzurunda ifade vereceği sırada, sanık Yurtdaş’ın duruşma salonunda çıkarılması yönündeki talep mahkemece kabul edildi. Savunmasını yapan A.K., ilk başlarda cinsel saldırıya maruz kaldığını kabullenmediğini, bunu arkadaşlarıyla paylaştıktan sonra cesaret alarak şikayette bulunduğunu ifade ederek, şunları aktardı: "İlk başta şikayet etmek istedim. Ancak bana nasıl döneceğini bilemiyordum. Sonuçta Diyarbakır’da çalışacaktım. İlk başlarda bunu gizlemeye çalıştım. Şikâyeti yaptıktan sonra bana selam veren insanlar selam vermemeye başladı. Toplumsal ilişkilerim bana zehir ettirildi. İstanbul’a taşınmak zorunda kaldım. 3 ay boyunca psikolojik tedavi gördüm. Bu dosyayı sonuna kadar takip edeceğim.” 

A.K’nin ifadesi ardından tanıklar dinlendi. Mahkeme heyeti, davayı Kasım ayına erteledi.

NE OLMUŞTU?

Stajyer avukat A.K., Ağustos 2013’te yanında staj yaptığı Sedat Yurtdaş’tan cinsel saldırı suçlamasıyla 23 Aralık 2013’te Baro’ya, 30 Aralık 2013’te savcılığa şikayette bulundu. Sedat Yurtdaş da iftira suçlamasıyla A.K. hakkında şikâyette bulundu. Savcılık, Sedat Yurtdaş ve avukatlık bürosunda sekreterlik yapan kişinin ifadesine başvurduktan sonra her iki suçlama hakkında da takipsizlik kararı verdi. Sedat Yurtdaş, takipsizlik kararını sosyal medyada "Lanet olsun! Uğraştırıldığımız şeye bakın!" sözleriyle paylaştı. Takipsizlik kararında “cinsel saldırı eylemlerini gerçekleştirdiğine dair A.K.’nin beyanı dışında delil bulunmadığı” ifadesine yer verildi. Ayrıca Sedat Yurtdaş'ın iftira suçlamasıyla yaptığı suç duyurusu da A.K. anayasal şikâyet hakkını kullandığı için düştü. Yapılan itirazlar sonucunda takipsizlik kararı Yargıtay kararıyla kaldırıldı. Diyarbakır 4. Asliye Ceza Mahkemesi’nde 2015 yılında görülen davada, “görevsizlik" kararı verilerek, dava dosyası ağır ceza mahkemesine gönderildi. (DİHA)
 

ÖNCEKİ HABER

Beyoğlu'nda Fas uyruklu bir kadın evinde öldürüldü

SONRAKİ HABER

Boşanmak istediği eşi tarafından vurulan kadın tek bacağını kullanamayacak

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa