Ya hesap bilmiyor ya da...

Ya hesap bilmiyor ya da...

Başbakan Erdoğan'ın toplugörüşme sürecinde hükümetin zam teklifini savunurken “Yüzde 3+3'ten fazla verirsek Yunanistan'a döneriz” sözleri ise iktisatçıların tepkisini çekti. İktisatçılara göre; ülkenin memurlara hem enflasyon hem de büyüme oranını karşılayacak zam verme olanağı

Gökhan Durmuş / Derya Kaplan

Bu zam oranlarına tepki göstermek için konfederasyonlar grev hazırlıklarını yaparken, Başbakan Tayyip Erdoğan’dan ilginç bir çıkış geldi. Yüzde 3+3’ün üzerine çıkılması durumunda ülkenin Yunanistan’a benzeyeceğini iddia eden Başbakana yanıt veren iktisatçılar, “Hükümetin uyguladığı ekonomi politikasının amacı sosyal harcamaları ve personel giderlerini en düşük seviyeye getirerek, sermayeye aktaracağı kaynağı en üst düzeye çıkartmaktır. Bu çıkışın amacı budur” diye konuştular.  

KAPİTALİST SİSTEM İFLAS EDER

Marmara Üniversitesi Çalışma Ekonomisi Bölümü Öğretim Üyesi Yrd. Doç Özgür Müftüoğlu, ülkelerin şirketler gibi iflas etmediğini belirterek, “Ülkelerin kendi üretim dinamikleri vardır ki bunlar gerektiği gibi harekete geçirildiğinde o ülkenin toprakları üzerinde yaşayanların ihtiyaçları için fazlasıyla yeterlidir. Eğer bir ülkenin gelirleriyle giderleri arasında bir dengesizlik ortaya çıkıyorsa uyguladığı ekonomik sistemde bir sorun var demektir. Bu bağlamda ne Yunanistan iflasın eşiğindedir ne de Türkiye kamu emekçilerine ücret artışı yaparsa iflasın eşiğine gelir” dedi.

İflasın eşiğinde olduğu iddia edilen ülkelerde kapitalist sistemin ve onun gereği olarak uygulanan ekonomi politikaları iflas ettiğini belirten Müftüoğlu şunları söyledi: “Ülkeleri yönetenler kendi uyguladıkları politikaların iflasa sürüklenebileceğini sadece emekçi sınıflarla giriştikleri pazarlıklar sırasında söylerler. Başbakan daha geçen hafta Türkiye’nin kredi notunu düşürülmesine karşı çıkarken ekonominin ne denli mükemmel olduğundan söz ederken; kamu emekçilerinin ücreti söz konusu olunca iflasın eşiğine geline bileceğinin söylenmesi de bu kapsamda değerlendirilmelidir. Hükümetin uyguladığı ekonomi politikasının amacı sosyal harcamaları ve personel giderlerini en düşük seviyeye getirerek, sermayeye aktaracağı kaynağı en üst düzeye çıkartmaktır. Daha açık bir ifadeyle AKP Hükümetinin uyguladığı ekonomi politikası işçisiyle memuruyla emekçileri yok sayan tamamen sermayenin çıkarlarıyla hareket eden bir anlayışa sahiptir. Bu anlayışın karşısında emekçilerin haklarını elde edebilmelerinin tek yolu mücadeledir.”

FAİZ VE SAVAŞ HARCAMALARI

Türkiye’de memurlara yüzde 3+3’ün çok çok üstünde ücret zammı verecek bir bütçe olduğunu söyleyen ekonomist Mustafa Sönmez ise Türkiye’nin bütçe açığının yüzde 1.5 olduğunu, Başbakanın bahsettiği ülkelerde bütçe açığının yüzde 6.5’larda olduğunu kaydetti.

“Türkiye’de borç milli gelirin yüzde 40’larında, Yunanistan’da ise yüzde 60’larda. Yani Türkiye’nin bütçesi adam gibi maaş vermeye yeterli” diyen Sönmez, kaynakların faize ve savaş harcamalarına aktarıldığını ifade etti. Kamu emekçilerinin istediği ücret artışının deve de kulak kaldığını belirten Sönmez, “Kaldı ki memurlar bu rakamları bile istemiyor. Ekonominin büyüdüğünü söylüyorlar, o zaman enflasyonla baş edecek ve büyümeden doğan ferah payını halka dağıtacaklar” diye konuştu.
(İstanbul/EVRENSEL)


KAYMAK: EMEKÇİLERİN SESİNDEN KORKUYOR

Hacettepe Üniversitesi İngilizce İktisat Bölümü Öğretim Üyesi Dr. Muammer Kaymak, “Burada Yunanistan örneğinin hangi bağlamda gündeme getirildiğine bakmak lazım. Bilindiği gibi Almanya’nın öncülüğündeki Avrupa mali sermayesi uzun yıllar boyunca Yunanistan’ın sanayi ve tarımının yıkıma uğratılması pahasına hayata geçirilen ekonomik programı finanse etmek için Yunan hükümetine rahat borçlanma kanalları açmıştı. Bu koşullarda oluşan yapısal sorunlar, kapitalizmin genel kriziyle birleşince bugünkü iflas tablosu ortaya çıktı” diye konuştu. Yaşanın iflasın faturasının emekçilere “kemer sıkma” olarak döndüğünü belirten Kaymak, Yunanistanlı emekçilerin krizin sorumlusunun kendileri olmadığını belirterek sokaklara döküldüğünü anımsattı.
“Erdoğan’ın ağzından krizin teğet geçtiği ve asla uğramayacağı savunulan Türkiye’de ise Yunanistan emekçilerinin reddettiği fatura yıllardır emekçilere dayatılıyor. Temel tüketim kalemlerine ardarda yapılan yüksek oranlı zamlarla her geçen gün daha da yoksullaşan, güvencesiz ve esnek çalışma dayatmasıyla yüzyüze gelen kamu emekçilerinin zam taleplerine kriz heyulası ile karşı çıkılıyor. Ama aynı anda sermayeye başta eğitim ve sağlık alanında olmak üzere aktarılan kaynaklar ekonominin gereği olarak sunuluyor” diyen Kaymak, sermayeye sağlanan vergi istisnaları ve bir yasal dolandırıcılık mekanizması olarak işleyen teşvik mekanizması gözlerden saklanarak olası krize karşı emekçilerden fedakarlık talep edildiğini kaydetti. Kaymak, “Başbakan kamu çalışanlarına önerdiğimizden fazla zam yapılırsa Yunanistan’a döneriz derken aslında her zamanki gibi sermayenin genel çıkarlarını dillendiriyor. Bu çerçevede bir mali iflas riskinden ziyade Sintagma meydanını kuşatan emekçilerin sesinin buraya ulaşmasından duyduğu kaygıyı dillendiriyor” diye konuştu.

www.evrensel.net