23 Eylül 2016 10:58

Nihat Kazanhan davası 11 Kasım'a ertelendi

Cizre'de polis kurşunuyla öldürülen 12 yaşındaki Nihat Kazanhan davasının 9. duruşması Cizre 1. Ağır Ceza Mahkemesinde görüldü

Paylaş

Cizre'de polis kurşunuyla öldürülen 12 yaşındaki Nihat Kazanhan davasının 9. duruşması Cizre 1. Ağır Ceza Mahkemesinde görüldü.

Ankara, Diyarbakır ve İstanbul barolarının çocuk hakları merkezlerinden ve Şırnak barosundan avukatlarla HDP Şırnak Milletvekilleri Aycan İrmez ve Ferhat Encü davayı takip etti.

Nihat Kazanhan’ın avukatları dosyanın eksik soruşturulduğunu belirterek bu şekilde bir kararın çıkması sonucunda kararı AİHM’e götüreceklerini vurguladı. Savcı verdiği mütalaada Nihat’ı öldüren polis Nur Baki Görmez hakkında müebbet hapis cezası isterken diğer tutuksuz sanık polis hakkında ise suçu kamu personeline bildirmemekten ceza istend. Dava, karar duruşması için 11 Kasım tarihine ertelendi.

DAVANIN BU ŞEKİLDE BİTMESİNE İZİN VERMEYECEĞİZ

Mahkemede ilk olarak söz alan Nihat’ın avukatlarından Rojhat Dilsiz  yargılama boyunca tevsii tahkikat taleplerini sürekli mahkemeye bildirdiklerini, dosyanın bu aşamada eksik şekilde sonlanacağını ve eksik karar verileceğini vurguladıklarını ancak mahkeme heyetinin taleplerin çoğunu redettiğini ifade etti. Mahkemenin sanıklar hakkında evrakta sahtecilikten suç duyurusunda bulunduğunu hatırlatan Dilsiz “Halen o soruşturma sonuçlanmış değil buna  rağmen bunun sonucunu beklemeden karar verecek olması bizi kuşkuya düşürmüştür, buradan çıkacak kararı AİHM dahil üst mahkemelere taşıyacağız, bildiğimiz üzere AİHM eksik soruşturmalardan dolayı verilen kararları bozmaktadır, biz yeniden tevsii tahkikat taleplerimizi yineliyoruz” şeklinde konuştu. 

Davanın bu şekilde kapatılmasına izin vermeyeceklerini söyleyen Dilsiz benzer durumlarda AİHM’in eksik soruşturmalardan Türkiye’yi mahkum ettiğini  bu şekilde dönemin Cizre Emniyet Müdürünün Hrant Dink davasından tutuklandığını belirtti.

SAVCI: POLİS OLURSA OLSUN DÜŞÜNCESİYLE HAREKET ETTİ

Savcı verdiği mütalaada Nihat Kazanhan'ın arkadaşlarıyla birlikte bulunduğu yere pompalı tüfekle ateş edildiği takdirde maktulün ya da diğer çocuklardan birisinin ölebileceği şeklindeki neticenin muhtemel ve mümkün olduğunu vurguladı.

Bu neticenin sanık tarafından ve objektif olarak herkes tarafından da öngörülebilir olduğunu, sanığın neticeyi öngörmesine karşın neticeyi kabullendiğini, "olursa olsun" düşüncesiyle hareket ettiğini, ölüm neticesine karşı kayıtsız kaldığını, böylelikle sanığın üzerine atılı olası kastla çocuğa yönelik insan öldürme suçunu işlediğinin anlaşıldığını belirterek tutuklu sanık Nur Baki Görmez hakkında çocuk öldürmekten mübbet hapis cezası istedi. Diğer sanık polisler hakkında ise kamu personeline suçu bildirmemekten ceza istedi.

'6-7 EKİMDE’DE OLAYLARA MÜDAHALE ETTİM KİMSE YARALANMADI'

Savcının mütalaasından sonra söz hakkı alan tutuklu sanık polis Nur Baki Görmez olasılı kast ile adam öldürme suçlamasını reddederek daha önce 6-7 Ekim olaylarına da müdahalede bulunduğunu bu müdahale esnasında hiç kimsenin yaralanmadığını iddia etti.  Mahkeme karar duruşması için mahkemeyi  11 Kasım tarihine ertelerken tutuklu sanığın tutukluluğunun devamına karar verdi.

TEK KİŞİNİN DEĞİL MÜŞTEREK İŞLENEN BİR SUÇTUR

Davadan sonra gazetemize konuşan Diyarbakır Barosu Çocuk Hakları Merkezi Başkanı  Mahmut Çiftçi tutuklu sanığın olası kast ile değil kasten adam öldürmekten yargılanıp ceza alması gerektiğini ifade etti. Suçun tek bir kişinin üzerine atılmak istendiğini belirten Çiftçi “Suç tek bir kişi tarafından işlenmemiştir sanık ifadelerine baktığımızda sanıkların olaydan sonra delilleri ortadan kaldırmak için müşterek çalıştıklarını bildiklerini bu nedenle işlenen suç da müşterektir diğer sanık polisler suçu bildirmemekten değil adam öldürmekten yargılanmalıdır” diye konuştu. Yapılan soruşturmanın ve mütalaanın eksik olduğunu söyleyen Çiftçi görgü tanığı çocukların “Polis bize parmağını sallayarak sizi de öldüreceğim tehdidinde bulundu” sözlerinin de soruşturmada yer alması gerketiğini belirtti. 

Ankara Barosu Çocuk Hakları Merkezi Başkanı  Hasan Erdoğan, "Görüntülerde çocuğun polise müdahale etmesi mümkün olmaksızın, taş atmadan direkt hedef gözetilerek onlara ateş edilmiş olması ve kullanılan silahın kapı, pencere delmede kullanılan bir tüfek olması, bunu kullanan polisin bu konuda eğitilmiş, uzman, herhangi bir polis olmaması çocuğun 12 yaşında olması ve oyun esnasında gerçekleşmiş olması delilleri ortaya koyuyor. Özellikle çatışmasızlığın olduğu bir dönemde Hatip Dicle ve bir grubun açıklama yaptığı gün bu olayın gerçekleşmiş olması sebebiyle  kamuoyunda ciddi bir infial yarattı. Bu olay sonrasında yaşanan çatışma sürecinde yaklaşık 138 çocuk hayatını kaybetti. Maalesef bu çocuklarla ilgili dava yok. Biz Kazanhan'ın öldürülmesinden sonra bu olayın son olmasını beklerken daha sonra da ölümler durmadı. Nihat'ın davası gerçekten kısa bir sürede adil bir yargılamayla yapılmış olsaydı, ilk tutuklanan polis Hayri Vural, ifadelerinde emniyet yetkililerinin toplantılar yaptıklarını, delilleri karartmak için çalıştıklarını yazılı dilekçe ile mahkemeye bildirdi. Hatta mahkeme emniyet görevlileri hakkında suç duyurusunda bulundu. Sahte evrak düzenlemekten dolayı. Mermi envanteri ile ilgili olarak. Buna rağmen delillerin karartılmış olması, kamu görevlileri hakkında sadece suçun bildirilmemesinden yargılanmalarından ceza isteniyor. Tetiği çeken fail hakkında bir nebze de olsa kamuoyu beklentileri karşılansa da diğer sınıflar açısından verilen mütaala asla bizim beklentilerimizi karşılamıyor. Mahkeme kararını 11 Kasım'da göreceğiz" dedi.  (Şırnak/EVRENSEL)

ÖNCEKİ HABER

Kışlada ağaç budarken elektrik akımına kapıldı

SONRAKİ HABER

Mülteci kadınlar anlatıyor: Evde koca baskısı, sokakta ırkçılık

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa