Trablus’un ateşi Lübnan’ın yangını mı olacak?

Trablus’un ateşi Lübnan’ın yangını mı olacak?

Ateşle çevrilmiş bir ülke, bu çemberden zorla kurtulmuş iken Savunma Yüksek Kurulu, Trablus’un yanmanın ucuna gelmesinden sonra toplandı. Daha önce dinlediğimiz “bütün sorunların güvende olduğu” nakaratını tekrarlaması çok mu gerekliydi?Kurulun gündemindeki madde, Lübnan’ın güvenliğini sağ

Racih Elhuri

Ateşle çevrilmiş bir ülke, bu çemberden zorla kurtulmuş iken Savunma Yüksek Kurulu, Trablus’un yanmanın ucuna gelmesinden sonra toplandı. Daha önce dinlediğimiz “bütün sorunların güvende olduğu” nakaratını tekrarlaması çok mu gerekliydi?
Kurulun gündemindeki madde, Lübnan’ın güvenliğini sağlamak. Suriye’deki olayların Lübnan’a sıçramasını engellemek amacıyla çalışan bu konseye bu konuda açık müdahaleler yaptı. Bu konuda taviz vermeyeceğini gösterdi. Ayrıca bu ateşin Lübnan’a intikal etmemesi ve Lübnan’ın güvenliğinin sağlaması için kriz masası oluşturulmasını önemle vurguladı.
Suriye’de bir yıl dört ay önce başlayan krizin Lübnan’a tehlikeli yansımaları olacağı açıktı. Özellikle rejim kontrolünü kaybederse iç savaşa yol açabilir. İç bölünme gerçekleştirdikten sonra kendini olaylardan uzaklaştırmak politikası dut yaprağına benzedi. Ancak bu yaprak hükümetin çıplaklığını kapatmadı. Hatta hükümete karşı çıkan dışişleri bakanı neredeyse Suriye rejimine destek olduğu tepkisiyle karşılaştı. Ardından sınır polemiği ortaya çıktı. Suriyeli mültecilerin sınırı bir taraftan kullandıkları, bir taraftan da silah kaçakçılığı yapıldığı ve bu silahların muhaliflere ulaştırıldığı ithamında bulundu. Hükümet iç sorunlarıyla uğraşırken (maaşlar, ekmek, elektrik, hastaneler, bütçe dengeleri ) Trablus’un surlarını saran ateş Lübnan ve Suriye rejimleri arasındaki yakın ve uzak tarihteki kin ve nefret hatıralarını hatırlattı.
Kendini gelişmelerden uzak tutmaya çalışmak Arapların bir değimini akla getiriyor; “şerden uzak ol, ona şarkı söyle”. Fakat şer uzaklaşmayacak şarkıda söylenmeyecektir. Çünkü Trablus’ta yakılan ateş, Lübnan’ın yangını olacaktır. Özellikle bastırılmış mezhepsel sorunlar bölgeyi ve Lübnan’ı volkanın ağzında durmaktadır.
Yüksek savunma konseyi ve onun üzerinde çalıştığı gündem maddeleri özellikle baskılara karşı boyun eğmeyeceğini ve taviz göstermeyeceğini gösteriyor. Unutmayalım ki Suriye’deki yangın kor halindedir ve çevreye alevlere sıçratmaya devam edecektir. Lübnan’ın barış içinde yaşaması için Nakura’dan Büyük Nehir’e kadar herkese bir sorumluluk düşüyor. Güven konusunda gösterdiğimiz çalışmalar kadar politikada da bu çalışmaları göstermemiz gerekiyor.
Trablus, ne siyasi rantlar için, ne de güvenlik rekabetleri için bir bölgedir. Suriye iç savaşa gitse ya da bölünse de gözü Trablus üzerinde olacaktır. Çünkü Trablus onlar için evin içindeki ateşi kamufle etmektedir. Trablusluları kendilerine tabi olarak görüyorlar. Sevgili beyler anlaşıldı mı?

*Lübnan’da yayınlanan Ennahar gazetesi
Çeviren Nesrin Rihani-Ali Karataş

www.evrensel.net