İzmir'deki barış imzacısı akademisyenler ifade verdi

İzmir'deki barış imzacısı akademisyenler ifade verdi

İzmir'deki üniversitelerde görevli barış imzacısı akademisyenler aylar sonra yapılan çağrı ile emniyette ifade verdiler.

Metehan UD
İzmir

Barış için imza veren akademisyenlere yönelik OHAL sonrası işten çıkarma ve baskılar yeniden başlarken, son olarak İzmir'deki üniversitelerde görevli akademisyenler aylar sonra yapılan çağrı ile emniyette ifade verdiler.  Akademisyenler, savunmalarında düşünce özgürlüğüne ve akademik özgürlüğe dikkat çekti.

Barış İçin Akademisyenler Girişimi'nin 'Bu suça ortak olmayacağız' başlıklı bildirisini imzaladıkları için, önce Cumhurbaşkanı Erdoğan tarafından hedefe konulan ve ardından İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Terör ve Örgütlü Suçlar Soruşturma Bürosu Savcılığı'nca haklarında soruşturma açılan akademisyenlerin ifade işlemleri devam ediyor.  İzmir'de bulunan farklı üniversitelerden imzacı akademisyenlerin ifadeleri, talimatla alındı.

Akademisyenlere gönderilen çağrı kağıdında "İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı Talimat Bürosu'unun 24.06.2016 tarih ve 2016/11727 sayılı soruşturması ile İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının 2016/5734 sayılı soruşturmasına esas olmak üzere şüpheli olarak ifadenizin alınması istenilmiştir" denilirken, akademisyenler, avukatları ile birlikte dün ve bugün İzmir Emniyet Müdürlüğü Güvenlik Şube'de ifadelerini verdiler.

14 SORU SORULDU

Akademisyenlere sorguda ise daha önce İstanbul'daki ifade işlemlerindeki sorular soruldu. Bu soruların arasında 'Bildiri kim tarafından hazırlandı', ' PKK sizce bir terör örgütü müdür', 'Bildiriyi imzalamaktaki maksadınız nedir', 'KCK'nin çağrısından haberdar mısınız' ve 'Devlet sizce katliam mı yapmaktadır' bulunuyor.

'BİLDİRİYİ İMZALAMA SORUMLULUĞUNU HİSSETTİK'

İfadeye giren akademisyenlerin çoğu ise ortak yazılı savunma verdi. Haklarında yürütülen soruşturmanın sonlandırılmasını isteyen akademisyenler, imzaladıkları bildirinin düşünceyi açıklama özgürlüğü ve akademik özgürlük olarak değerlendirilmesi gerektiğini ifade ettiler. Sokağa çıkma yasağının ve çatışmaların olduğu bölgelerde ağır hak ihllallerinin yaşandığını belirten akademisyenler savunmalarında bu doğrultuda bu söz konusu bildiriyi imzalama sorumluluğunu hissettiklerini belirttiler.

'AKADEMİK ÖZGÜRLÜĞÜN ÖNÜNDE ENGEL'

Demokratik bir toplumda kamusal tartışmaların yürütülebilmesinin en önemli kanallarından birinin üniversiteler olduğunu da vurgulayan akademisyenler savunmalarında şunları söylediler  "Bu soruşturma ile ifade özgürlüğünü kullanan müvekkil ve diğer imzacı akademisyenler ve araştırmacılar üzerinde ceza tehdidi oluşturulmakta, böylece toplumsal sorunların demokratik çözümünde ihtiyaç duyulan nesnel bilgi ve çoğulcu perspektifin üretilmesinin önüne geçilmektedir".

ALTI ÜNİVERSİTEDEN AKADEMİSYENLER İMZALAMIŞTI

İzmir'de bulunan Dokuz Eylül Üniversitesi, Ege Üniversitesi, İzmir Yüksek Teknoloji Ensititüsü, İzmir Üniversitesi, Yaşar Üniversitesi ve İzmir Ekonomi Üniversitesi'nde çalışan çok sayıda akademisyen de 'Bu Suça Ortak Olmayacağız' bildirisine imza atarak savaşın son bulmasını istemişti.

www.evrensel.net