İsveç Gazeteciler Federasyonu, Türkiye kampanyası başlatıyor

İsveç Gazeteciler Federasyonu, Türkiye kampanyası başlatıyor

İsveç Gazeteciler Federasyonu, Türkiye’de cezaevlerinde bulunan meslektaşlarıyla dayanışmak amacıyla “Evlat edinme” kampanyası başlatıyor.

Murat KUSEYRİ
Stockholm

İsveç’te medya çalışanlarının yüzde 80’ini temsil eden ve 16 bin üyesi olan İsveç Gazeteciler Federasyonu, Türkiye’de cezaevlerinde bulunan meslektaşlarıyla dayanışmak amacıyla “Evlat edinme” kampanyası başlatıyor. İsveç Gazeteciler Federasyonu Başkanı Jonas Nordling, Türkiye’deki son gelişmeler, medya ve ifade özgürlüğü ihlalleri ve başlatacakları kampanya ile ilgili sorularımızı yanıtladı.
Türkiye’de uzun bir süredir medyaya yönelik baskıları sürdürdüğünü söyleyen Nordling, 15 Temmuz darbe girişiminden sonra Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın “bir paranoya toplum sistemi”ni yaratmak için toplumu etkileyecek meslek gruplarına dolayısıyla da ilk olarak medyaya yöneldiği değerlendirmesini yaptı. 

‘TOPLUMU SUSURMAYI HEDEFLİYORLAR’

Erdoğan’ın medyayı hedef alarak, gazeteci ve aydınları tutuklattırarak toplumu susturmayı hedeflediğini, ama olanların Türkiye üzerinde yıkıcı sonuçlara yol açacağı uyarısında bulunan Nordling, “Özellikle Kürt hareketi ile ilişkisi olan medyaya karşı çok sert davranıldığını aynı şeyin Gülen hareketi için de geçerli olduğunu görüyoruz. Bu çevreleri antidemokratik hareketlerle ilişkili göstermeye çalışıyorlar. Gazetecilik hiç bir zaman antidemokratik olamaz. Bu olursa zaten gazetecilik olmaz”

‘SORUN TÜRKİYE’DE DENGELİ BİR HABER AKIŞI OLMAMASI’

Özgür Gündem’in “terör örgütü propagandası”yla suçlanarak kapatılmasına da değinen Nordling, “Hiç kimse terörü savunan ve teşvik eden kişileri desteklemez. Ancak çatışma ve savaşlarda her iki tarafın neler söylediklerini kamuoyuna duyurmak aynı şey değil. Sorun, Türkiye’de uzun süreden beri dengeli bir haber akışı olmaması. Türkiye’de demokratik bir gelişimin zorunluluğundan söz edenler tutuklanma riskiyle karşı karşıya. Rejim bu kesimlerin düşüncelerini yaygınlaştırmasını istemiyor ama gerçek gazetecilik bu kesimlerin düşüncelerinin kitlelere ulaştırılmasıdır” dedi. 

‘KAMPANYA BAŞLATACAĞIZ’

Nordling, daha önce Türkiye’deki gazetecilerle dayanışmak amacıyla gerçekleştirdikleri “Evlat edinme” kampanyasının etkili olduğu değerlendirmesini yaptıklarını, yüzden fazla gazetecinin cezaevinde bulunduğu günümüz koşullarında da gazetecilerin özgürlüklerine kavuşmasına yardımcı olmak için benzeri kampanyayı başlatmayı planladıklarını dile getirdi. 
Cezaevinde tutulan gazetecilerin durumunu tek tek ele alarak gündeme getirmenin, onlarla haberleşmenin ve davalarını izlemelerinin hükümetler üzerinde baskı yaptığını ve çoğu kez gazetecilerin serbest bırakılmasıyla sonuçlandığını belirtti.

‘TÜRKİYE YAPISAL AHLAKİ BİR ÇÖKÜŞ İÇİNDE’

Türkiye’de cezaevindeki gazetecilerle uluslararası dayanışmada bulunulmasının gerekli olduğunu söyleyen Nordling, “Çalışmalarımızı Türkiye’de cezaevlerinde tutulan hiç bir meslektaşımızın unutulmayacağı bir biçimde organize edeceğiz. Amacımız tüm gazeteci ve yazarların  özgürlüklerine kavuşmaları. Türkiye anlaşılması güç olan bir ülke. Gazeteci, yazar ve aydınları hapsetmek için cezaevlerindeki kriminal suçluları serbest bırakıyor. Bunu yapan bir ülke yapısal ahlaki bir çöküş içindedir”şeklinde konuştu. 

‘POLİTİKACILAR TALEPLERİMİZİ GÜNDEME GETİRMELİ’

AB  ve dünyanın Türkiye’de olanlara tepki göstermesi gerektiğini belirten Nordling, “Hükümetimizin yüksek bir profil göstermesini ve tutum almasını istemeliyiz.  Olanları tasvip etmediğimizi, Avrupa Birliği’ne üye olmak isteyen bir ülkenin böyle davranamayacağını belirtmemiz gerekiyor. Avrupa Birliği’nin sığınmacı sorunu gibi kaygılarının olduğu ve Erdoğan’ın desteğine ihtiyaç duyduğu ortamda Türkiye ile ilişkilerde bir yüksek profil göstermesi zor. Ancak seçtiğimiz politikacılar bizim taleplerimizi gündeme getirmelidir” dedi. 

www.evrensel.net