Yapay haritaların hakiki vartaları; SykesPicot’nun 100. Yılı

Yapay haritaların hakiki vartaları; SykesPicot’nun 100. Yılı

Bitmeyen Savaş Paylaşılamayan Ortadoğu- SykesPicot’nun 100. Yılı kitabı, dünden bugüne Ortadoğu’daki gelişmeleri ele alıyor. 

Ali Karataş ve Yusuf Karataş’ın hazırladığı “Bitmeyen Savaş Paylaşılamayan Ortadoğu- SykesPicot’nun 100. Yılı” kitabı, I. Dünya Savaşı sırasında imzalanan gizli anlaşmayı, anlaşmanın ortaya çıkış koşullarını, sonuçlarını ve dünden bugüne Ortadoğu’daki gelişmeleri ele alıyor. 

ANLAŞMA NASIL BİR “PAYLAŞIM” ÖNGÖRÜYORDU?

Sykes-Picot Anlaşması, Büyük Britanya adına müzakere eden Mark Sykes ve Fransa adına müzakere eden François Georges-Picot tarafından 1916 yılında imzalanmıştı. Sykes-Picot Anlaşması belki bugünün sınırlarını çizmedi ama emperyalizmin Ortadoğu üzerindeki emelleri ve yaptırımları adına önemli bir göstergeydi. Hayata tam olarak geçirilemeyen bu anlaşma gerçekleşseydi, kitapta yazısı yer alan Ayşe Hür’ün de belirttiği gibi Fransa; Aladağ, Kayseri, Akdağ, Yıldızdağ, Zara, Eğin, Harput ile sınırlanan araziyi ve Adana, Antep, Urfa, Mardin, Diyarbakır, Lübnan kıyıları ile Musul’u alacaktı. Britanya ise Bağdat, Güney Mezopotam-ya, Hayfa ve Akka limanlarına sahip olacaktı. Anlaşmaya sonradan dahil olan Çarlık Rusya’sı ise Trabzon, Van, Bitlis ile güneydoğu Anadolu’daki bazı yerler üzerinde nüfuz sahibi olacaktı. Rusya’daki devrimin ardından Lenin’in bu gizli antlaşmayı açıklaması ile emperyalist ülkelerin Ortadoğu’ya yönelik planları açığa çıkmıştı.

Evrensel Basım Yayın tarafından yayınlanan kitapta, I. Dünya Savaşı ve öncesindeki gelişmeler ele alınarak batının Ortadoğu’ya ilişkin planlarının nasıl ortaya çıktığı üzerinde duruluyor. SykesPicot Antlaşması’nın hayata neden geçirilemediği, ancak birebir uygulanmasa da bu antlaşmanın ve çizilmiş haritanın geçmişe ve geleceğe dair neler anlattığı ortaya konuyor. 

SYKES PICOT’YA HERKES BAŞKA YÖNDEN KARŞI

SykesPicot Antlaşması, Naif Bezwan’ın da belirttiği gibi, hiçbir konuda anlaşması mümkün görünmeyen kesimler tarafından eleştirilebiliyor. Ancak eleştirenlerin hareket noktası farklı. Dönemin Başbakanı Ahmet Davutoğlu da Sykes-Picot’yu eleştiriyordu. Ancak onun eleştirisi, aslında paylaşım savaşında yer tutup kendi Sykes-Picot sathını yaratmak adına kamuoyu oluşturma çabasındandı. AKP Hükümetinin Ortadoğu politikası, Sykes-Picotlara karşı çıkma değil, bu tür anlaşmalarda pay alan taraf olma yönünde oldu. Diğer yandan Kürtler ise Sykes-Picot’da da bölgedeki paylaşım savaşının mağdurlarındandı. Anlaşma Kürtler için herhangi bir statü öngörmüyordu. Yapay sınırların böldüğü bir coğrafya öngörülüyordu Kürtler için. Sonrasında hayata geçen antlaşmalar da farklı olmadı.

Ortadoğu bugün “bataklık” olarak anılan bir coğrafya. O bölgenin nasıl bir “bataklığa” dönüştüğü, süreçteki en önemli dönüm noktaları ve bu bataklığın alternatifinin ne olduğu kitapta ayrıntılı olarak ele alınıyor. Yazarlar kendi üslupları, yaklaşımlarıyla dünüyle ve bugünüyle Ortadoğu’yu anlatıyor. Kürtlerin 19. yüzyılın başından itibaren konumundan Suriye’ye, Kuzey Afrika’dan bölge aktörlerine ve petrole kadar farklı konu başlıkları bir araya getiriliyor ve yapay haritaların gerçek vartalarını, yani uçurumlarını, tehlikelerini ortaya koyuyor.

KİTAPTA KİMLERİN YAZILARI ALIYOR?

“Bitmeyen Savaş Paylaşılamayan Ortadoğu” kitabında şu isimlerin makaleleri yer alıyor: Yusuf Akdağ, Enis Nakkaş, Mustafa Yalçıner, Hakkı Özdal, Sinan Birdal, İhsan Çaralan, Fehim Taştekin, Hasan Sivri, Erdoğan Aydın, Ayşe Hür, Fehim Işık, Naif Bezwan, Barış Avşar, Musa Özuğurlu, Yusuf Karataş, Najah Wakim, Ali Karataş, Abu Ahmad Fuad, Aydın Çubukçu, Demir Çalışkan, Ahmed Bahaaddin Şaban, Hamma Hammami. Kitaptaki Arapça çeviriler ise Bereket Kar, Demir Çalışkan ve Ali Karataş’a ait. (KÜLTÜR SERVİSİ)

Son Düzenlenme Tarihi: 12 Eylül 2016 22:11
www.evrensel.net