Çiftçiye günü kutlu olmadı

Çiftçiye günü kutlu olmadı

14 Mayıs Dünya Çiftçiler Günü dolayısıyla düzenlenen etkinlikte konuşan Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, çiftçilere bütün güçleri ile sahip çıktıklarını ifade ederek kişi başına düşen gelir ile gayri safi yurt içi hasıladan verileri sıraladı. Erdoğan, iktidarları döneminde tarımda yap

Dünya Çiftçiler Günü dolayısıyla Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) tarafından düzenlenen programa Cumhurbaşkanı Abdullah Gül ve birçok bakan katıldı. TZOB ve bazı bakanlıklar arasında protokoller imzalandı.

SULAMA KANALLARI BİTİRİLSİN

Protokol imza töreninin ardından konuşma yapmak üzere kürsüye gelen Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, “Kaynaklarımızı kullanırken, bütçelerimizi değerlendirirken önceliklerimizi iyi bir şekilde gözden geçirmek zorundayız. Özellikle sulama kanallarının bir an önce bitirilmesi Türk çiftçisini çok daha güçlü hale getirecektir ve üretim kapasitemizi çok daha büyük bir şekilde artıracaktır” diye konuştu.

TOPLULAŞTIRMA

Başbakan Erdoğan, yaptığı konuşmada tarım sektörünün en önemli yapısal sıkıntılarından birinin küçük ve parçalı araziler olduğunu belirterek “1961 yılından 2002 yılına kadar geçen 41 yılık dönemde toplam 450 bin hektar alanda toplulaştırma yapılabilmişti. Biz 2003-2011 arasında 1 milyon 291 bin hektar alanda toplulaştırma gerçekleştirdik. Hedefimizi 2023 yılına kadar ülkemizde toplulaştırma yapma miktarını 14 milyon hektarın tamamında bu uygulamayı yapıp bitirmek” dedi.

Erdoğan, “Hükümetlerimiz döneminde DSİ aracılığıyla büyük bölümü sulama amaçlı 1128 tesisi tamamlayarak hizmete sunduk. 11 milyon dekar alanı sulamaya açarak sulanan arazi miktarını 55 milyon dekara ulaştırdık. 2 milyon 250 bin dekar araziyi taşkından koruyarak 2 milyon hektara yakın alanı ağaçlandırarak toprağımızın ellerimizin arasından kaybolup gitmesini, zarar görmesini engelledik. Hayvancılık alanında ise Ziraat Bankası ve Tarım Kredi Kooperatifleri aracılığıyla 2010 Ağustosundan 2011 yılı sonuna kadar 6 milyar 322 milyon lira faizsiz kredi kullandırdık.” dedi konuştu.

Okul sütü projesine de değinen Başbakan Erdoğan, sütten zehirlenmelerle ilgili tartışmaların kasıtlı olduğunu ileri sürerek, yaşanan zehirlenmeleri görmezden geldi. Erdoğan, “Buradan bütün çocuklarımıza, bütün velilerimize sesleniyor ve okullarda dağıtılan sütleri gönül rahatlığı ile içmelerini istiyorum” dedi.

KUTLANACAK BİR DURUM YOK

Tüm Köy-Sen Örgütlenme Uzmanı Satılmış Başkavak ise çiftçilerin kutlanacak bir durumda olmadığını, her geçen gün yaşam koşullarının ağırlaştığını ifade etti. Başbakan Erdoğan’ın toprak toplulaştırılmasına dair açıklamalarını değerlendiren Başkavak, “Küçülen tarım arazilerini toplulaştırıyorlar. Ama AKP’nin yaptığı özellikle şirketlerin tarım yapabileceği yerlerde toplulaştırmalar yaparak şirketlerin tarım yapmasını kolaylaştırmak. Toplulaştırma yapılan yerlerde köylülerin pek bir çıkarı yok.” diye konuştu. Başkavak sözlerini şöyle sürdürdü: “Tarım Bakanı Mehdi Eker yakın zamanda bir açıklama yapmıştı. ‘Ya köylüler şirketleşecek, ya da şirketler tarım yapacak’ demişti. AKP ‘tarıma önem veriyoruz’ dese de tarımı tamamen kapitalist tarım tekellerinin yapacağı bir iş haline getirmektedirler. Ne kadar çiftçiler gününe katılsa da bugün itibarıyla tarım yavaş yavaş şirketlerin eline geçiyor.”

Tarım için çıkarılan yasalara da atıf yapan Başkavak, “Örneğin bir yasa çıkarıldı. Tarıma ayrılan pay GSMH’nin yüzde 1’inden az olamaz diye. Ancak şu anda bu rakam yüzde 0.7 civarında. Yani, bu kanunun hiçbir etkisi ve faydası yok. Dolayısıyla AKP ne desteği arttırdı, ne üretici köylünün yaşamını kolaylaştıracak bir olanak sundu.” dedi. (HABER MERKEZİ)


TÜM KÖY-SEN: BİR KÖYÜN TAMAMI HACİZLİ

Tüm Köy-Sen Örgütlenme Uzmanı Satılmış Başkavak, Dünya Çiftçiler Günüyle ilgili şu açıklamaları yaptı:
“Dünya çiftçiler gününü çiftçiler hiçbir yerde ‘hadi kutlayalım’ demiyor. Köylünün büyük bir çoğunluğunun da haberi yok. Köylüler borç içinde. Ellerindeki varlıkları bankalar tarafından haciz edilmiş durumda. Sakarya’da bir köyün arazisinin tamamı bir banka tarafından haciz edilmiş durumda. Bugünkü çiftçiler gününü, köylülerin bayram gibi kultama şansı yok. Soğan eken köylü geçen yıl ürettiği soğanı satamadı. Köylüler soğandan zarar etti. Buğday fiyatı yerinde sayar. AKP tarıma büyük fayda sağladığını söylese de  2002 yılında mozat 1 lira buğday 40 kuruş iken, 2012’de mozat 4 lirayı geçti buğday 50 kuruş. Buğday yerinde saymış, mazot 4 kat zamlanmış. Köylünün bu koşullarda üretim yapması çok zor.
2002 yılında doğrudan gelir desteği dönüm başına 16 liraydı. Biz doğru bir yöntem olmadığını söylüyorduk. Ama bugün durum daha da kötü. 2012’de yani bugün mazot desteği veriyorlar, tohum desteği veriyorlar, destek kaleminin adı çoğaldı ama bütün destekleri alan köylü en fazla 12 TL alıyor.
Sulama kooperatiflerinin hepsi ticarileşti. Bir şirketten su alır gibi su alıyor köylü. Toprağını sulaması zorlaşmış durumda. Bugün akan her su şirketler tarafından parsellenmiş durumda. Bu açıdan Başbakan ‘kanal tipi sulama’ dedi ama boruların hepsine sayaç takıldı.


PROTOKOLLER İMZALANDI

Programın başında davetlilere tarım sektörünü anlatan bir sinevizyon gösterimi yapıldı. Programda Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanı Eker, Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Şahin ve TZOB Genel Başkanı Bayraktar arasında ‘Tarım ve Çiftçilerin Eğitimi İşbirliği Protokolü’ imzalandı. Daha sonra Bakan Eker ile TZOB Genel Başkanı Bayraktar arasında çiftçilerin eğitimi, Orman ve Su İşleri Bakanı Veysel Eroğlu ile Bayraktar arasında da ‘Ziraat odaları matbaa organları kurulması ve tüm çiftçilerin ağaçlandırma çalışmalarına katılması’yla ilgili birer protokol daha imzalandı.

www.evrensel.net