Birleşik Metal’de yine bir temsilciyi görevden alma hadisesi

Birleşik Metal’de yine bir temsilciyi görevden alma hadisesi

Çiğli OSB'den 2 metal işçisi, Birleşik Metal'in işçilerin seçtiği baştemsilciyi görevden alması üzerine gazetemize mektup yazdı.

Bir metal işçisi
Çiğli OSB

Birleşik Metal-İş Sendikası İzmir Şubesi, kongreden beri sendika içi demokrasi, işyerlerinin iradesi üzerine yapılan tartışmalardan sonra, uzundur devam eden sessizliğini işçilerin seçmiş olduğu baştemsilciyi görevden alma ile bozmuş oldu. Öncesinde şubede temsilcileri görevden alma, temsilci seçimi isteyen işçileri işten attırma vb. yapılan yanlışlar gerek kongre öncesi gerekse kongre sonrası Evrensel’de epeyce haber oldu. Muhalif delegeler tarafından, gerek kongrede delegeler ve merkez yöneticiler önünde dile getirilmesiyle, gerekse genel merkeze gönderilen yazılarla bu bilgiler paylaşıldı. Kongrede yöneltilen eleştirilerin bir kısmı dolaylı olsa da kabul edilerek ve “Hatalarımızdan geri duracağız” denmesine rağmen en son Totomak işyerinde yapılanlarla şubenin değişmediğini bir kez daha göstermiş oldu. İşçi sınıfının bu kadar örgütsüzleştiği ve saldırıların bu kadar arttığı dönemde bu tip haberler almak bir sendika için en kötü, tabanı için en vahim olaylardan biri olmaktadır. Ama biz yine de işçilere değişim dönüşümün kendi ellerinde olacağını, sendikalarını asla yalnız bırakmamalarını söyleyelim.

TOTOMAK FABRİKASINDA NE OLDU?

Totomak fabrikasında, uzun bir eylemlilik süreci içinde toplu iş sözleşmesini bağıtladılar. Patronun yığınla işi olmasına rağmen işçilerin TİS taslağını kabul etmemesi, çok komik rakamlar önermesi, işçilerin sabrını zorlayan faktörler oldu ve grev sürecine kadar gidildi. Grev aşamasında sözleşme imzalandı. Bu dönem sonunda yapılan temsilci seçimlerinde uzun süredir temsilcilik yapan dönemin baştemsilcisi, baştemsilciliği seçimle kaybetti. İlk defa aday olan Metin, işçiler tarafından baştemsilci seçildi. İşte ne oldu ise bundan oldu. “7 Haziran genel seçimlerini tanımam” diyen zihniyetle temsilcilik seçimlerinde çıkan sonucu hazmedemeyen zihniyet aynı potada buluştu. Fabrikadan işçiler uzun süredir ilk defa elinde not defteri ile gezen temsilci gördü, işçilerin sendikaya yakınlaşması daha da arttı. Tabii bu durumdan şikayetçi olan bir grup da vardı. Sonuçta fabrikada bir düzen vardı ve bu düzene çomak sokmak olmazdı. İşyeri yönetim kademesinde homurdanmalar artık artmaya başlıyordu. Ve işte o gün geldi çattı, yönetimden birinin herkesin ortasında yeni seçilen baştemsilciyi azarlayıp hakaret etmesi işçilerde bir şeyler yapma, tepki verme refleksini doğurdu. Ve sendika temsilcisinin aldığı karar doğrultusunda aynı anda yemeğe gitmeme ve mesaiye kalmama eylemi yapıldı. “Bunu duyan sendika yönetimi her mücadeleci sendikacı örneği gibi apar topar fabrikaya geldi ve patrona ‘Siz temsilciye nasıl hakaret edersiniz’ deyip eylemi destekleyen bir konuşma yaptı” demek isterdim. Ama maalesef kendinden bekleneni yapan Şube Başkanı Ali Çeltek ve ekibi, fabrikaya gelerek baştemsilciye yapılan hakarete tepki gösteren işçileri azarlayıp eylemin bitmesi için toplantılar yaptı. Sonuç olarak, “Yıllardır burada sendikanın varlığı hissedilmiyordu Metin sayesinde hissettik diyen işçilere gözdağı verildi ve İzmir Şubenin disiplin kararı ile savunması bile alınmadan baştemsilci görevden alındı. Sendikanın o muazzam tarihine yazılacak bir kara leke ve literatüre geçecek sarı ve kızılın yanına turuncu sendikacılık.

ŞUBE BAŞKANINA BİR NOT

Şimdi bu yazıdan sonra geleneksel olarak, temsilciler kurulunda ya da telefonla temsilcileri arayarak, gazete haber kupürünü göstererek “Şubemizi yıpratmaya çalışan şer odaklarıyla Metin iş birliği yapmıştır” diyeceksiniz, fakat bu yazının yapılması, görevden aldığınız Metin ile ilişkimiz olduğundan değil, kara haberin tez duyulmasındandır.
Bu şekilde olumsuz yazılar değil, sendikal mücadelenin başarıları ve kazanımları üzerine yazmayı bizler daha çok isteriz. Ancak şunu da bilmeliyiz ki sendikal örgütlülüğe zarar veren gerçeğin haberleştirilmesi değil, bu keyfilik ve işçi karşıtı pratiklerin yaşanmasıdır.


İŞVEREN İSTER SENDİKA YAPAR

Bir metal işçisi

TOTOMAK’ta işçiler kendi seçtikleri temsilcilerini ezdirmemek için tepkisini dile getirdi. İşçiler, Baştemsilci Metin Bozkurt’un işçileri toplayıp ‘Söz karar işçilerindir içinizden bir tek arkadaşım dahi eylem yapılmasın derse bu eylem yapılmaz’ demesine, hep bir ağızdan sloganlarla eylem kararını destekleyerek cevap verdi. Ve Birleşik Metal-İş Sendikasının örgütsel gücünün ruhunu yaşamışlardır. Tabii şube yöneticileri fabrikaya gelip “Ne eylemi? Sendikamızın böyle bir kararı yok, biz bunu desteklemiyoruz.
Geçip çalışın, isteyen sendikadan istifa etsin” diyerek işvereni üzmemek adına her türlü işçiyi sindirme anlayışını sergiledi. Ve sonrasında işveren vekillerinin fabrika içerisinde gezip işçilere yönelik “Ayağınızı denk alın” gibi söylemleriyle, sendika işveren birlikteliğini açıkça gözler önüne serdi. Sonrasında işverenin istemediği, işçiler tarafından seçilen Baştemsilci Metin Bozkurt sendika tarafından savunması dahi alınmadan görevden alındı. Demek oluyor ki işveren ister sendika yapar.

www.evrensel.net