MICHA

MICHA'da anayasa yok sayılıyor

MICHA işçilerinin sendikal mücadelesi sürüyor. 300 işçinin çalıştığı işyerinde 2 günde 200 işçinin sendikaya üye olmasına çoğunluğu fazlasıyla yakalamasına rağmen işçilerin hakkı tanınmıyor.Türk Metal Sendikasının yetki için başvurduğu işyerinde işçilerin ifadesine göre taşero

Turan Kara

Türk Metal Sendikasının yetki için başvurduğu işyerinde işçilerin ifadesine göre taşeron firma yetkilileri işçilere sendikadan istifa etmeleri yönünde sürekli baskı yapıyor. Pek çok işçi yapılan baskılardan bunalsa da sendikalı olmaktan vazgeçmiyor. İşçiler, taşeron firma sahiplerinin de aslında işverenin çalışanı olduğunu belirtiyorlar. Bu kişilerin telefonlarla, arkadaşlarının evlerine giderek, işyerinde tehdit ederek sendikadan istifaya zorlandıklarını söylüyorlar.

Tehdit edilen işçilerden birisi, “MICHA’nın sahibi, işveren temsilcileri, taşeronların ceplerine paraları koyarak kapı kapı dolaşıyorlar ve arkadaşlarımızı kandırmaya çalışıyorlar. Onlara sendikadan istifa etmelerini, sendikacılar gittiğinde yüzde 25-30 zam vereceklerini, her türlü talepleri de dikkate alacaklarını söylüyorlar. Bu da yetmiyor eğer sendikadan istifa etmezlerse işten çıkarılacaklarını bir daha da bu organize sanayide, Aliağa’da hiçbir yerde iş bulamayacaklarını söylüyorlar. Hepimiz inanılmaz bir baskı altındayız” diyor.

İşveren temsilcileri ve taşeron şirket sahipleri son olarak işçilerin çay saatlerinde fabrika bahçesine çıkmasını yasakladılar. Çay saatinde toplu olarak çıkıp dışarıda bekleyen arkadaşlarıyla dayanışma için slogan atarak bahçeye gelen işçiler, işveren temsilcilerinin baskısıyla çay saatinde dışarı çıkamadılar.

ORGANİZE ABLUKAYA ALINDI

Dün de taşeron şirketlerden Gündüz Çelik isimli firma kendini feshederek yaklaşık 75 işçiyi işten çıkarttı. Fabrikadan çıkmak istemeyen işçiler bir süre bekledikten sonra fabrika jandarma ablukasına alındı. Daha sonra firma bütün işçilere çıkış belgesi vererek fabrikayı terk etmelerini istedi. Aliağa Organize Sanayi Bölgesi (ALOSBİ) girişine de polis ve jandarma yığınak yaparak giriş çıkışlara izin vermedi. ALOSBİ’de adeta olağanüstü hal ilan edilerek direnişteki işçilerin diğer işçilerle buluşması engellendi. Öğlen saatlerine doğru işçilerin işyerinden çıkmasıyla yoğun güvenlik önlemleri azalsa da, ALOSBİ giriş çıkışları denetleniyor.

Türk Metal yöneticileri ise paravan şirketler aracılığıyla işçilerin bölünmesine ve işten çıkarılmasına tepkilerini dile getirdiler. Bütün işçiler MICHA’nın işçisi olduğu halde sendikaya üye oldukları için firmanın iflas etmiş gibi gösterilerek haksız olarak işten atıldığını belirten sendikacılar, geceleri de işyeri önünden ayrılmıyor.

Kısa süre önce kurulan ALOSBİ’de Atik Metal, Aslan Damper gibi metal fabrikaları ile kimya fabrikaları ağırlıklı olarak bulunuyor ancak hiçbir işyeri sendikalı değil.

Bunun önemine de vurgu yapan sendikacılar MICHA işçisinin diğer işçilere örnek olduğunu belirtirken, işveren açısından da kötü örnek olduğunu onun için bu kadar baskı gördüklerini söylüyorlar.

BERGAMA’NIN YOKSUL KÖYLÜLERİ ÇALIŞIYOR

Önceleri işyerinde “Sendika sosyal hak istemez, hiçbir şeye sesini çıkarmaz, her şeyi kabul ederler” gözüyle bakılan bu işçiler, sendikal mücadeleye katılmalarıyla bütün işçiler arasında büyük coşku ve heyecan yarattılar.  Özellikle Bergama’nın yoksul köylülerini, işsiz gençlerini çalıştıran firmalar işçilere buralarda asgari ücretin altında ücretler veriyorlar.

Hatta taşeron firmalar tarafından “Onlara 500 de versen yeter, her şeyi köyden geliyor, daha ne istiyorlar” gibi aşağılanmaya da maruz kalıyorlar.

Bergama’dan geldiğini söyleyen bir işçiye bu durumun nedeni sorduğumuzda verdiği cevap ise dünyanın ilk 10 ekonomisi olmak iddiasını taşıyan Türkiye’nin içler acısı halini gösteriyor. “Bergama’da iş olanağı, fabrika diye bir şey yok. Askerliğini yapan gençler boş boş kahvelerde dolaşıyor. Ne yapsın bu insanlar, gasp mı, hırsızlık mı? Namusumla çalışır az kazanırım, çalıp çırpmam diye düşünüyor. Ailesinin toprağı olanlar ailesinin verdiği peynir, yoğurt, yağla geçimlerine katkı sağlıyor. İş adına esnafların yanında veya inşaat, hamallık gibi işlerde sigortasız 500 liraya mahkum oluyoruz. İş olanağı olmadığı için çalışmak zorunda olduğumuz için bu koşullara ses çıkaramıyoruz. Kim ister 600 liraya çalışmayı? Türkiye’nin her gün büyüdüğünü, zenginleştiğini söyleyenler bunları görsün” diyor. (İzmir/EVRENSEL)


DİSK ŞUBELERİNDEN MICHA’YA ZİYARET

MICHA işçileri yalnız kalmıyor. İşçiler önceki gün Türk-İş’e bağlı sendikaların yöneticilerinin ziyaretinden sonra dün de fabrikada çalışan işçilerin anne, baba, arkadaş ve yakınları ile DİSK’e bağlı Genel-İş üyesi belediye işçileri, Emekli-Sen ve Eğitim Sen yöneticileri ziyaret etti. Ziyaretçiler MICHA önüne varmadan otobüslerden inerek “Taşeron köleliktir taşerona hayır” pankartı arkasında sloganlarla fabrika önüne yürüdüler.

MICHA işçileri “MICHA işçisi yalnız değildir” sloganı atarak yaklaşan Aliağalı emekçileri, “Birleşe birleşe kazanacağız” sloganı ile karşıladılar. Taşeron işçiler adına konuşan işyeri temsilcisi Halis Güzeller,  “Bizler Aliağa Belediyesinde çalışan DİSK üyesi işçiler olarak sizlerin verdiği mücadeleyi destekleyeceğimizi ve sizi yalnız bırakmayacağımıza burada söz veriyoruz” dedi.

Petrol-İş Aliağa Şube Başkanı İsmail Doğan ise işçi sınıfının birlik içinde olmasının, birlik içinde mücadelenin önemine vurgu yaptı. Doğan “Bugün MICHA işçisinin sorununu kendi sorunumuz olarak görüyoruz, çünkü bu böyle. Yarın belediyede taşeron çalıştırılan işçi kardeşlerimizde sorun yaşadığında buraya koştuğumuz gibi oraya da hep beraber koşarsak ancak o zaman kazanırız” diye konuştu.
Türk Metal Sendikası İzmir 2 No’lu Şube Başkanı Süleyman Yıldırım da ziyaretçilere teşekkür ederek pazartesinden itibaren Aliağa Organize Sanayi Bölgesini bütün işçilerin, sendikalarla birleşerek panayır yerine getireceklerini, haksızlığa sessiz kalmayacaklarını söyledi.

www.evrensel.net