‘Yolun ucunda iktidarımız var’

‘Yolun ucunda iktidarımız var’

Halkların Demokratik Kongresi’nin (HDK) 1. Genel Kurulu bugün Ankara’da başladı. Ankara Alkadraz Düğün Salonu’ndaki buluşmada yapılan konuşmalarda, kuruluşundan bu yana “kendini tanımlama” sürecini tamamlayan HDK’nin, “kendini örgütleme ve bir halk örgütü olma” yolunda ilerlediği vurgulandı.

“Ucunda iktidarın olduğu bir yola” çıkıldığı ifade edilirken, salonuna, HDK’nin çeşitliliği ve zenginliği de yansıdı. Yakalanan birliğin nasıl büyütüleceği ve partileşme fikri, konuşmalarda öne çıkan başlıklar oldu.

‘HALKIN PARTİSİ OLACAĞIZ’

Demokrasi şehitleri anısına yapılan 1 dakikalık saygı duruşunun ardından divan başkanlığına TİHV Eski Genel Başkanı Yavuz Önen seçildi. Açılış konuşmalarını HDK Divan Kurulu üyesi milletvekilleri Ertuğrul Kürkçü, Levent Tüzel, Sebahat Tuncel ve Sırrı Süreyya Önder yaptı.

Konuşmalarda, tüm yurda yayılan 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü etkinlikleri, Newroz kutlamaları, 1 Mayıs mitingleri ve 6 Mayıs etkinlikleri “HDK’nin hangi güçleri, ne oranda birleştirebileceğinin bir göstergesi” olarak değerlendirildi. Vekiller, birlikteliğin büyütülmesi çağrısını yineledi.

Kürkçü konuşmasına, BDP başta olmak üzere HDK bileşenlerine yönelen baskı, gözaltı ve karalama kampanyalarına tepki göstererek başladı. “AKP diktatörlüğüne sesleniyoruz. Boşuna uğraşmayın. Bizi kriminalize edemezsiniz. Biz halkın arasından geliyoruz. Halkın sesiyiz, sözüyüz ve onların partisi olacağız” diyen Kürkçü, 2014 yerel seçimlerinde AKP’ye Türkiye’yi dar edeceklerini söyledi. Kürkçü sözlerini şöyle sürdürdü: “Biz halk iktidarı peşindeyiz. O yüzden bugünden işçilerin, köylülerin, kadınların, LGBT bireylerinin, Kürtlerin, Arapların, Rumların, Ermenilerin, doğaya karşı yapılan katliamlara karşı ayağa kalkanların örgütüyüz. Halkın yönettiği bir ülke için mücadele azmindeyiz. Bu yolun ucunda bizim iktidarımız var. Bizden öncekilerin ayak izlerine basarak yürüyoruz.”

‘NE AKP’NİN NE ERGENEKONUN PAŞASI’

Kürkçü, yaklaşan seçim süreçleri öncesinde bir siyasi parti çatısı altında örgütlemenin önemli olduğunu ifade etti. Partiye katılmayan bileşenlerin de HDK’de aynı haklara sahip olacağını belirten Kürkçü, “BDP, EMEP, SDP, ESP diğer parti ve hareketler hem kendilerini koruyacak hem de politik bir üst yapıda bir araya gelerek Türkiye’nin ana muhalefetini oluşturacaklar. Bunun nasıl olacağına dair önümüzde daha önceden bulunmuş bir icat yok. Bu sorunun cevabı yaratıcılık ve azmimize bağlı” dedi.

Yeni anayasa sürecine değinen Kürkçü, Türkiye’de savaş sürerken özgürlükçü değil, ancak militarist bir anayasa yapılabileceğini söyledi. Kürkçü, AKP’nin “darbelerle hesaplaşıyoruz” iddiasına da, “Fark yok. Bunlar da AKP’nin paşasıdır. Ne AKP’nin paşasını, ne de Ergenekon’un paşasını kabul ediyoruz” dedi.

‘AÇIKÇA KONUŞUN’

Kürt sorununda yaşanan gelişmelere ve Abdullah Öcalan’a uygulanan tecride de değinen Kürkçü, “Çıkın ortaya açıkça konuşun. Madem savaş istemiyorsunuz kiminle savaştıysanız onunla el sıkışacaksınız. O hükümeti sürükleye sürükleye görüşme masasına oturtacağız. Halk ne zaman taleplerini masanın üzerine koyar o zaman bunlar müzakere edilecektir” dedi.

‘İNADINA HALKLARIN KARDEŞLİĞİ’

HDK Divan Kurulu Üyesi ve BDP İstanbul Milletvekili Sebahat Tuncel de, kuruluş kongresinden bu yana yaşananların “AKP faşizmine karşı direnebilen tek yerin HDK olduğunu” gösterdiğini söyledi. Tuncel, “Daha da büyümek istiyoruz. Türkiye’nin devrimci dinamiğini ve muhalefetini birleştirmek istiyoruz. HDK, sadece belli dönemlerde bir araya gelme, bir dayanışma mekanı değil. Türkiye’nin demokratikleşmesi, Kürtleri ve diğer halkları özgürleştirmenin de bir zeminidir” dedi. Artan gözaltı ve tutuklamaların AKP’nin HDK’den korktuğunun bir göstergesi olduğunu belirten Tuncel, sözlerini şöyle bitirdi: “AKP göründüğü kadar güçlü değil. Biz ellerimizi birleştirirsek onlar asla orada duramazlar. Bizim bir araya gelmemizi engellemek için ‘puşi taktı’ diye, ‘Kürtçe gazete çıkarttı’ diye insanları tutukluyor. Bir kez daha diyoruz: İnadına devrim, inadına sosyalizm, inadına halkların kardeşliği.”

HDK Divan Kurulu Üyesi ve İstanbul Milletvekili Levent Tüzel, tüm dünyada olduğu gibi Türkiye’de de geniş kesimlerin baskı ve sömürüye karşı arayış içinde olduğunu belirterek, arayış içindeki bu kitlelerle buluşmanın acil bir görev olarak HDK’nin önünde durduğunu söyledi.

AKP’nin “ustalık dönemi” derken, “sermayeye hizmette ustalık” demek istediğinin artık herkes tarafından görüldüğünü kaydeden Tüzel, şunları vurguladı: “Yeni bir Ortadoğu’ya öncülük etmekten bahseden bu ülkenin yöneticilerinin ülkemize sunacağı ancak kanlı bir gelecek, işsizlik, yoksulluk ve sömürü olacaktır. AKP Hükümeti yanına katamadığı, sindiremediği kesimlere sopa sallamaktadır. Yeni anayasayı sadece siyasi bir argüman olarak kullanıyorlar. Başkanlık sistemi tartışmasıyla amaçladıkları da, kendi iktidarlarının, kendi statükolarının sürmesini sağlamaktır. Bunun arkasındaki faşist zihniyeti göstermek HDK’nin en önemli görevidir.”

8 Mart, Newroz, 1 Mayıs ve 6 Mayıs’ın HDK’nin kuruluş felsefesini kanıtlar nitelikte ve kitlesellikte geçtiğini belirten Tüzel, işçilerin, kır yoksullarının, üretici köylülerin, işsizlerin, sanatçıların, bilim dünyasının, cinsiyetçi şiddet mağdurlarının, ezilen ve yok sayılan halkların temsilcisi olan HDK’nin daha da büyüyerek yoluna devam etmesi gerektiğini sözlerine ekledi.

Kongreyi Kürtçe selamlayan DTK Eş Başkanı Ahmet Türk de, “HDK’nin değişim ve dönüşümün yolunu oluşturması çok önemlidir. Biz Kürtler olarak yanınızdayız, sizinle beraberiz. Sizinle birlikte mücadele etmek istiyoruz. Bu faşist gidişe dur diyebilecek tek güç buradadır. Kürtler, demokrasi güçleri ve devrimciler olmadan bunu başaramaz. Devrimciler de Kürt halkının özgürlük mücadelesini yanına almadan yoldaşı olmadan bir şeyi beceremez. Bunu da herkes görmelidir” dedi.

BDP Eş Genel Başkanı Gültan Kışanak konuşmasında, HDK’nin yoksulluğa, tekçi ve katliamcı zihniyete, kadın cinayetlerine karşı bir isyan hareketi olduğunu söyledi. Siyasetin halk eliyle yapılması gerektiğine vurgu yapan Kışanak, “Biz siyasi partiyi tüm toplumsal muhalefetin, direniş odaklarının, isyan hareketinin siyasal sistem içinde kendisini temsiliyet olanaklarına kavuşturabileceği bir araç olarak oluşturursak doğru yaparız” dedi. “Halk örgütlenirse o zaman siyasi parti doğru işler” diyen Kışanak, “Güçlü bir örgütlenme yaratamazsak, halk siyaseti yönetmezse parti bizi temsili demokrasiye mahkum eder” değerlendirmesinde bulundu.

Direnişteki Hey Tekstil işçilerini temsilen genel kurula katılan Melek Sönmez de, işçilerin sömürü, işsizlik ve iş cinayetleriyle kuşatıldığına dikkat çekti. 3 ayını geride bıraktıkları direnişte tüm kapıları çaldıklarını anlatan Sönmez, “Bize bir tek bu kapı açıldı. İçeri girdik, çözüm arıyoruz. 3 aydır sesimizi birlikte gürleştirdik” dedi. Sönmez’in konuşması sık sık, “Yaşasın işçilerin birliği, halkların kardeşliği” sloganıyla kesildi.

KESK Genel Başkanı Lami Özgen de, emekçilerin 1 Mayıs’ta yarattığı siyasi gücün HDK ile partileşmeye dönüşmesi gerektiğini ifade etti.

‘İŞYERLERİNDE VE SEMTLERDE ÖRGÜTLENMELİYİZ’

EMEP Genel Başkanı Selma Gürkan da, tüm baskı ve bölme çabalarına rağmen 1 Mayıs ve Newroz’un tüm yurtta kitlesel şekilde coşkuyla kutlandığını hatırlatarak, bunun başarılmasında HDK’nin önemli bir rolü olduğunu söyledi. AKP’nin “demokrasi” söylemi altında geniş kesimleri yedeğine aldığı dönemin artık sona erdiğini belirten Gürkan, hak arayan, özgürlük isteyen tüm kesimlerin baskı altına alındığını ifade etti.

AKP’nin kendisine verilen burjuva diktatörlüğünü sürdürme rolünü ustalıkla yaptığını kaydeden Gürkan, bu noktada emek ve demokrasi güçlerinin ne yapacağının büyük önem taşıdığını vurguladı. “Emekçilerin, ezilenlerin içine nüfus etmeliyiz” diyen Gürkan, HDK’nin fabrikalar, işyerleri, semtler ve sendikalar içinde daha geniş kesimlere anlatılması ve örgütlenmesi gerektiğini vurguladı. (Ankara/EVRENSEL)


‘MALZEMEDEN ÇALINMIŞ DEMOKRASİ’

HDK Divan Kurulu Üyesi ve İstanbul Milletvekili Sırrı Süreyya Önder’in konuşması sırasında BDP Milletvekili Erol Dora’nın sandalyesi kırıldı. Bunun üzerine Önder, “Sandalyenin de malzemesinden çalmışlar. Tıpkı bu ülkenin demokrasisi, yapılan anayasa gibi, malzemeden çalıyorlar” sözleriyle salondakileri gülümsetti.


KATILIMCILAR

BDP Eş Genel Başkanı Gültan Kışanak, Emek Partisi Genel Başkanı Selma Gürkan, SDP Genel Başkanı Rıdvan Turan, DTK Eş Başkanı Ahmet Türk, BDP Grup Başkan Vekili Pervin Buldan, BDP İstanbul Milletvekili Sırrı Süreyya Önder, İstanbul Bağımsız Milletvekili Levent Tüzel, BDP İstanbul Milletvekili Sebahat Tuncel, BDP Mersin Milletvekili Ertuğrul Kürkçü, Diyarbakır Eski Milletvekili Akın Birdal, Sanatçı Ferhat Tunç, KESK Genel Başkanı Lami Özgen, İHD Genel Başkanı Öztürk Türkdoğan ile çok sayıda Alevi kurumu, sendika ve demokratik kitle örgütünün de katıldığı genel kurulun açılışını TKP, Halkevleri ve Yeni Kıbrıs Partisi temsilcileri de izledi.

www.evrensel.net