26 Ağustos 2016 15:19

Üniversite, akademisyenin yazısına hapis istedi!

Niğde Üniversitesi, Araştırma Görevlisi Yasin Durak hakkında BirGün gazetesindeki yazısıyla ilgili soruşturma açtı ve 'lüzum'u muhakeme' kararı verdi.

Paylaş

Birkan BULUT
Ankara

Niğde Üniversitesi, Araştırma Görevlisi Yasin Durak hakkında BirGün gazetesinde yayımlanan yazısında Cumhurbaşkanı'na hakaret ettiği iddiasıyla soruşturma açtı ve “lüzum-u muhakeme” kararı verdi. Üniversite, bu kararla Durak'ın “1 yıldan 4 yıla kadar hapis cezası” talebiyle yargılanmasının yolunu açtı.

Niğde Üniversitesi, 8 Mayıs 2016 tarihli BirGün gazetesi Pazar ekinde yayınlanan “Ejderhaya Meydan Okumadan Kahraman Olunmaz” başlıklı yazısında “Cumhurbaşkanına hakaret ettiği” iddiasıyla Araştırma Görevlisi Yasin Durak hakkında hem idari hem de cezai soruşturma başlattı. Fen Edebiyat Faktiltesi Sosyoloji Bölümü'nde Kurumlar Sosylojisi Anabilim Dalı'nda Araştırma Görevlisi olan Yasin Durak'ın yazısının yayımlanmasından 3 gün sonra Rektörlük tarafından hızla açılan soruşturma sonuçlandı. Durak’a verilen uyarı cezasının ardından, soruşturma komisyonu tarafından bir de “lüzum-u muhakeme” kararı çıkarıldı. Hakkında yürütülen soruşturmanın yasalara aykırı olduğuna yönelik savunma yapan Durak’a “5237 sayılı TCK’nın 299. maddesine istinaden suçunun sabit görüldüğü” yanıtı verildi. Üniversite yönetimi yargı mercii gibi davranarak kendi personeli için “1 yıldan 4 yıla kadar” hapis cezası öngördü.

'KAMU VİCDANI ÇÖKMÜŞ DURUMDA'

Konuyla ilgili konuşan Yasin Durak “Benim yaşadıklarım birçok meslektaşımın yaşadıklarının yanında hiç kalır. Bugüne kadar Türkiye’de hakları ve özgürlükleri müdafaa etmeye yeltenen her akademisyen bir şekilde buna benzer saçmalıklarla karşılaştı. Bir Aziz Nesin öyküsüne tıkılmışız, çıkamıyoruz. Kamu bürokrasisinde örgütlenmiş yobazlık hüküm sürüyor. ‘Bizden değilsen sana yaptığımız her şey mubah’ motivasyonuyla hareket ediyorlar. Türkiye’de kamusal vicdan artık tamamen çökmüş durumdadır” dedi.

'BUNUN ADI İHBARCILIK'

Kararı değerlendiren Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi Siyaset Bilimi ve Kamu Yönetimi Bölümü’nden Yrd. Doç. Dr. Kerem Altıparmak burada hem idari, hem de cezai soruşturmanın söz konusu olduğunu söyledi. Normal koşullarda savcıların Cumhurbaşkanı'na hakaret iddialarında üniversiteden izin almaksızın soruşturma başlattığını belirten Altıparmak, “Burada ise enteresan bir durum var. Üniversite akademisyenin bir gazetede yazdığı yazıyı da akademik görevi olarak görüyor ve yaptığı soruşturma sonucunda adli makamların yargılamasına izin verdiğini söylüyor. Lüzum-u muhakeme bu anlama geliyor.  Ancak söz konusu yazıda Cumhurbaşkanına bir hakaret olduğunu düşünmüyorum. Üniversitenin bu izni vermemesini isterdik” diye konuştu.
Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi'nden Dr. Cenk Yiğiter ise “Bunun adı lüzumu-muhakeme kararı değil, ihbarcılıktır. Türkiye'de ifade özgürlüğü ve akademik özgürlük üzerindeki bu baskılar, uluslararası toplum nezdinde büyük ilgi görüyor. Şu anda devlet içinde hala bir takım unsurlar zaten yerlerde olan uluslararası itibarı daha da diplere çekecek bu tip uygulamalarla gelecekteki olası darbe teşebbüslerine bilerek veya bilmeyerek malzeme sunuyorlar” dedi.

ÖNCEKİ HABER

'Toplumsal barış için kadınlara ses verilsin'

SONRAKİ HABER

HDP Merkez Yürütme Kurulu: Bu yeni ve açık bir siyasi darbedir

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa