Adana'nın ‘Sarı Sıcak’ları

Adana'nın ‘Sarı Sıcak’ları

Halil İmrek Adana'nın 'Sarı Sıcak'larında Adanalıların 38-40 dereceyi bulan sıcaklarda nasıl serinlediğini yazdı.

Halil İMREK
Adana

Türkiye’nin en sıcak şehirlerinden biridir Adana. Adana’nın sıcağı kebabı, karpuzu kadar ünlüdür.Yaz ayları çekilmez olur. Bundan dolayıdır, Adanalı Yazar Yaşar Kemal, bu sıcaklar için “Sarı Sıcak” deyimini kullanması. 38-40 dereceyi bulan sıcaklık özellikle yüksek nem nedeniyle 50-60 derece hissedilir. 

“Asfalta yumurta kırsan pişer” dedikleri sıcaklarda güneş altında çalışan tarım, temizlik, inşaat işçileri ve fırın karşısında çalışan veya kebap-döner pişiren çalışanlar için sıcak daha da çekilmez olur. 

Bu kavurucu sıcaklar, yayla evleri ve deniz kenarında yazlıkları olanlar için rahat atlatılır. Dağdan ve denizden esen esinti sarı sıcağı bir nebze de olsa azaltır.

ÖLÜM KANALLARINDA SERİNLEYEN ÇOCUKLAR

Güneş Adana’yı ısıtmaya başladığında, Adanalıların önemli bir kısmı yaylalara ve deniz kenarına göç eder. Adana’da bulunanlar ise klimalı ortamlardan ayrılamaz. Çocuklarsa canları pahasına, Seyhan nehri, su kanalları ve belediyenin yaptırdığı cep havuzlarda serinlerler. 

SERİNLİĞİN ADRESİ YAYLALAR

500-600 metre yükseklikten sonra başlayan yaylalar, serinliğinin yanı sıra iğne yapraklı ağaçlardan oluşan ormanların sağladığı bol oksijenli havası ve görsel zenginlikleri nedeniyle yöre insanının yaşamında vazgeçilmez bir yer tutar. Adanalıların en çok gittiği yaylalar, Pozantı ve Tarsus bölgesindedir. Ayrıca Adana’nın köylerinden olanlar için yazları köy yeri tercih edilir.  Adanalılar yazları en çok Tekir, Bürücek ve Eski Konacık, Horzum, Çulluuşağı, Karsantı, Meydan, Armutoluğu, Kosurga, B, Ç, Kızıldağ ve Ağcakise - Başpınar - Bıcı yaylalarına kaçar.

TERCİH EDİLEN DİĞER BİR YER DENİZ

Serinlemek için denizi de tercih eden Adanalılar, en yakın sahil ilçeleri olan Karataş ve Yumurtalık’taki plajlara akın eder. Bu iki bölge dışında Mersin de çok tercih edilir. Mersin’de Tece’den Başlayıp, Susanoğlu, Kız kalesi, Taşucu’na kadar deniz kenarında çeşitli bölgelerde yazlığı bulunan Adanalılar, yazın önemli bir bölümünü buralarda geçirir. Yazlığı olmayanlarsa hafta sonu günübirlik veya iki gün için buralara denize gider. 

Susanoğlu, Kızkalesi’nde pansiyonlarda kalanların yanı sıra sahilde çadır kuranlar da az değil.  

EMEKÇİLERİN KARAVANI:RÖMORK

İnce kumu ve uçsuz bucaksız sahili ile Karataş Bahçe Plajı serinlemek için iyi bir tercih. Açık deniz olmasından dolayı çok dalgalı olan plaja belediye belli bölgelere -daha çok da yazlık evlerin, sitelerin bulunduğu noktalara- dalgakıran yapmış. Bu yüzmeyi kolaylaştırıp, rahatlatmış.

Karataş’ın köylüleri serinlemek için yaz boyu gelip yerleştikleri Bahçe Plajı’nı tercih eder. Adana şehir merkezinden gelenler de az değil. Bahçe Plajı derme çatma, marketi, lokantası, cafesi ile kalıcı bir yer izlenimi verir. En çok dikkat çekense römorkların barınak şeklinde düzenlenmesi. Köylüler, römorklar için “Bunlar da bizim karavanlar” diyor. 

Aileler, yazın önemli bir zaman dilimini deniz kenarında kurdukları çadırlarda veya römorklarda geçiriyor. İşe gidenler ancak hafta sonu denizdeki yaşama dahil oluyor. Yakın yerlerde olanlarsa günlük gidiş geliş yapıyor. Çocuklar zamanın önemli bir kısmını denizde geçiriyor. 

Deniz kenarında voleybol, futbol gibi sportif etkinliklerin yanı sıra, kâğıt oyunları, tavla ve okey de zaman geçirilen diğer oyunlar. Akşamları canlı müzik eğlenceleri de eksik olmuyor. Deniz kenarında kurulan yazlık yaşam bölgesini gezerken keskin rakı kokusu burnumuza çarpıyor. Hele bir de balık tutulmuşsa onun mangalı ve yanında rakısı ile ziyafet çekiliyor. 

Son Düzenlenme Tarihi: 10 Ağustos 2016 00:30
www.evrensel.net