‘Taraftarlar arası dostluk köprüsü kuracağız’

‘Taraftarlar arası dostluk köprüsü kuracağız’

Avrupa Futbol Taraftarları Ağı Yönetim Kurulu Üyesi olan Gençlerbirliği taraftarı Başar Yarımoğlu ile Uluslararası Taraftar Buluşması'nı konuştuk.

Faruk AYYILDIZ
İstanbul

Bu yıl İzmir’de düzenlenen “Uluslararası Taraftar Buluşması” darbe girişimi nedeniyle yarım kalmış olsa da etkinlikler devam edecek. Yarım kalan etkinliklerin Eylül ayında İstanbul’da devam etmesi beklenirken, uluslararası taraftar buluşmasının bir sonraki durağı Belçika olacak. Türkiye’deki organizasyonu ve bundan sonra neler yapacaklarını Avrupa Futbol Taraftarları Ağı (FSE) Yönetim Kurulu Üyesi olan Gençlerbirliği taraftarı Başar Yarımoğlu ile konuştuk. Yarımoğlu, farklı ülkelerden taraftarlar arasında dostluk ve mücadele köprüsü kurmayı hedeflediklerini söyledi.

Bu yıl İzmir’de düzenlenen uluslar arası taraftar kongresi darbe girişimi nedeniyle yarım kaldı. İlk gün etkinlikleri tamamlanabildi. Yapılabilen kısmına ilişkin neler düşünüyorsunuz? 
Talihsizlik ve hayal kırıklığı. Çünkü bu etkinlik için neredeyse bir senedir çalışıyorduk ve daha ilk günü tam anlamıyla tamamlayamadan etkinliği iptal etmek zorunda kaldık. Doğal olarak konuklarımızın güvenliğini de düşünmek zorundaydık. Gerçi darbe girişimi öncesi, esnası ve sonrasında yaşananlar ve birçok insanın hayatını kaybetmesinin yanında bizim derdimizin lafı olmaz. Onun için lafı daha fazla uzatmayacağım. Etkinliğe gelecek olursak aslında etkinliklerimiz Perşembe akşamı Alsancak’daki 6:45 Pub’da başladı. Burada açılış partisi düzenledik. Çok güzel eğlenceli bir gece oldu neredeyse sabaha kadar hep beraber, Avrupalısı, Güney Amerikalısı, İzmirlisi, Ankaralısı, Adanalısı, İstanbullusu tüm taraftarlarla muhabbet etme olanağı bulduk. Aynı gece iki de belgesel gösterimimiz oldu. Biri Alsancak stadı belgeseli (Alsancak Tarihtir Yok Edilemez) ve iki taraftarın tüm Türkiye’yi gezerek hazırladığı “Ayak Takımı” belgeseli. Her iki belgesel de özellikle yabancı katılımcılar tarafından beğeni ile karşılandı ve muhtemelen seneye Berlin’de 11mm futbol filmleri festivalinde gösterilecek. Buna aracı olduğumuz için çok mutluyuz. Cuma günü ise Tepekule kongre merkezinde sergiler ve panel oturumları vardı. Özellikle pankart sergisine bir çok taraftar grubu pankartları ile destek oldu ki bence muhteşem bir görüntü ortaya çıktı. Öte yandan Barış Karacasu’nun hazırladığı Türkiye futbol fanzinleri sergisi de görülmeye değerdi. Umarım ilerleyen aylarda bu sergiyi tekrarlama fırsatımız olur çünkü bence bu sergiyi göremeyenler çok şey kaçırdı. Tüm bunların yanı sıra, taraftarların stickerlarını yapıştırdıkları sticker duvarı ile FSE’nin, THD’nin ve çeşitli katılımcıların stantları da vardı. Panel oturumları kısmı da bence gayet tatminkardı. Özellikle ilk gün gerçekleşen “Bizim evimiz bizim stadımız” oturumu yani taraftarların kendi inşa ettikleri ya da inşasına katkıda bulundukları stat örnekleri çok etkileyiciydi. Özellikle bugünlerde tek tip, modern, çirkin ve taraftarın yok sayıldığı statların revaçta olduğu Türkiye’de, bu oturum bambaşka bir perspektif sundu bizlere. Öte yandan BoMoVu derneğinin desteği ile bir de atölye çalışmamız oldu. Burada mağdursuz küfür atölyesi düzenlendi. Son derece yaratıcı ve olaya farklı noktalardan bakmamızı sağlayan bir etkinlikti. Gece ise yine bir belgesel gösterimimiz vardı: “Railroad Allstars.” Guetemala’daki seks işçilerinin kurduğu bir futbol kulübünün hikayesini anlatıyordu bu belgesel. Belgesel esnasında Railroad Allstars gol attıkça herkesin ayağa kalkıp Goooool diye bağırması görülmeye değerdi. Sonrasında ise Cuma gecesi yaşananlar malum… Sonuçta Suriyeli mülteciler ile dostluk maçı gibi daha bir çok etkinliği de iptal etmek zorunda kaldık ama kısacası ben ilk günden memnunum. Eylül ayında muhtemelen etkinliği İstanbul’da devam ettireceğiz. Taraftarların İstanbul’daki etkinlik için THD, FSE ve Taraf-Der hesaplarını takip etmelerini öneriyoruz.

Farklı ülkelerden katılımlar oldu. Yurtdışından katılım beklentilerinizi karşıladı mı?
Yurt dışından yaklaşık 80 taraftarı ağırladık. Bunlar arasında en yoğun katılım Almanya’dan idi. Fortuna Düseldorf, FC St Pauli, TeBe Berlin, Union Berlin, BAFF (Almanya faal futbol taraftarları birliği), Borussia Dortmund, Fussball Fans Gegen Homophobie gibi kulüplerin taraftarlarının ve organizasyonların temsilcileri vardı. Öte yandan Polonya’dan, İngiltere’den (AFC Wimbeldon ve FC United of Manchester), İtalya’dan (AC Milan), Hollanda (Ajax), Yunanistan’dan, Rusya’dan (CSKA Fans Against Racism), Danimarka’dan (DFF-Danimarka Futbol Tarafatarları Birliği), Brondby IF), İspanya ve İskoçya futbol federasyonundan temsilciler ile Belçika ve Kuzey İrlanda milli takımları resmi taraftar temsilcileri, kulüp temsilcileri de aramızdaydı. Belki en kayda değeri de Sakaryaspor taraftarlarının (Metin başkana selam J) kendi organize ettikleri bir yardım kampanyası ile getirttikleri Güney Amerikalı taraftarlar oldu. Independiente ve Colon’dan temsilciler de vardı aramızda. Daha sayamadığım bir çok taraftar temsilcisi de vardı ama açıkçası bu 80 kişilik katılım bizim beklentimizin altında oldu. Çünkü geçmiş yıllardaki FSE kongrelerinde uluslararası katılım yaklaşık 200 civarında oluyordu. Tabi bunun Türkiye’deki politik ortam ve yaşanan terör saldırıları gibi çok anlaşılabilir nedenleri var. Özellikle de etkinlikten birkaç hafta önce İstanbul Atatürk Havaalanı’nda yaşanan terör saldırısı çok ket vurdu ve bundan sonra kimi iptallerle karşılaştık. Öte yandan FSE olarak etkinlik öncesi özellikle Avrupa’dan gelecek taraftarların kaygılarını gidermek için çeşitli girişimlerde bulunduk. Ama demek ki yeterli olmadı bu girişimlerimiz. Bundan biraz da bağımsız olarak aklıma gelmişken; bir başka girişimimiz ise EURO16 esnasında olmuştu. Bizlerin talepleri ile FSE’nin yaptığı resmi girişimler sonucu İstanbul’da hayatını kaybeden terör mağdurları için EURO esnasında maçların öncesinde saygı duruşu düzenlenmesini teklif ettik UEFA’ya ve kabul edildi biliyorsunuz.

Türkiye’den katılımı da konuşmak istiyorum. Kimlere davet yolladınız ve ne kadarı katıldı? 
Davet anlamında tüm Türkiye’deki profesyonel futbol kulübü temsilcilerine ulaştık. Aynı zamanda TFF’ye resmi ve gayri resmi kanallardan da ulaştık ve davet gönderdik. Bunun yanı sıra meclis spor komisyonuna ve siyasi partilere de resmi davet gönderdik. Ayrıca birçok taraftar grubunu da birebir kişisel temaslarımız üzerinden davet ettik. Bazı kulüp temsilci ve yöneticilerinden de olumlu yanıt aldık fakat onlar Cumartesi gelmeyi planlıyordu ki Cumartesi günü de etkinliğimiz iptal oldu zaten. TFF’den ise resmi başvurularımıza, FSE UEFA’nın resmi taraftar ortağı olmasına rağmen, herhangi bir olumlu ya da olumsuz yanıt alamadık maalesef. Biz katılmalarını canı gönülden istiyoruz. Bir de futbolda yaşananları bizden dinlesinler istiyoruz. Bakalım ne diyeceğiz? Ve hep dediğimiz gibi  bizler taraftarlar olarak sorunun değil çözümün ortağıyız. Futbol ortamında taraftar gibi önemli bir paydaşı sen çözümün dışarısında tutuyorsan sağlıklı bir çözüme ulaşman asla mümkün değildir. Türkiye ve Dünya futbol tarihi bunu kanıtlayan bir çok örnekle doludur. En barizi ise Almanya. Almanya futbol federasyonunun ve kulüplerinin taraftarlarla kurduğu iletişim ve organizasyonlar çok etkileyici ve Almanya futboluna kattığı değer de bence ortada.

Galatasaray, Fenerbahçe ve Beşiktaş’ın lokomotif tribün grupları (ultrAslan, GFB, çArşı) ile görüşmeleriniz oldu mu?Etkinliğe ne düzeyde katıldılar? 
Hepsiyle birebir görüştük. THD’den Burkal arkadaşımız İzmir’den kalkıp İstanbul’a gitti ve birçok taraftar grubuyla yüz yüze görüştü. Çoğundan da olumlu yanıt aldık. Beşiktaş Çarşı’dan temsilciler vardı. Ankaralı Ayhan aramızdaydı. Zaten çArşı kendi sosyal medya hesaplarından da etkinliğin duyurusunu yaptı. GFB’den de temsilciler vardı. Fenerbahçe tribünlerinden sadece GFB değil, Fenerbahçeliler Derneği, 1907 Unifeb ve Vamos Bien de aramızdaydı. Zaten Fenerbahçe tribünleri Gençlerbirliği ile beraber en kalabalık katılım gösteren tribün oldu. İzmir’e kalkıp geldikleri için hepsine teşekkür ediyoruz. UltrAslan’dan birkaç arkadaşımız Cumartesi günü geleceklerini söylemişlerdi. Aynı zamanda Çarşı da yine Cumartesi günü kitlesel katılım göstereceğini söylemişti ama Cumartesi’yi yaşayamadığımız için şimdi burada hariçten gazel okuyormuş gibi hissediyorum kendimi. Öte yandan etkinliğe kayıt yaptıran isimlere baktığımızda bu grupların yanı sıra Trabzonspor Vira, Amedspor Barikat, Adanaspor Kaplanpenche, Adanademirspor DevADS, Bursaspor Teksas, Beykozspor Boğazın Yargıçları, DÇ Karabükspor kırmızı-mavi gibi Türkiye’nin dört bir yanından tribün gruplarından kişisel ya da temsilci düzeyinde katılım bekliyorduk. Bir kısmı da Cuma günü salondaydı zaten. Bu noktada ve katılıma dair soru işaretlerinin yanı sıra, bizim girişimlerimiz dışında bir de medya gerçeği var. Passolig boykotu zamanında da olduğu gibi birçok medya kuruluşu kendilerine ulaşmamıza rağmen birçok taraftar temsilcisinin ve hatta federasyon ve kulüp temsilcilerinin katılacağı bu etkinliği görmezden geldi. Tabii ki bizlere yer veren kişilere ve medya kuruluşlarını bir kenara ayırıyorum ve teşekkür ediyorum. Ama maalesef bir kez daha anladık ki taraftarlara belli bir deli gömleği dikilmiş ve bu gömleği çıkarıp attığımızda görmezden geliniyoruz. İnsan ister istemez şunu düşünüyor: Taraftarların medyada yer alması için illa ki Fransa’da ırkçı, faşist bazı holiganların yaptığı gibi oraya buraya saldırması mı gerekiyor?

UEFA İLE SORUNLARI TARTIŞIYORUZ’

Birkaç yerde FSE’nin UEFA ile olan ilişkisinden bahsettin, bunu biraz açıklar mısın?
UEFA’ya karşı birçok taraftarın pek hoş duygular beslemediği bir gerçek. FSE de UEFA’nın resmi taraftar ortağı. Ama bu ortaklıktan dolayı her ikisini de aynı kefeye koymak yanlış olur. FSE’nin bu ortaklığı UEFA nezrinde taraftarların sesi olabilmekten ibaret aslında. Bir iletişim köprüsü kurmak. Mesela düzenli olarak UEFA ile en üst düzeyde gözden geçirme toplantıları yapıyoruz ve burada taraftarların yaşadığı sorunların iletilmesinde aracı oluyoruz ve UEFA yöneticileri ile birebir oturup bu sorunları tartışıyoruz. Mesela deplasman yasakları, saha ve tribün kapatma cezaları, e-bilet uygulamaları, maç saatlerinin belirlenmesi, statlara olan taraftarların erişimi, ulaşım, ırkçılık, meşale ve pankart yasakları gibi konular bunlar. Tüm bu konularda taraftarın sesi olmaya çalışıyoruz ve son derece de hararetli tartışmalar oluyor zaman zaman. Geçen yıllarda bu toplantılara Platini, Infantino gibi isimler de katıldı. Hatta bazı konularda ciddi ilerlemelerde sağlandı. Sonuç olarak UEFA bize para veriyor biz de onun sözcülüğünü yapıyoruz gibi bir durum yok ortada. Biz taraftarın sözcülüğünü yapıyoruz. 

‘SENEYE BELÇİKA’DA BULUŞACAĞIZ’

Bundan sonrasına ilişkin yol haritası belirlediniz mi? 
Tabi bu taraftar toplantıları burada bitmeyecek. Eylül ayı sonunda yine bir iki günlüğüne İstanbul’da olmayı planlıyoruz. Seneye Belçika’da buluşacağız. Öte yandan Türkiye’de Taraf-Der ve THD de taraftar hakları özelinde çalışmalarını devam ettirecekler. FSE de benzer şekilde çalışmalarına devam edecek. Yol haritası zaten belli. Sürekli bir deneyim paylaşımı ve taraftarlar arasında taraftar hakları mücadelesi hedefi doğrultusunda birliktelik sağlamak, iletişimi iyileştirmek. Bunda bir değişiklik yok. Düzenlediğimiz toplantılar, etkinlikler ve kampanyalarla bu ağları güçlendirmek istiyoruz. Fakat bir şeyden anında sonuç almak mümkün değil bunlar süreç meselesi.

PASSOLİG’E KARŞI MÜCADELE SÜRECEK

Yasak kalkmadı ancak passolig hala önemli bir gündem... Buna karşı mücadele sürecek mi?
Tabi ki sürecek. Sadece Türkiye’de değil. Tüm Avrupa’da. Geçtiğimiz yıllarda Danimarka, Polonya ve Belçika’da önemli bir kazanım sağladık. E-bilet uygulamaları ya iptal edildi ya da rafa kaldırıldı. Yine FSE üzerinden AB spor komisyonu ile olan ilişkilerimiz de devam ediyor. Bu komisyonun e-bilet uygulamalarının sporda şiddete, karaborsaya ve benzeri sorunlara çözüm olmadığına dair, hatta tam tersi bir etki yarattığına dair dikkate değer raporları var. Türkiye özelinde ise Taraf-Der’in verilen passolig kararına dair temyiz başvurusu oldu. Yine Taraf-Der’in Danıştay’a bir başvurusu var. Türkiye’deki taraftar hakları dernekleri pek tabii ki elinden geleni yapacak, hukuki anlamda mücadeleyi devam ettirecek ve konuyu gündemde tutmaya çalışacak.
 

Son Düzenlenme Tarihi: 10 Ağustos 2016 07:51
www.evrensel.net