Suriyeli mülteciler için değişen bir şey yok!

Suriyeli mülteciler için değişen bir şey yok!

İzmir’in Torbalı ilçesine tarla ve inşaatlarda çalışmak üzere gelen mülteciler zor koşullarda hayatlarını sürdürmeye devam ediyor.

Metehan UD
Dilan TAŞDEMİR
İzmir

 
İzmir’in Torbalı ilçesine tarla ve inşaatlarda çalışmak üzere gelen mülteciler zor koşullarda hayatlarını sürdürmeye devam ediyor. Mülteciler geldikleri ilk günden bu yana aynı sorunlarla baş etmeye çalışırken, vatandaşlık açıklamasından sonra da sorunlarının çözümüne dair adımlar atılmış değil. Bölgede sağlık taraması yapan Halkların Köprüsü Derneği de yabancı tanıtım kartlarının alınmasını ve sağlığa erişimin kolaylaşmasını istedi.

Kamuoyunda mültecilere yönelik çalışmaları ile tanınan Halkların Köprüsü Derneği, Torbalı’da yaşayan mültecilere sağlık ve saha taraması yaptı. Aralarında sağlık emekçilerinin, tıp öğrencilerinin ve çeşitli meslek gruplarından insanların da bulunduğu dernek gönüllüleri, mültecilerin yaşadığı bölgelere giderek, sağlık muayenesi yaptı ve yaşadıkları sorunları tespit etti.  Tarama esnasında dernek gönüllüleri yanlarında getirdikleri ilaçları hastalığı olan mültecilere verdi. Hastanede doktor muayenesi gereken durumlar ve devamlı tedaviye ihtiyacı olan hastalar da kayıt altına alınıp, hastanelere yönlendirildi.

İlk olarak Torbalı'nın kenar mahallelerinde başlayan taramada girilen evlerin hijyen koşullarından uzak olduğu görüldü.  Mültecilerin genellikle tek avluya bakan bir ya da iki göz odalardan oluşan evlerde yaşadıkları görülürken, her bir aile oturduğu bu eski, harabe evlere 250 ile 400 TL arasında değişen kira veriyor. Erkeklerin çoğu ya tarlada ya da inşaatlarda yevmiye usulü çalışıyor. Kadınlar ise evde çocuklarla ilgileniyor.

ÇADIRLARDA YAŞAM DAHA ZOR

Tarama sonrasında Bayındır yolu üzerinde demir yolunun hemen yanında kalan çadır bölgesinde devam etti. Çadırlar, mültecilerin çalıştığı domates tarlalarına yakın bir bölgeye kurulmuş durumda. Mülteciler, daha önce yaşadıkları ve yaşamaya daha elverişli olan çadır bölgesinde devlet zoruyla kovulmuştu. Çadır alanlarında onlarca aile , yüzlerce insan yaşıyor. Çadırlarda yaşam ise evlere göre çok daha zor. 40 derece havada çadırların içi de girilmeyecek kadar sıcak oluyor. Çadır bölgesinde ise tozdan dolayı durulmuyor. Bölgede temiz su kaynağı sadece bir depodan geliyor. Bölgede mültecilerin kendi imkanları ile kurdukları sadece 5 tuvalet varken, banyo bulunmuyor. Tuvaletlerde hiçbir temizlik yok. Çadır bölgesindeki mülteciler tamamiyle kaderlerine terk edilmiş durumda.

GEBELER  TAKİPSİZ, BEBEKLER AŞISIZ

Köprü gönüllüsü sağlık emekçilerinin tuttukları raporlara göre, yapılan sağlık taramasında bir çok mülteci de susuzluğa bağlı hastalıklar tespit edildi. Bu durum mültecilerin hayatlarını tehdit edecek aşamada. Çocuklarda ise çok yaygın solunum yolu enfeksiyonları var ve bir çoğu da enfeksiyona açık durumda yaşıyor. Yüksek ateşli çok sayıda çocuk bulunuyor. Temiz suya erişimin kısıtlı olmasına bağlı olarak bölgede bulaşıcı hastalıklar yaşanabilir. Kronik hastalıkların hepsi takipsiz kalmış durumda. Merkezdeki gebelerin kısmen takip edildiğini ama çadırlardakilerin takipsiz olduğu da ve çocukların aşısız olduğu raporlandı.

'HASTANELERDE DİL SORUNU YAŞIYORLAR'

Yapılan sağlık taraması ile ilgili gözlemlerini anlatan Halkların Köprüsü Derneği gönüllüsü Dahiliye Uzmanı Dr. Zeynep Altın, Torbalı merkezdekilerin yerleşik hayata geçtiği için kimlikleri olduğunu ifade ederek, “Hastaneye gidebiliyorlar ama çoğunun ortak ifade ettiği şey dil bilemedikleri için hastanede dertlerini anlatmakta zorlandıkları, işlerini yapamadıkları. Bir şekilde hastaneye ulaşsalar bile ilaçlarını alma aşamasına kadar çok fazla sıkıntı yaşıyorlar. Hastanede tercüman bulunmasıyla veya sağlık bakanlığının oluşturabileceği ayrı bir tercüme hattı ile çözülebileceğini gördük” dedi.

'KAMUSAL SAĞLIK HİZMETİ SAĞLANMALI'

Çadır bölgesinde yaşamanın da daha zor olduğunu vurgulayan Altın şunları söyledi: “Biz burada  bir sağlık taraması yaptık bir takım hastaları not aldık, onların hastalıklarının çözülmesi ve hastaneleri nakillerini sağlayacağız ama bunun dışında kamusal sağlık hizmetinin ciddi anlamda erişmesi, buradaki kişilerin hastalıklarının tedavisi için gerekli desteğin verilmesi gerektiğini düşünüyoruz.”

‘BÜROKRASİ KAYIT OLMALARINA ENGEL OLUYOR’

Halkların Köprüsü Derneği Başkanı Prof. Dr. Cem Terzi de, Suriyeli mültecilerin en büyük sorunlarının kayıtsız olmaları olduğunu ifade ederek, “Kayıt olmaya çalışıyorlar ama şu anda devlet kayıtları yapmıyor, müthiş bir bürokrasi işleniyor. Hiç kimse kimlik alamıyor artık. Kimliksiz oldukları için de hiçbiri hizmetlerden yararlanamıyor. Yaklaşık 6 aydır maalesef Türkiye böyle, geçişleri azaltmak için mi mülteci sayısını azaltmak için mi tam nedenini bilemiyoruz ama bu  insanlara kimlik vermiyor. Kimlik alamadıkları için de ulaşılması zor olan hizmetlere ulaşamıyorlar, bir an önce kimlik sorunu çözülmeli” dedi.

‘AB-TÜRKİYE ANLAŞMASI ÇALIŞMIYOR’

Mültecilerle ilgili son gelişmeleri de değerlendiren Terzi de şunları aktardı: “AB ile yapılan geri gönderme  anlaşması tamamen askıda , hiçbir işe yaramıyor, en son dışişleri bakanının vize muafiyeti olmazsa geri göndeririz demesinden sonra da geçişler artmaya başladı. O anlaşma zaten çalışmayacak kirli bir pazarlık meselesi olmaya devam ediyor. Durumu görüyorsunuz, tuvalet yok, su yok. Çoluk çocuk açlar, yemek buluyorlarsa yiyorlar. Domates tarlasından kazandıkları parayla geçinmeye çalışıyorlar. Buraya tekrar geleceğiz acil ihtiyaçları gidermeye çalışacağız ama durum çok kötü.”

www.evrensel.net