Halep, düğümü çözecek

Halep, düğümü çözecek

Suriye’de Halep odaklı şiddetlenen çatışmalar, Türkiye’de darbe girişimi ve gelişmeler ve Yemen’de barış görüşmeleri Arap basınının gündeminde.

Yusuf ERTAŞ
 Ali KARATAŞ

Suriye’de Halep odaklı şiddetlenen çatışmalar, Türkiye’de darbe girişimi sonrası gelişmeler ve Yemen’de dört aydır Kuveyt’te devam eden barış görüşmelerinin çökmesi Arap basınında haftanın belli başlı öne çıkan gündemleri arasında yer aldı. 

Haftanın son gününde, başını adını Şam Fetih Cephesi olarak değiştiren el Nusra’nın çektiği Suriye’deki muhalif/cihatçı grupların Halep’in doğusundaki Hükümet güçlerinin kuşatmasını kırdıkları duyurulurken, Suriye Hükümeti kaynakları bu haberi yalanladı. 

Rusya el Youm gelişmeleri “Güney batı Halep’in tüm eksenlerinde militanlardan şiddetli saldırı” başlığı ile okurlarına aktardı. Middle East Haber Sitesi de “Suriye muhalefeti doğu Halep mahallelerindeki kuşatmayı kırdığını duyurdu” diye yazdı.

Halep’teki savaşın Suriye’nin ve bölgenin geleceğini tamamen değiştireceğinin altını çizen Rai el Youm yazarı Abdulbari Atwan, önümüzdeki Eylül ayının başında Suriye heyeti ile “muhalifler”in heyeti arasında görüşmelerin başlayacağına dikkat çekti. Atwan, “Aslında bu gelişme Rus, Suriye, İran ittifakına; ‘Halep ve çevresinde muhalefeti ve güçlerini bitirmeniz için önünüzde dört haftanız var. Acele edin ve görevi bitirin’ demektir” yorumunu yaptı.

BİLGİ KİRLİLİĞİ

Halep ve çevresindeki çatışmalar konusunda değişik haber kaynaklarından birbirine zıt haberler gelmeye de devam ediyor. Suudi sermayeli el Hayat gazetesi, muhalif güçlerin Halep mahalleleri üzerindeki kuşatmayı kırdıklarını aktararak “Gözlemcilerin bu olayı rejim güçlerine karşı ‘siyasi ve askeri darbe’ olarak değerlendirdiğini” öne sürdü. Katar merkezli el Şark gazetesi de, “Suriye rejimi Halep’in güneyinde stratejik yerleri kaybediyor” başlığı ile gelişmeleri okurlarına aktardı. 

Middle East, “Suriye Demokratik Güçleri Menbic kentinin kontrolünü tamamen ele geçirdi” diye yazdı. El Kuds el Arabi ise “Suriye Demokratik Güçleri Menbic şehrinin tamamen kontrolleri altında olduğunu yalanladı” dedi.

YEMEN MÜZAKERELERİ ÇÖKTÜ

Dört aydır Kuveyt’te devam eden Yemen barış görüşmeleri, hiçbir anlaşma sağlanamadan bitirildi. El Arabiya gazetesi, Birleşmiş Milletler (BM) Yemen elçisi İsmail Ould Şeyh Ahmet’in cumartesi günü Kuveyt’teki Yemen görüşmelerinin sona erdiğini duyurduğunu aktardı. 

Middle East Haber Sitesi, “Şii Husi isyancılar ve eski Cumhurbaşkanı Ali Abdullah Salih’e sadık güçler, cumartesi günü Yemen’i yönetmek için kurulmuş bir konsey atadı” diye yazdı. Haber sitesi bu gelişmeyi, “BM arabuluculuğundaki barış görüşmelerine yeni bir darbe” olarak değerlendirdi. Ahram gazetesi ise “Yemen’deki çatışmaları sona erdirmek için açılan/kapanan Kuveyt görüşmelerinden dört ay sonra müzakereler çökmüş görünüyor” yorumunu yaptı.

TÜRKİYE’DE ‘TASFİYE’ DÖNEMİ

Arap basını, Türkiye’yi gündemine taşımaya da devam ediyor. Geçen hafta, Fethullah Gülen’in ABD’den iadesi ve AKP Hükümeti’nin temizlik hamlesi öne çıktı. Ürdün Gazetesi el Destur, “Türkiye, Gülen’in iadesi için ısrar ediyor ve temizlik hamlesini genişletiyor” diye yazdı. Suudi merkezli el Arabiya ise gündemi, “Türkiye iktidar partisi darbe girişiminden sonra tasfiye emri verdi” başlığı ile okurlarına aktardı. Lübnan’da yayımlanan an Nahar gazetesi yazarı Cihad el Zeyn ise “Hoşçakal Türkiye” başlığı ile son darbe girişimi ile Türkiye’nin model ülkeden, “İslam dünyasında yumuşak, gücü olmayan, Nijerya, İran ve Pakistan gibi ortalama hacimli sorunlu bir devlete” dönüşmesine dikkat çekiyor.


HALEP’TE SON BÜYÜK OPERASYONA DOĞRU

Abdulbari Atwan
Rai el Youm

RUS siyasi analist Vladimir Bejan süren Halep savaşını İkinci Dünya Savaşı’nın kaderini belirleyen Stalingrad’a benzettiğinde mübalağa ettiğini düşünmüyoruz. Bu savaşta Alman ordusu çökmeye başlamış ve sonunda hezimete uğramıştı. 

Halep’teki savaş, Suriye’nin ve bölgenin geleceğini tamamen değiştirecek. Çünkü mesele sahada savaşanların ölmesi ya da yaşaması. Hezimet çöküşün başlangıcını getirecek. 

REJİM VE MÜTTEFİKLERİ İLERLİYOR

Rus hava bombardımanları ile desteklenen Suriye Ordusu, Halep ve çevresinde büyük ilerleme sağladı. İdlip’e yaklaştı. Kastillo yolunu alarak muhalefetin ikmal yollarını kesti. Menbic’in dörtte üçünü alan Suriye Demokratik Güçleri’nin yardımıyla Suriye-Türkiye sınırının büyük bir kısmını kapattı. 

Hizbullah’ın seçkin birliklerini de kapsayan Suriye-İran ittifakı, bu savaşa bütün ağırlığını verdi. Kendi lehine bir sonucun çıkmasını istiyor. Şam Fetih Cephesi (önceden el Nusra’ydı) savaşçıları da üzerlerindeki kuşatmayı kırmak ve stratejik yerleri geri almak için aynı şeyi yapıyor.

RUS VE ABD UZLAŞISI

Rusya ile ABD arasındaki anlaşma Suriye ordusunun yeniden Halep’e hakim olmasına ve silahlı muhaliflerin ortadan kaldırılmasına yeşil ışık yakıyor. ABD’nin suskun pozisyonu bunu açıklamaktadır. Halep’i kırmızı çizgisi olarak gören Türkiye, başarısız askeri darbenin etkilerini ortadan kaldırmakla meşgul. Suriye’de “yeni Rus müttefikinin” politikalarıyla uyumlu. Lakin savaş kolay olmuyor ve uzayacak.

Amerikan-Rus stratejisi en azından içinde bulunduğumuz zaman içerisinde İslamcı militan grupların ortadan kaldırılmasına öncelik vermektedir. Bu, Halep çatışmalarında daha açık bir şe- kilde görülmeye başlanmıştır. Rusya da, Amerika da bu grupları kuzeybatı Suriye’de İdlip ve Halep’te toplamayı başardı. Sonraki adım ise bunları tamamen ortadan kaldırmak. Karada ilerleme ve keskin bombardımanların başlamasından bu yana gerçekleşen budur.

REJİM VE MÜTTEFİKLERİNE 4 HAFTALIK SÜRE

BM Suriye Özel Temsilcisi Staffan de Mistura’nın Yardımcısı Remzi İzzeddin’in, birkaç gün önce Şam’ı ziyaret etmesi tesadüf değildir. İzzeddin, Suriye Dışişleri Bakanı Velid Muallim ile görüştü. Önümüzdeki Eylül ayının başında Suriye heyeti ile muhaliflerin heyeti arasında görüşmeler başlayacak. Aslında bu gelişme Rus, Suriye, İran ittifakına; “Halep ve çevresinde muhalefeti ve güçlerini bitirmeniz için önünüzde dört haftanız var. Acele edin ve görevi bitirin” demektir.

Ağustos ayının başında altı ay sürecek olan geçiş sürecinin başlaması gerekiyordu. Sonrasında parlamento ve cumhurbaşkanı seçimleri yapılacak, 18 ay içerisinde yeni anayasa oluşturulacaktı. Lakin görünen, gelecekte Suriye destek grubunun yol haritasına ulaşmak için herhangi bir işaret bulunmadığıdır.


İSRAİL HALEP’TEN ENDİŞELİ

Zuhair ANDREW
Rai el Youm

İSRAİL’in resmi olarak Suriye’de beş seneden beri devam eden savaşa dahil olmadığına dair sahte beyanına rağmen, İbrani medyası Halep savaşını yakinen takip ediyor. Analizler Rus hava kuvvetlerinin terörist grupları vurması vesilesiyle Rusya tarafından desteklenen Suriye ordusunun başarılarından İsrail’in endişelerini yansıtmakta. 

İsrail’in Suriye-Rus askeri ilerlemesinden endişe etmesi, ABD’nin Ortadoğu’daki varlığının gerilemesinin göstergesi olmasından kaynaklanıyor. Burada soru, İsrail’in güvenliğiyle ilişkili. Arap meselesinde İsrail 2 televizyonunda analist olarak çalışan İsrail Oryantalisti Ehud Yaari’ye göre, Suriye ordusunun yani Beşar Esad’ın, Halep çatışmalarında başarı kazanması bütün Suriye’deki çatışmalarda başarı kazanması demek. Kanal On’da Halep savaşının Suriye cumhurbaşkanına yönelik sonuçları olacağını ifade eden Ortadoğu Uzmanı Zvi Ihzquili’nin ifade ettiği gibi,Esad’a beş yıldan beri devam eden kanlı savaşta kazandığını dünyaya kanıtlamak için altın bir fırsat verecek. 

Haaretz Ortadoğu analistinin ifade ettiği en önemli nokta, Halep savaşı çözülürse ABD planlarının çekmeceye gireceği.


HALEP’İN ÇÖZÜLMESİ, SURİYE’NİN ÇÖZÜLMESİ

Semih SAAB
an Nahar

HALEP bölgesel ve uluslararası çatışan taraflar için hassas bir siyasi alandır. Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, darbe girişiminin Suriye politikasını etkilemediğini kanıtlamaya çalışıyor. Körfez ülkeleri Halep’in tamamen rejim sınırları içinde olmasından hoşlanmaz. Rusya ve İran görüşme vakti geldiğinde zemindeki durumlarının güçlü olmasını istiyor. Ama rejim bakımından Halep Şam’a dokunulmazlık duvarını güçlendiriyor. 


HOŞÇAKAL TÜRKİYE

Cihad el ZEYN
an Nahar

TÜRKİYE kadim İslam aleminde son yıllarda İslam’ı demokratik ve ekonomik moderniteyle başarıyla barıştıran tek projeydi. Bu Türkiye şu an bitti. Türkiye jeopolitik olarak Karadeniz’de, Akdeniz’de, Ortadoğu’da ve Balkanlar’da önemli bir devlet olarak kalır. Lakin İslam dünyasında yumuşak, gücü olmayan bir devlete dönüştü. Nijerya, İran ve Pakistan gibi ortalama hacimli sorunlu bir devlet...

Hoşçakal Türkiye, çünkü son darbe girişimi “Türkiye rüyasını” sonlandırmıştır. Bugünden sonra Türk ordusu ile ilgili haberlere şaşırmıyoruz. Üçüncü dünya ülkelerindeki ordulardan gelen haberlerde yer alan ayrılmalar, tasfiyeler ve belki de daha fazla darbelerde olduğu gibi.


KUVEYT’TEKİ YEMEN GÖRÜŞMELERİ ÇÖKTÜ

Ahram 

Yemen’deki çatışmaları sona erdirmek için açılan/kapanan Kuveyt görüşmelerinden dört ay sonra, müzakereler çökmüş görünüyor. Hiçbir taraf müzakerelerin sona erdiğini ilan etmemiş olmasına rağmen açmaz bu hafta iki kez teyit edildi.

El Ahram, salı akşamı baskıya giderken, Yemen Cumhurbaşkanı Abdurabbu Mansur Hadi’nin uluslararası toplum tarafından kabul edilen hükümet delegasyonu, görüşmelerden ayrılarak Hadi’nin sürgünde olduğu Riyad’a çekilmişti.  

Yemen Dışişleri Bakanı ve Hükümet Heyetinin Başkanı Abdulmalik el Mehlafi, Hadi’ye danışmak için Kuveyt’ten ayrıldı.

Nisan’da başlayan görüşmeler, Husi isyancı grup tarafından devrilmesinden sonra Hadi’yi yeniden iktidara taşımak için Suudi Arabistan’ın bir askeri saldırı başlatmasından bu yana 16 ay süren çatışmaların sona erdirilmesi için bir siyasi çözüme ulaşması anlamını taşıyordu.

Hadi Hükümeti, 2216 sayılı BM Güvenlik Konseyi Kararının uygulanmasını talep ediyor. Husiler çözüm için bir taahhütte bulunmadan önce, bir geçiş hükümetinde iktidarı paylaşmanın yanı sıra, Suudilerin önderliğindeki saldırıların durdurulmasını istiyor.

Kuzey Yemen merkezli Husiler, 2014 Eylül ayında Sana’yı ele geçirdiler ve sonra Cumhurbaşkanı Hadi’yi ev hapsinde tuttular. Stratejik liman kenti Aden dahil olmak üzere Husiler birçok ilde ilerlerken Hadi, Güney’e kaçtı. Oradan da 2015 Martında hükümetinin sürgünde olduğu Suudi Arabistan’a kaçtı.

Husiler, Şii İslam’ın bir kolu olan Zeydi mezhebine mensuplar. Bu durum onları, kendi bölgesel müttefikleri ve Suudi Arabistan’ın rakibi Şii İran’a yakınlaştırıyor. Husiler aynı zamanda eski Yemen Cumhurbaşkanı Ali Abdullah Salih’in de müttefiki.

Savaş, daha fazla şiddete yol açmasının yanı sıra kelimenin gerçek anlamında ülkeyi ikiye böldü. 

Bugün Suudi Arabistan, Hadi’yi Yemen’de tekrar iktidar taşımaya veya Sana’yı “özgürleştirmeye”  hiç yakın değil. Şimdi Riyad tarafından desteklenen Hadi Hükümeti bir siyasi çıkıştan yana.

Savaşta yer almayan tek Körfez monarşisi Umman, son zamanlarda Riyad’ın Yemen’deki saldırganlığa önderlik etmesinin bir hata olduğunu ima ediyor. Çatışmalarda 6 binden fazla kişi yaşamını yitirdi ve 2.8 milyon Yemenli evinden oldu. Savaştan önce bile Yemen en yoksul Arap ülkesiydi. Bugün nüfusun en az yüzde 80’i acil insani yardıma muhtaç durumda.

Son Düzenlenme Tarihi: 07 Ağustos 2016 23:53
www.evrensel.net