Beybi Eldiven'de kiralık işçilik geldi  haklar gasbedildi

Beybi Eldiven'de kiralık işçilik geldi haklar gasbedildi

Dudullu Organize Sanayi Bölgesinde kurulu olan Beybi Eldiven ve Beybi Çuval farikasında çalışan işçilerin ekonomik ve sosyal hakları gasbediliyor.

Haşim DEMİR
İstanbul

Yıllardır üretim yapan Beybi Eldiven ve Çuval fabrikası daha önce ayrı iki fabrikada üretim yapıyordu. GREİF’in taşımasıyla birlikte iki fabrikanın tamamı GREİF’in bulunduğu ana binaya taşındı. Toplan 650 işçinin çalıştığı fabrikada kiralık işçi bürolarının elemanları cirit atıyor. Öyle ki Beybi’de kiralık işçi bürolarının gönderdiği işçilerin sayısı kadrolu işçileri geçmiş durumda. Yemekhane, çay ocağı, kafeteryaya, eldiven örme, ambalaj ve katlama bölümüne kadar her yerde kiralık işçi çalıştırılıyor. Farklı kiralık işçi bürolarından gelen işçilere kölelik koşullarında çalışma dayatılıyor. Kabul etmeyenler ya da düzeltilmesi için girişimde bulunanlar işten atılıyor. İş çıkışında ve servis güzergahlarında oturdukları, Taşdelen, Dudullu merkez, Emek Mahallesi ve Çekmeköy- Alemdağ bölgelerinde işçilerle görüştük. 

KADROLU İŞÇİLERLE KARŞI KARŞIYA GETİRİYORLAR

Beybi Eldiven Ve Çuval  Örme bölümlerinde çalışan 100 kadrolu işçiye fabrika içinde beyaz yakalı olarak adlandırılan teknik elamanlar gibi davranılıyor. Diğer taşeron ve kiralık işçilere ise köle muamelesi yapılıyor. Bu durumu işçileri bir birine karşı kullanma olarak değerlendiren işçilerden Sadık Gülaçtı, uygulamanın OSB’de bir çok fabrikada da uygulandığını belirterek “Patron, İnsan Kaynakları Müdürü ve şef bilerek isteyerek böyle bir uygulamayı hayata geçirdiler. Kadrolu işçiler 1800-2000 bin ve üzeri ücret alırken biz tüm haklarla birlikte ancak 1450 lira alıyoruz. Asgari ücretle başladık işe, 1300 lira alacaksınız dediler. Ama baktık ki Asgari Geçim İndirimimizi ( AGİ) kesmişler, şimdi BES diye bir yeni uygulama ile 50 ile 100 lira daha kesinti yapacaklar. Bu hükümetin bir oyunudur bize. Başkası AKP’ye darbe yapıyor, AKP’de işçilere darbe yapıyor. OHAL ilan edildikten sonra ustabaşılar, şefler ve müdürler bizi tehdit etmeye başladılar. Sıkıysa gelin bizi şikayet edin diyorlar. Biz ne dersek onu yapacaksınız diyorlar. İşçilerin yemekhane, kafeterya olarak kullanılan çay ocağında bir araya gelip konuşmaları bile yasaklandı. OHAL’i zaten fabrikada uyguluyorlar. Kadrolu, taşeron ayrımını istemiyoruz, kadrolu olmak ve iş güvencemizin olmasını istiyoruz” diye yaşadıklarını anlattı.    

‘İKİSİNDE DE KÖLESİN’

Neriman Çakmak adlı kadı işçi ise, daha önce GREİF de çalıştığını, o zaman taşeron işçisi olduğunu, şimdi ise kiralık işçi bürosundan gönderilen bir elaman olarak çalıştığını belirterek “Al birini vur ötekine. Yani taşeron işçilikle, kiralık işçilik aynıdır benim nazarımda. Birinde kölesin ötekinde de köle. Tek fark birinde oradan oraya para ile satılıyorsun. Bu çok zoruma gidiyor. Hasta kocam ve çocuklara ben bakmak zorunda kalıyorum. Tek yetişkin oğlum var oda askerde. Çaresizlikten dolayı bu işe girdim. Girmesem ne olur ki, yüzlerce binlerce işsiz insan var. Kadrolu ile biz aynı işli yapıyoruz. Hatta onlardan daha fazla çalışıyoruz. Ama ayırımcılık var. Patronlar bizi isteyerek bölüyorlar. Gece fazla mesaide dahil 1400 lira elimize geçiyor. Ölmeden sürünüyoruz” diyor

‘SOSYAL HAKLARIMIZ ELİMİZDEN ALINIYOR’

Sosyal haklarının hiçbiri yok diyen işçilerden Selvinaz Köklü ise, servis ve yemek hakkı hariç diğer sosyal hakların gasp edildiğini söyledi. Köklü, “6 ayı dolan işçilere verilen yarım ikramiye de, iki ikramiye hakkı kazanmış öteki arkadaşlarımızın ikramiyeleri de yarım ödeniyor. Hatta iki ay sonra ödendiği oluyor. Giyecek, gıda yardımı, yıllık izin, resmi ve dini bayramlarda hakkımız olan izin haklarımız yok sayılıyor. Senelik izne ancak bir hafta çıkabiliyoruz. Servis hakkımızı bile kaldırmayı düşünüyorlar. Bunun için Ümraniye, Sancaktepe, Sultanbeyli merkezli işçi alıyorlar. Beyaz yakalı diye bir sınıflandırma yapmışlar. Onlar bizim iki katımız ücret alıyorlar. Biz nasıl kölelikte kurtulacağız onu bilmiyorum. İşçi birlik oluşa bir şey olur. Biz birlik olmazsak sırtımıza semer vuran çok olur” diyor. 

‘TÜM ORGANİZE AYNI DURUMDA’

Mevlüt Çakar adlı işçi sosyal hakların tüm organize sanayi bölgesinde yok edildiğini söylüyor. Patronların bu işi sanayi odasında, işverenler derneğinde ve OSB yönetiminde kararlaştırdığına dikkat çeken Çakar, “Ben daha önce bir sendikanın üyesi olduğum için biraz bilgim var. Patronlar kesinlikle yapacakları zam miktarını, sosyal haklarda yapacakları kesintileri, ücret ayarlamalarını birlikte belirliyorlar. Patronlar fevri davranmıyorlar. İşçi örgütsüz olunca bu onların işine geliyor. Son bir yıldır patronların çoğunluğu taşeron işçi çalıştırıyorlar. Şimdi kiralık işçi bürolarından ve İŞKUR’un yönlendirdiği işçiler tercih ediyorlar. Çünkü onlara maliyet bakımından daha kolaylıklar sağlanıyor. Nasıl olsa sendikal örgütlenmede yok. Bunu iş edinen sendikada yok. GREİF de DİSK Tekstil örgütlendi de ne oldu. Şimdi oradan gelen arkadaşlarımız onlardan nefret ediyorlar. Biz o sendikayı istemiyoruz dediler. İşçiyi ihbar eden isimleri müdüre veren sendika olur mu diyorlar” diye konuşuyor. 

Son Düzenlenme Tarihi: 08 Ağustos 2016 07:45
www.evrensel.net