Alevilerin tercihleri, geleceklerine yön verecek

Alevilerin tercihleri, geleceklerine yön verecek

Uzun süredir içine kapanan ve iç sorunlarıyla uğraşan Demokratik Alevi Hareketi yeniden canlanma işaretleri veriyor. Sivas Katliamı’ndaki zaman aşımı kararından sonra sokaklara inen Alevilerdeki hareketlilik ne kadar sürer bilinmese de, bazı kararların alınma zorunluluğu kendini gösteriyor.Aleviler genel olarak doğal bir ayrışma süreci

Ergin Doğru

Aleviler genel olarak doğal bir ayrışma süreci yaşıyor. Siyasal duruşları, sisteme ve iktidara bakış açısıyla şekillenen bu ayrışma giderek belirginleşiyor.
Sisteme mesafeli olan ve Aleviliğin felsefi, direngen yönüyle yürümeye çalışan Demokratik Alevi Hareketi uzun süren iç sorunlarını kısmen de olsa çözme işaretleri veriyor. Yeni yapılan kongrelerin Demokratik Alevi Hareketinin gidişatını hangi boyutta etkileyeceğini göreceğiz. Giderek halkla buluşma ve diğer demokratik toplumsal güçlerle buluşma Alevi hareketine yeni bir soluk aldıracaktır. Demokratik toplumsal güçlerle buluşma, ortak hareket etme iradesi gösterme genel Alevilerin hak ve taleplerinin hayata geçirilmesinde önemli bir dayanak olacaktır. Emekçiler, Kürtler, ötekileştirilen, yok sayılan ezilenlerin oluşturacağı demokratik muhalefet Alevilere de kazandıracaktır. Bunun pratiğini Roboski ziyareti, Ankara direnişi ve İstanbul mitinginde gördük.
Elbette Demokratik Alevi Hareketinin toplumsal muhalefet dinamikleri ile buluşmasından ürken sistem de boş durmayacaktır.
AKP ve cemaat örgütlemesi olan Alevi derneklerinin kutlu doğum haftası kutlamalarından, demeçlerine kadar bakınca bu net anlaşılıyor. Alevileri bölmek ve sistem içi laiklik yedekliğinden, İslamcı asimilasyona tabi kılmak isteyen AKP ve cemaat tüm imkanlarını seferber ediyor. Dersim başta olmak üzere Alevi bölgelerinde yapılan çalışmalar Demokratik Alevi Hareketinin görmesi gereken tehlikedir.
Aleviler açısından asıl tehlike ise hâlâ Kemalistler tarafından sistemin yedek gücü konumunda tutulma çabasıdır. CHP eliyle alevi dermekleri üzerindeki hükümranlık pekiştirilmeye çalışılıyor. Bugüne kadar CHP zihniyetinin Alevilere kazandırdığı hiçbir şey olmasa da geleneksel alışkanlıklar, yaratılan sahte korkular ve Kılıçdaroğlu üzerinden verilen sahte umutlar ile aleviler hâlâ CHP’ nin arka bahçesi olarak tutulmaya çalışılıyor.
Türkiye’de yeni güç odakları oluşturulmaya iktidar kavgaları sürdürülmeye çalışılırken Alevilerin safını iyi belirlemesi gerekiyor. Bu güne kadar kaderine ölüm, acı, sürgün, dışlanmışlık düşen aleviler statülerini kazanma şansına sahiptir. Kendini sistemden ve yedek güçlerinin etki alanından çıkardıkça özgürleşecek ve özüne yakışır bir duruşun sahibi olacaktır.
Yaşanılan iktidar savaşlarında safını yanlış yerde belirlerlerse, egemenlerin tarihte oynadıkları uğursuz politikalara tekrardan maruz kalacaktır.
Ortada aslında geçmişte yabancısı olamadığımız iki yol var, bir tanesi Hızır Paşa sofrasında düşkün olmak, diğeri ise Pir Sultan’ların, Seyit Rıza’ların yolunda onurluca direnmek. Bu süreçte her Alevinin vereceği karar, düşkünlük ya da onurlu direnişe tekabül edecektir.
Aleviler bu coğrafyada büyük bedellerle varlığını sürdürmüştür. Ödediği bedellerin karşılığı olarak da herkes kadar özgür yaşama, inancının gereğini yerine getirme hakkına sahiptir. Sahte çıkar ilişkileri, asimilasyon politikaları ve korku siyaseti ile kimse Alevileri geriye çekme hakkına sahip değildir.
Burada asıl sorumluluk ilerici alevi örgütleri ve bireylerine düşüyor. Alevilerin çıkarının Kürt, emekçi, ötekileştirilenler, yok sayılanlarla birlikte hareket etmekten geçtiğini göstermek gerekiyor. Aleviler ne kadar Roboski’nin acısını hissederse kendisi ile ilgili saldırılarda Kürtleri yanında görecektir. Kürtler ne kadar Alevilerin yanında yer alırsa Roboski gibi Alevileri yanında görecektir. Pratikte sınanmış bu gerçek bu ülke mazlumlarının yegane çıkış yoludur. Unutmayalım ki acılarımızı hissettiğimiz oranda bu acıları yaşatan zalimlere karşı durabiliriz.

www.evrensel.net