Berdan Öztürk: Tek yol tam demokratikleşme 

Berdan Öztürk: Tek yol tam demokratikleşme 

HDP Ağrı Milletvekili Berdan Öztürk, 15 Temmuz darbe girişimi ve bundan çıkış yolları hakkında TBMM Genel Kurulu'nda konuşma yaptı.

Öztürk konuşmasında şunları söyledi: “Tarihi bir yol ayrımından geçiyoruz. Her yol ayrımı aynı zamanda bize tarihi fırsatlar da sunar. 15 Temmuz darbe girişimi de şu anda ülkeyi bir yol ayrımına getirmiş bulunmaktadır. Önümüzde iki yol bulunmaktadır: Ya tam demokratik bir Türkiye'yi evrensel hukuk ilkeleri etrafında inşa edeceğiz ya da otoriter bir düzenin anaforunda önümüzdeki yılları da çatışma ve kaosla geçireceğiz.

Tam bir demokratikleşme hamlesi başlatmak bu ülkeye kazandıracak tek yoldur. Ablukaların devam ettiği Şırnak'ta ve Nusaybin'de ablukaların tamamen kaldırılması ve herhangi bir yasaklı bölge kalmaksızın halkın bütün zararlarının tazmin edilmesi bu demokratikleşme hamlesinin ilk adımı olabilir. 

Siyasi soykırım operasyonlarıyla hapishanelere konan arkadaşlarımızın tamamının serbest bırakılması ve görevden alınan belediye başkanlarımızın görevlerine iade edilmesi de bu ilk adımı destekleyecek ve gerilimi düşürecek bir hamle olacaktır. 

Cezaevleri üzerinde sürdürülen tecrit politikalarının derhal son bulması ve uluslararası standartların uygulanması da toplumda görece bir rahatlamaya vesile olacaktır. Sürecin en önemli ve kritik halkası olarak müzakere masasını Sayın Öcalan'la birlikte yeniden kurarak Dolmabahçe Mutabakatını hayata geçirecek siyasi irade ve kararlılığın gösterilmesi gerekmektedir. 

Kürtleri ve toplumun diğer farklı kesimlerini dışlayarak, yok sayarak yeniden oluşturulacak bir hukuk sisteminin darbe mekaniğini besleyen, yeniden üremesini sağlayan bir sistem olacağını şimdiden hatırlatmak istiyoruz. Ortak bir vatanda herkesin eşit bir şekilde yaşayacağı yeni bir toplumsal sözleşmeye bu denli ihtiyaç varken, bir kez daha Kürtlerin ve diğer toplumsal kesimlerin reddi üzerine kurulacak bir yeniden yapılanma, geçmişte yaşanan sorunlardan daha büyük sorunlarla karşılaşmamıza neden olacaktır. Ülkede yaşayan bütün yurttaşların kendini güvende hissedeceği, herkesin kendi kimliği ve rengiyle yönetime katılacağı demokratik bir cumhuriyeti birlikte inşa etmemizin imkan dahilinde olduğu bir zamanda bunun tersi bir istikamette bir yol seçmek Türkiye halklarına hakaret ve haksızlık olacaktır.

En umutsuz zamanlardan umudu yeşerterek çıkmak hepimizin onur ve namus borcudur. Tarih yeniden sınıyor bizi. Özgürlüğün şafak vaktinde bütün umutsuzluklara inat umudu büyüterek, bütün kör baskılara karşı tarihsel haklılığımızdan güç alarak demokratik bir cumhuriyeti inşa etmenin zamanıdır. Bu parlamento kurucu bir görev üstlenerek, kangren haline gelmiş sorunların çözümünde ön açıcı olmak zorundadır. (ANKARA)
 

www.evrensel.net