İnşaatçı ve HES’çi  el ovuşturuyor

İnşaatçı ve HES’çi el ovuşturuyor

Kamu kurumlarında tasfiye ve hükümete istediği düzenlemeyi hayata geçirebilme olanağı sunan ortam sermaye gruplarına da yoğun fırsatlar sunuyor

Bülent FALAKAOĞLU
İstanbul

Kamu kurumlarında yaşanan yoğun tasfiye ve hükümete istediği düzenlemeyi istediği gibi hayata geçirilme olanağı sunan ortam sermaye gruplarına da yoğun fırsatlar sunuyor. 

Nisanda, Türkiye’deki ‘paralel bürokrasi’den yıldığını projelerini tamamladıktan sonra Türkiye’de iş yapmayı bırakacağını belirten Ali Ağaoğlu, “İş dünyasının önündeki engeller kalktı, yatırıma devam” derken Hükümet ÇED’de kolaylık için harekete geçti.    

Görevden alınan hakimlerin hukuksuz iptal kararını veren hakimler olduğunu iddia eden Ağaoğlu, Türkiye’de yatırımın önünün açıldığını ileri sürüyor. 

ASIL HUKUKSUZLUK NEREDE?

Ağaoğlu’nun, şimdiye kadar önü kesilen ve bu yıl başlatmak istedikleri Çekmeköy, Bağcılar, Yeniköy ve Bakırköy projelerinde 3 milyar dolarlık, enerji alanında ise 1 milyar dolarlık yatırımlarının devam ettiğini dile getirmesi şu soruları gündeme getirdi: Ağaoğlu acaba tarihi, çevreyi, doğayı koruma yasalarını şimdi daha kolay aşabileceğini mi, hukuksuzluğa göz yumulacak bir yargı mekanizmasının oluşacağını mı düşünüyor? 

Geçmişteki ilişkileri bu soruların haklılığını gösterecek cinsten. Hatırlanacağı üzere, Ali Ağaoğlu şimdi yurt dışında kaçak olan Savcı Zekerya Öz’ü, Dubai tatiline şirketinin parasıyla gönderdiğini itiraf etmişti. Ve hâlâ şu sorular açığa kavuşmadı: “Neyin karşılığında Savcı Öz Dubai’de ağırlandı? Bir şirketin bir savcıya 78 bin liralık bir bonkörlük yapması normal midir? Söz konusu ağırlama karşılığında ‘kirli’ işlerin üzerinin örtülmesinin önü açıldı mı?”

PATRONLARIN YENİ İSTEĞİ

Çevre ve Şehircilik Bakanı Mehmet Özhaseki’nin yaptığı ÇED zirvesi sonrası, “ÇED raporu alındıktan sonra 60 gün içinde dava açılmazsa, adalet yolu kapanacak” kararı alması başka bir tartışma konusu. Darbe süreci sonrası yatırımların desteklenmesi adı altında karar, “Eyvah doğa ve çevre tahribatının önü açıldı mı?” dedirtti. 

Zirvede sermaye grupları, yatırımlarının kapasite artışlarında yeniden ÇED raporu istek edilmesine yönelik sürecin yeniden düzenlenmesini istedi. Bu talebe göre bir düzenleme yapılırsa, kapasite artırımının çevreye etkisi söz konusu olursa bu görmezden gelinmiş olacak.

BAŞLAMIŞ YATIRIMDA ÇED İPTALİ ÖNLENECEK

Toplantıda, yargıdan dönen ÇED kararları da gündeme geldi. İş adamları, yatırımın ortasında ÇED raporlarının iptal edildiğini belirterek, “İki sene geçiyor üstüne ÇED raporu iptal ediliyor” dedi. 

Bakanlık yönetimi de bu sorunun çözümü için yasal alıştırma yapacaklarını belirterek, Çevre Kanunu’nda düzenleme yapılabileceğini kaydetti. Yetkililer, ÇED raporu alındıktan sonraki 60 gün içinde konunun yargıya taşınmasının mümkün olacağı, ardından ise hak yolunun kapanacağı bir düzenleme üzerinde çalıştıklarını anlattı. 

ÇED (Çevre etki değerlendirmesi) alınmadan yatırımların nasıl başladığını sorgulamak yerine patronlar hukuksuz başlasalar da projenin devam etmesini talep ediyor. Şayet söz konusu talep doğrultusunda bir düzenleme yapılırsa, enerji ve maden şirketleri doğayı koruyan yasalar karşısında elleri oldukça rahatlayacak. 

OHAL ortamını fırsat bilen hükümet ve sermaye, “mega projeler” dedikleri, büyük kent suçlarının önünü açmaya çalışıyor. ÇED vb. engelleri aşmaya imkan tanıyacak düzenlemelerin hayata geçirilmesini istiyor. 

www.evrensel.net