Darbenin Taraf’ı olanların yalanı

Darbenin Taraf’ı olanların yalanı

Taraf Gazetesi Yazarı Halil Berktay’ın 1 Mayıs 77 katliamını devrimci grupların iç çatışması olarak lanse etmesinin ardından tartışmalar devam ediyor. Bu suçlamanın arkasından Taraf gazetesinden Nabi Yağcı ve Ümit Kıvanç istifa etti. Taraf ve Bektay’a çevrelerden de tepki geldi. O dönem İstanbul’da Yurtsever Devrim

Cumali Akkaş

O dönem burjuva basının mitingin hesaplaşmaya döneceği yönünde kara bir propagandası olduğunu söyleyen Bulca, bu şekilde hem katılımın düşürülmeye hem de oluşacak bir provokasyona zemin hazırlandığını belirtti. Tüm bu çabalara rağmen fabrikalarda, okullarda, mahallelerde bu gerginliğin dışında haftalarca çalışıp en görkemli bir şekilde mitinge katılmayı hedeflediklerini ifade eden Bulca,  1 Mayıs günü Saraçhanede toplanıp Şişhane-Tarlabaşı üzerinden Taksim’e doğru yürüyüşe geçmiştik. Sanki bir insan seli Saraçhaneyle Tarlabaşı arasını kaplamıştık. Ben gençlik örgütünün yöneticisi olduğum için en ön sırada yürüyordum. O zamanlar Tarlabaşı hem bu kadar geniş değildi hem de direk Taksim’e açılmazdı. Bizim Taksim’e doğru yaklaştığımızı gören yüzlerce DİSK görevlisi Tarlabaşı’nın başında bir barikat kurdular. Bizim Taksim’i görebilmemiz için barikatı aştıktan sonra bir 20-30 metre daha yürümemiz gerekiyordu. Oradan da köşeyi dönüp Taksim’e ulaşmamız için de bir 30-40 metre daha yürümemiz gerekecekti. O zamanlar bu tür yürüyüş, miting veya cenazeler zaman zaman olurdu. Daha çok Dev-Genç’lilerle aramıza insanlardan oluşan barikatlar koyar o şekilde yürürdük. Bu sefer de alana girer alanın bir köşesinde yerimizi alırız diye düşünüyorduk” dedi.  

‘BİZDE SOPA DAHİ YOKTU’

O dönem DİSK’in kendilerini 1 Mayıs alanına almayacakları gibi bir fikirlerinin olduğunu aktaran Bulca, Tarlabaşı’nda DİSK’lilerin oluşturduğu barikatta göğüs göğüse bir itişme yaşadıklarını söyledi. Ancak bu itişmede hiçbir silah ve sopa benzeri şeyler kullanılmadığını vurgulayan Bulca, bu barikatta itişmeler devam ederken DİSK barikatının arkasında 20-30 metre ileride Taksim alanını da gören köşe başında o zamanlar BÖCEK diye tabir edilen motosikletten bozma Renault marka beyaz bir arabanın oradan birkaç el silah atıldığının altını çizdi.

DELİLLER MAHKEMEYE SUNULDU AMA…

Ardından yukarıdan mermilerin yağmaya başladığını dile getiren Bulca, yanında üç arkadaşlarının vurularak öldürüldüğünü söyledi. Arkasından panzerlerin Tarlabaşı’na girerek göz yaşartıcı bomba atmaya başladığını altını çizen Bulca, “Biz hemen arkamızdaki kitlemizi Tarlabaşı’ndan Kasımpaşa’ya doğru ara sokaklara çekerek korumaya aldık. Köşe başlarını tutarak kitlemizin Kasımpaşa içlerinde kaybolmasını sağladık. Taksim’i hiç görmediğimiz gibi Taksim’de yaşananlardan haberimiz bile olmamıştı. Bizim Taksim’e girmememiz için polisin saldırdığını zannediyorduk. Taksim’deki katliamı ancak yurda döndükten sonra öğrenebildik.                                                                                                                                              

Taksim’i hiç görmedik ama daha sonra avukatlarımızın mahkemeye sunmak için hazırladığı bir videoyu seyretmiştim. Orada sular idaresinin üzerinde sonradan görülen silahlı insanlardan önce, ellerinde tomsonlarla alana doğru ateş eden birileri çok açık bir şekilde görülüyordu. Bu video kayıtlarını avukatlarımız mahkemeye sunmuştu.

‘80 DARBESİNİN PROVOKASYON ZİNCİRİNİN BİR PARÇASI

Ayrıca İntercontinental otelinin 5. Katından, Kazancı yokuşunun başında Pamuk eczanesinin bulunduğu binadan, Yine Taksimin Tarlabaşı çıkışını da gören kısmındaki AP’nin bulunduğu binadan ateş açıldığını o günkü görgü tanıklarının söylediklerini de hatırlıyorum” diye konuştu. Tüm bu yaşanalar ortadayken birilerinin çıkıp 1 Mayıs 1977 katliamının devrimcilerin kendi içerisindeki hesaplaşmadan kaynaklandığını iddia edenlerin yalan söylediğini vurgulayan Bulca, bu kişilerin 12 Eylül 1980’e gidiş sürecini başlatan provokasyonlar zincirinin içerisinde yer aldığını belirtti. (AdanaEVRENSEL)

www.evrensel.net