Yüreğimizdeki hüzün

Yüreğimizdeki hüzün

Bir kış ayazında niçin toprağa karışmak ister insan? Soğuk tir tir titretirken yaprakları, buz kesmişken sabahın seher vakti ve sobada yanan ateş üşürken can nasıl karışır toprağa?Neyin özlemi?Hangi aşk ısıtırdı bu yüreği?Şaşkındı, Yeter Öğretmen; çünkü alışık değildi böyle şeylere. Yeter, candı. Ha

Bir kış ayazında niçin toprağa karışmak ister insan? Soğuk tir tir titretirken yaprakları, buz kesmişken sabahın seher vakti ve sobada yanan ateş üşürken can nasıl karışır toprağa?
Neyin özlemi?
Hangi aşk ısıtırdı bu yüreği?
Şaşkındı, Yeter Öğretmen; çünkü alışık değildi böyle şeylere. Yeter, candı. Hayata bir nehir gibi akandı. Sımsıkı bağlıydı hayata, çocuklarına ve öğrencilerine… Mutluydu, seviyordu yaşamayı, yaşatmayı ve yaşatılmayı. Ama kısa bir zaman sürdü bu mutluluk. Artık yaşayamıyordu güzellikleri ve yaşatamıyordu çocuklarına mutluluğu. Çünkü o da birçok öğretmen gibi ücretli olarak çalışıyordu bir okulda ve diğerleri gibi KPSS denilen insan seçme sınavından istenilen puanı almak için çabalıyordu. Üstelik eşinden de ayrı yaşamaktaydı. Ülkemizdeki kadınların yaşamış olduğu zorlukları yaşıyordu o da, şiddetli geçimsizlikten kaynaklı olarak ayrılmıştı. Çocuklarına en güzelini yaşatabilmek için tek başına bu düzenin beraberinde getirdiği sorunların üstesinden gelmeye çalıştı eşi olmadan.
Yapamadı, kaldıramadı…
Çare ölüm değildi tabi ki. O ister miydi toprağa karışmayı? Ateş bile üşürken bu soğuk havada kim ister çocuklarını bırakmayı… O da istemezdi çocuklarını O’nsuz yaşatmayı. Ama onu ölüme mahkum edenler vardı ve bunu başardılar, o toprağa karıştı. Artık sadece adı kaldı ve yaptıkları… O’nsuz yaşamak zorunda olan çocukları bir de…
O’nu toprağa karıştıranlar utanmalı…
Bu kaçıncı toprağa gidiş?
Bu kaçıncı intihar?
Bu SON olsun!...
Seni seviyoruz…
Yüreğimizdesin Yeter Öğretmen!

Arzu Adıyamanlı
Esenyurt/İSTANBUL

www.evrensel.net