Çözüm OHAL değil, daha fazla demokrasi

Çözüm OHAL değil, daha fazla demokrasi

Eskişehir’de bir araya gelen çok sayıda meslek odası, sendika, siyasi parti, dernek ve kişiler darbe girişimine ve OHAL uygulamasına tepki gösterdi. 

Eskişehir’de bir araya gelen çok sayıda meslek odası, sendika, siyasi parti, dernek ve kişiler “her türden darbenin karşısındayız!” diyerek, yaşanan darbe girişimine ve OHAL uygulamasına tepki gösterdi. 

KESK Şubeler Platformu, DİSK, TMMOB, Eskişehir Tabip Odası, ESMMMO, Hacı Bektaş Veli, Pir Sultan Abdal Derneği, Eğit-Der, Halkevi, Birleşik Haziran Hareketi, Yaşam Bellek Özgürlük Derneği, Genç-Sen, Emek Gençliği, Öğrenci Kolektifleri, EHP, EMEP, ESP, HDP, Devrimci Parti ve ÖDP temsilcileri ile CHP Eskişehir Milletvekili Prof. Dr. Gaye Usluer ve Odunpazarı Belediye Başkanı Kazım Kurt, önceki gün Eskişehir Tabip Odası’nda bir araya geldi.  

Açıklamayı yapan Eskişehir-Bilecik Tabip Odası Başkanı Hamit Güçlüer, “15 Temmuz 2016 gecesi Türkiye kanlı bir darbe girişimi ile karşı karşıya kalmıştır. Darbeler yüzünden yıllarını ve pek çok değerli evladını yitiren halkımızın bir kez daha karşı karşıya kaldığı bu darbe girişiminde bulunanları ve arkasındaki güçleri şiddetle kınıyoruz” dedi. Her zaman ve her koşulda demokrasinin, özgürlüklerin ve insan haklarının yanında, askeri ya da sivil her türden darbenin karşısında olduklarını belirten Güçlüer, darbenin engellenmiş olmasının ise demokrasinin kazanıldığı anlamına gelmediğini söyledi. Güçlüer, hedefi demokrasiyi tamamen askıya almak olan bu darbe girişimi sonrası OHAL ilan edilmesinin, tam da darbecilerin dayattığı bir yönetim biçiminin hayata geçirilmesi anlamına geldiğini söyledi. 

AKP iktidarının 15 Temmuz’dan önceki anti demokratik ve baskıcı tutumunu arttırarak sürdürme eğiliminde olduğu dile getiren Güçlüer, yürütülen soruşturma ve kamudaki açığa alma uygulamalarının tüm muhalif kesimlere yönelik bir “cadı avına” dönüşeceği endişesini taşıdıklarını ve ilan edilen bu OHAL ile temel hak ve özgürlüklerin gasbedileceğini, işçi ve emekçilerin kazanımlarının budanacağını ve doğa talanının hızlanacağını tahmin etmenin zor olmadığı söyledi. Yaşanan bütün bu olaylar karşısında üçüncü bir seçeneğin mevcut olduğunu belirten Güçlüer, “Bu seçenek demokratikleşmenin yolunun açılması, hak ve özgürlüklerin kullanımının teminat altına alınması, erozyona uğratılan laiklik ilkesine sahip çıkılması, içte ve dışta barışın tesis edilmesidir” dedi. (Eskişehir/EVRENSEL)
 

www.evrensel.net