19 Temmuz 2016 08:19

Kürt illerinde yaşanan ‘darbe’ değil mi?

Darbe girişimiyle batı da sokağa çıkan tanklar, şehirlerin üstünden alçak uçuş yapan uçaklar bölgenin aylardır rutin haline getirilmiş durumda.

Kürt illerinde yaşanan ‘darbe’ değil mi?

Paylaş

Hasan AKBAŞ
Diyarbakır

Darbe girişiminin başarısızlıkla sonuçlanmasının ardından AKP yetkilileri ve Cumhurbaşkanı Erdoğan milliyetçi, muhafazakar kesimleri ‘milli irade’ye  sahip çıkmak adına sokaklara döktü. Türkiye’nin bir çok yerinde sokaklara çıkılırken, uzun süredir ‘darbe’ koşulları yaşayan Kürt illerinde sokağa çıkan sayısı çok daha az oldu. Darbe girişimiyle birlikte badı da sokağa çıkan tanklar, şehirlerin üstünden alçak uçuş yapan savaş uçakları bölgede aylardır rutin haline getirilmiş durumda. Askerin seçilmiş iktidara ve cumhurbaşkanına darbe girişimine en sert cevabın verileceği söylenirken, bizzat siyasi iktidar bölgedeki halk tarafından seçilen belediye başkanlarının görevden alıyor, tutukluyor. 

TANKLAR SOKAKLARDA YÜRÜDÜ

7 Haziran’da AKP’nin tek başına iktidar olamaması ve HDP’nin başarısının ardından çatışmalar yoğunlaştı. ‘Özyönetim’ ilanlarının ardından ise sokağa çıkma yasakları geldi. Şimdi darbe girişiminde bulunanlara karşı dillendirilen ‘idam’ talebine cumhurbaşkanı Erdoğan ‘Her talebin değerlendirilmesi demokratik ülkelerde bir haktır’ karşılığını verirken Kürtlerin talepleri ablukaların, bombalamaların gerekçesi yapıldı. İlk önce kısa süreli başlayan ablukalar bazı yerlerde halen devam ediyor. 

Geçen yıl Silvan’da sokağa çıkma yasağının konulmasıyla birlikte ise bir ilk yaşanmıştı. Operasyon kapsamında Silvan’a tanklarla asker desteği verildi. Burada ilk kez bir yerleşim yerinde tank görüntüsü ortaya çıkarken, askerin de sivil şehir merkezlerindeki operasyonlarda görünürlüğü artırıldı. Tank ve askerin varlığı giderek bölgeden yaygınlaşırken, başta Diyarbakır merkez ve ilçeleri olmak üzere Şırnak, Batman, Hakkari, Mardin, Muş gibi daha birçok il de askerler şehirleri kuşattı. 

YÜZLERCE KİŞİ ÖLDÜRÜLDÜ

Bu operasyonlarda yüzlerce insan çeşitli şekillerde öldürüldü. Toplamda 5 kez sokağa çıkma yasağı ilan edilen Cizre’de ablukada kimliği belirlenen 200 kişi ve kimliği henüz belirlenmeyen ve kimsesizler mezarlığına defnedilen 59 kişi ile birlikte 291 kişi yaşamını yitirdi. Sokağa çıkma yasağı ilan edilen Silopi’de en az 60 kişi Sur’da kesin olmamakla birlikte 90’ı aşkın kişi, İdil’de 60’ı aşkın, Nusaybin’de sayıları net olmamakla birlikte 130’un üzerinde, Yüksekova’da da en az 98 kişi yaşamını yitirdi. Köylere yönelik konulan sokağa çıkma yasakları sonucunda da birçok kişi yaşamını yitirirken toplam sayılar hala net olarak bilinmemekte. 

BELEDİYELERE EL KOYMA HAZIRLIĞI

Bu tablo bölgede nasıl bir darbe vurulduğunun bir göstergesi olarak sunulurken, sokaklarda polis ve askerin izni dışında hiçbir adım attırılmıyor, yerel yönetimler etkisizleştirilmeye çalışılıyor. Özellikle darbe dönemlerinde görülen demokratik siyasete yönelik yöntemler, seçilmişleri görevlerinden uzaklaştırmayla ve tutuklamalarla sürdürülüyor. Yaşanan savaş konseptiyle birlikte gelinen süreçte DBP’li 106 belediyeden 25 belediye eş başkanı tutuklandı, 22 belediye eş başkanı görevinden uzaklaştırıldı, onlarca belediye çalışanı ve yöneticisi de çeşitli gerekçelerle tutuklandı. Cumhurbaşkanı Erdoğan ve AKP yetkililerince sık sık DBP’li belediyelere kayyım atanacağı açıklamaları ve hazırlıkları da dillendiriliyor. Belediyelere el koymanın darbe dönemlerinde yaşandığını belirten DBP Eş Genel Başkanı Sebahat Tuncel düzenlediği basın toplantısında,  “Belediyelere el koyma darbe dönemlerinde olurdu. Belediyelere el koymaya asla izin vermeyeceğiz. Halkımızla birlikte belediyelerimize sahip çıkacağız” demişti. 

SOKAĞA ÇIKANA KURŞUN

Sokağa çıkma yasaklarının uygulanmasıyla birlikte bölgede birçok ilde eylemler düzenlemiş, Valilik ve hükümet yetkililerince o dönem tüm eylemlerin ‘kanunsuz’ olduğu ilan edilmişti. Sokağa çıkma yasakları ve ölümleri protesto eden yurttaşlara sert müdahalelerde bulunulmuş, bölgede ‘yeni beyaz toros’lar olarak adlandırılan Ranger tipi zırhlı araçlarla eylem yapan yurttaşlara ateş açılmıştı. Sokağa çıkma yasakları kapsamında kepenk kapatma ve tepki yürüyüşleri sırasında Aralık ayında Koşuyolu Parkı yakınındaki protestolar sırasında özel harekat polisleri tarafından Şerdıl Cengiz (21) ve Şiyar Salman (18) isimli gençler öldürülmüştü.

ÖNCEKİ HABER

Baton Rouge’da sular durulmuyor

SONRAKİ HABER

Akar: Bedelli askerlikten 9 milyar 533 milyon lira gelir elde edildi

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa