Taşeron işçinin çocuğu kreşe giremez!

Taşeron işçinin çocuğu kreşe giremez!

Bozkaya Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde taşeron olarak çalışan Sevtap ve Engin Coşkun çiftinin çocukları Işık Nehir, kaldığı hastane kreşinden atılmak istendi. Hastane yönetimi, hastanede güvenlik görevlisi olarak çalışan baba Coşkun’u kreş önünde görevlendirerek kızını kreşe sokmamasını istedi.

Sinem Uğurlu

Baba Coşkun bu insafsız görevi kabul etmeyerek hastanedeki işinden istifa etmek zorunda kaldı. Taşeron olarak çalıştıkları gerekçesiyle kreş hakkından yararlanamayacakları söylenen aile, bu işin peşini bırakmayarak kızlarını tekrar kreşe aldırttı. Sağlık çalışanlarının da sahip çıktığı aile, yaşananların güvencesiz çalışmaktan kaynaklı olduğunu ifade ediyor.

TAŞERONSAN KREŞ DE YOK

Bozyaka Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde taşeron şirketlere bağlı olarak tıbbi sekreterlik yapan Sevtap Coşkun ve hastane güvenliğinde çalışan Engin Coşkun çiftinin üç buçuk yaşında olan kızları Işık Nehir, doğduğu günden bu yana kreş fiyatlarının pahalılığından dolayı annesinden uzakta, akrabalarının yanında yaşamak zorunda kalmış. Kreş fiyatlarının 500 TL’nin üzerinde olduğunu ve asgari ücretle geçinen bir aile olarak bu ücreti ödeyemeyeceklerini söyleyen anne Coşkun, “Sürekli şehir dışında, anneannesinde ya da babaannesinde kaldı. Bu duruma son vermek için hastanenin kreşine başvurdum ve kabul edildi. Ancak 5 ay sonra hastane yönetimi, taşeron olduğum için çocuğumun kreşte kalamayacağını söylediler. Ben buna itiraz ettim” diye konuştu.

BABAYA ‘KIZINI KREŞE ALMA’ TALİMATI

Ancak, hastane yönetiminin çocuğunun kreşten çıkması konusunda sürekli baskı yaptığını söyleyen Coşkun, hatta hastane yönetiminin güvenlikte çalışan eşi Engin Coşkun’u yanına çağırıp, “Seni kreşin önünde güvenlik olarak görevlendiriyorum. Eğer, kızını içeri alırsan ‘İşini suistimalden’ seni işten çıkarırım” dediğini anlattı. Bu durumu kendisine yediremeyen ve hakaretlere tahammül edemeyen baba ise istifa etti. Yani hastane yönetimi, taşeron olarak çalışan anne ve babayı karşı karşıya getirdi.

HASTANE ÇALIŞANLARI SAHİP ÇIKTI

Bu yaşananlardan sonra, hastane yönetimi kapıya güvenlik görevlisi koyarak, üç gün boyunca kızları Işık Nehir’i kreş kapısından geri çevirdi.

İşine, çocuğu kucağında devam eden anne, hastane yemekhanesinde hastane çalışanlarına üzerinde, “5 ay önce kreşe alınan kızım Işık Nehir, şimdi taşeron olmam gerekçe gösterilerek kreşten atılmış ve kapısına güvenlik konularak içeri girmemiz engellenmiştir. Siz de benimle bu ayrımcılığa sessiz kalmayın” yazılı bildiriyi dağıttı. Sağlık çalışanları da Işık Nehir ve annesine sahip çıkarak yalnız bırakmadı. Bunun üzerine geri adım atan hastane yönetimi Işık Nehir’in, durumu netleşinceye kadar kreşte kalmasına izin verdi.

Işık Nehir Coşkun, yeniden arkadaşlarına kavuştu. Ancak anne Sevtap Coşkun, “Ama benim içim hala rahat değil. Yarın öbür gün arayıp, çocuğunuzu alın diyebilirler” diyerek hala tedirgin olduğunu belitti.

GÜVENCESİZ ÇALIŞMANIN SONUÇLARI

Taşeron olarak çalıştıkları için hastane yönetimi tarafından sürekli aşağılandıklarını ifade eden anne Coşkun sözlerini şöyle sürdürdü: “Sürekli ikinci sınıf vatandaş muamelesi görüyoruz. Yüzümüze taşeron olduğumuz çarpılıyor ve sağlık personeli olduğumuz kabul edilmiyor. İşten çıkarmakla tehdit ediliyoruz. Bunlar hep güvencesiz çalışıyor olmanın sonuçları. Hastanede hep küçümseniyoruz ve yerin dibine sokuluyoruz. Bana süt iznimi de doğum iznimi de kullandırmadılar. O zaman ses çıkarmadık taşeronuz diye. Ama beni çocuğumdan ayırmak istediler. Bir de başbakan üç çocuk doğurun diyor. Bir çocuğu bile kreşe bırakma hakkımız yokken, üç çocuğa nasıl bakalım.” (İzmir/EVRENSEL)


KANUNA VE RAPORA RAĞMEN KREŞE ALINMADI

Anne Sevtap Coşkun’un elinde aynı hastaneden kızı hakkında alınmış “Annesinden uzun süre ayrı kaldığı için ağır derecede ruhsal sorun yaşadığı için annesinin yanında kreşte kalmasını” öneren rapor olmasına rağmen, kızının kreşte kalmasına izin verilmedi.
Bu süreçte, sabırla her yere başvurduğunu ifade eden Coşkun, “Bakanlıklara başvurdum ama hepsi ‘Bu durum bizi aşar’ dedi. Ben şunu anladım, bu devletin benim için yapacak hiçbir şeyi yokmuş. Çaldığım tüm kapılar yüzüme kapandı” dedi.
Ayrıca 8 Ocak 2012’de Resmi Gazete’de yayınlanan “Kamu tesislerine ilişkin Maliye Bakanlığı Tebliği”nin 8. Maddesinde, “Bir kurum veya kuruluşun personeli veya emeklisinin, eşleri, üst ve alt soyları, o kurum veya kuruluşun eğitim ve dinlenme tesislerinden, misafirhaneleri, kreş ve çocuk bakım evlerinden kurum personeline uygulanan tarife üzerinden yararlanacaklardır” diyor.
Buna göre Coşkun ailesinin de, kreş hakkından yararlanabileceği de açık bir şekilde ifade edilmiş.

www.evrensel.net