Susuzluktan öldürülen işçiler!

Susuzluktan öldürülen işçiler!

El Salvador’da binlerce şeker kamışı işçisi çalışma koşullarının tetiklediği ölümcül bir böbrek hastalığı nedeniyle ölüyor.

Arwa ABURAWA
el Cezire

Saat 4 ve henüz sabahın ilk saatleri, ama Apopa caddeleri hayat dolu: ucuz sıcak popusa tezgahları (mısır ekmeği ile doldurulmuş), kıkır kıkır gülen gruplar halinde gezen okul çocukları, sıcak kahvelerini yudumlayan banliyö sakinleri ve yolcularla tıka basa dolu otobüsler. Çevirmenimiz Sofia Alvarenga “İşte bu çete şiddeti” diye açıkladı. “Herkes işini çeteler uyanmadan önce yapmak ister.”

BİR YILDA 6 BİN 600 CİNAYET İŞLENDİ

El Salvador’da, günün başlaması bile çeteler tarafından belirlenir. 2015 yılında, bu küçük Orta Amerikalı ulusunu dünyanın cinayet merkezi haline getiren 6 bin 600’den fazla insan öldürme vakası yaşandı. Bu yılın ne kadar ölümcül olup olmayacağını görülecek. Başkent San Salvador’un bir belediyesi olan Apopa yayılan çete şiddetinin merkez üstü durumda. Şehrin varoşlarında giderken bizimle birlikte seyahat eden polis koruması yerel bir polis merkezinden yardım çağrısı alıyor ve yanımızdan ayrılıyor. Şimdi, Apopa’da işlek bir petrol istasyonunda bekliyoruz. Benim bir el Cezire belgeseli için katıldığım araştırmacı ekibi, her nasılsa, çete şiddeti ile ilgili değil.

HASTALIKLAR NEDENİYLE 10 YILDA 20 BİN ÖLÜ

Onlar, medyanın gözden kaçırdığı bir salgını araştırıyor. Orta Amerika genelinde 10 yılda tahmini olarak 20 bin insanı öldüren sinsi bir salgın. Nikaragua ve El Salvador’da AIDS, lösemi ve diyabetin toplamından daha fazla insanın öldürdüğü biliniyor. “Orta-Amerika Nefropati” diye adlandırılıyor, ayrıca CKDu olarak da biliniyor. Kronik bir böbrek hastalığı biçimi ve tıbbi topluluklar hâlâ nedenini saptamaya çalışıyor.

Ziyaret ettiğimiz şeker fabrikası tarafından ayarlanan koruyucu polis ekibi geri döndü.  Sorunun boyutlarını araştıran doktor, araştırmacı ve hemşireleri taşıyan otobüs ve arabaların önüne geçti. Çamurlu yol boyunca geçen birkaç saatten sonra, 35 kilometre uzaklıkta Los Almendros’taki geniş şeker kamışı tarlalarına vardık...

ŞEKER KAMIŞI KESİCİLERİ

Karamel, çürük ve tatlının baygın kokusu sabah havasını kaplıyor. Şafak ışığı hızlıca gözden kayboluyor ve şeker kamışı kesicileri yükselen nem ve sıcaklığı geride bırakmak için hızlı bir şekilde çalışıyor. Nem sırtlarına yapışıyor ve yüzlerinden damlıyor. Şeker kamışı kesilmeden önce sıcaktır ve tarlaların sessizliğini sadece kıyılmış kamışların düşüşü ve yaprakların hışırtısı kesiyor. 39 yaşındaki Ermando de Jesus Hernandez, bilenmiş palayı sallarken, şeker kamışı dizisi büyük bir gürültüyle yere düşüyor. Uzun yaprakların arasında, erkek şeker kamışı işçi grupları görünüyor. Kibar bir ‘Buenos Dias’tan sonra yeniden kayboluyorlar. Günün sonunda, Hernandez’in tişörtü ve kotu, siyah kül ve terle kaplanmış oluyor. Gün sonunda şeker kamışı tartılacak ve Hernandez’e genellikle 3 ila 4 dolar arasında bir ücret ödenecektir.

Hernandez ilk olarak 14 yaşında palayı eline aldı, tarlada ve tarla dışında çalıştı, şeker kamışı kesme işinde toplamda 12 yıl geçirdi. Geçen yıl, her nasılsa, kestiği miktar azaldı. Artık arkadaşı olan diğer işçilerden daha fazla dinleniyor. Elleri yaralı ve bacakları yavaş. Hernandez CKDu’dan acı çeken binlerce işçiden birisi. Araştırma ekibi vardığında, Hernandez kan, üre, kan basıncı, ağırlığı ölçen bir dizi nitel anketi içeren testler için sıraya girdi. Sonucun kötü olmayacağını ya da böbrek fonksiyonunun daha fazla kötüleştiği gibi bir sonucun ortaya çıkmayacağını umuyordu Hastalığın nasıl öldürdüğünü çok iyi biliyor. Bunu babası ve 23 yaşındaki kardeşi öldüğünde gördü. Şimdi, 25 yaşındaki kardeşi ağır hasta. Yatağa bağlı ve ona gün boyunca annesi bakıyor. Annesi ve kardeşi iki büyük çeteden birisi tarafından kontrol edilen bir bölgede yaşarken, herhangi bir çetenin parçası olmayan Hernandez, annesini ve ölmekte olan kardeşini ziyaret edemiyor. Polise Hernandez olmadan onları ziyaret etmek istediğimizi söylediğimizde, polis bize bölgenin çok tehlikeli olduğunu ve ciddi bir destek olmaksızın oraya gidemeyeceklerini söyledi. Hernandez “Kız kardeşim çok acı çekiyor” dedi. “Önce babam ve şimdi de kardeşim. Ama anneler hasta insanlara bakar. Annem de ölenlere baktı ve her birini korudu.”

SICAKLIK STRESİ VE AĞIR İŞ

CKDu’nun teşhis edilmesi zor ve teşhis edildiğinde artık çok geç olabiliyor. “Hastalar hastanemize geldiğinde diyalize ihtiyaç duyuyorlar, onlara bunun dışında teklif edecek başka bir şeyimiz de yok” diyor San Salvador’daki Rosales Genel Hastanesi Neforoloji Bölümü Başkanı Dr. Ricardo Leiva: “Böbreklerde olanları tersine çeviremeyiz. Orada neler olduğunu gerçekten bilmiyoruz ama sanırım erken teşhis yapmak ve bazı önlemler almak zorundayız.”
Araştırmacılar için, önlem almak anahtardır ve ancak bunu yapmak için tek yol bu sessiz salgının arkasındaki gerçeği ortaya çıkarmak. “La Isla Örgütü” ile (Nikaragua ve Birleşik Devletler’de ofisi olan küçük bir araştırma örgütü) birlikte ABD kökenli bir araştırmacı olan Ilana Weiss, El Salvador ve Nikaragua’da bu salgın üzerine çalışıyor. Pan Amerikan Sağlık Örgütüne göre Nikaragua, Amerika’da her 100 bin kişiden 43 civarında böbrek hastalığından ölümle, en yüksek ölüm oranına sahip ülke durumunda. Bu ölümler en fazla tarım işçileri arasında görülüyor.
Yaklaşık 20 yılda, gübrelerden, tarlalardaki farelerden bulaşmış bakteriyel enfeksiyonlara, işçilerin sağlıksız yaşam tarzlarına ve hatta şüpheli genetik sebeplere kadar her şey bu hastalığa neden oluyordu. Ama şimdi, ilk defa, ağır çalışma koşullarının böbrek hastalığının temel bir nedeni olduğu konusunda büyüyen bir tıbbi konsensüs var.
Suya sınırlı erişim, 40 dereceden fazla sıcakta, zorlu fiziksel şartlarda ve uzun sürelerle çalışma şiddetli böbrek hasarına neden oluyor. Fazla mesai; kronik ve ölümcül böbrek hastalığını ilerletiyor.
 “Maceralı maraton koşucuları ya da uzun süreli operasyonlardaki askerler gibi aynı metabolik yükü kaldırıyor ve aynı kaloriyi yakıyorlar. Üstelik her gün ve ara vermeksizin dinlenme olmaksızın” diyor Weiss. El Salvador’daki El Angel şeker fabrikasında, ağır çalışma ve sıcaklık baskısı iddiasını araştıran La Isla, 300 şeker kamışı kesicisinin iş koşullarını düzeltmek için sıkı biçimde çalışıyor.
El Angel, araştırmacılarla iş birliği yapmaya istekli tek işletme. Diğer işletme sahipleri işçilerinde bir sorun olmadığını söylüyor ve çalışma koşularında herhangi bir düzeltme yapılmasını reddediyor.  Şeker kamışı işçileri doğrudan işletmeler tarafından tutulmuyorlar, taşeronlar tarafından çalıştırılıyorlar. Böylece işçiler iş yasaları tarafından korunmuyor ve işletmeler kendi sorumluluklarını göz ardı ediyor.

BASİT MÜDAHALELERLE ÖNLEMEYE ÇALIŞIYORLAR

La Isla Örgütü basit müdahaleler geliştirdi, örneğin düzenli mola; işçilerin dinlenmeleri ve suya ulaşımları için gölge çadırı kurmak gibi. Bu gelişmeler çığır açmıyor. Gerçekte, bunlar ABD Federal Mesleki Sağlık ve Güvenlik Kurumunun güneş altında ve dışarıda çalışan işçiler için tavsiye ettiği temel çalışma koşulları arasında yer alıyor.  Eğer Weiss ve ekibi, böbrek fonksiyonlarında önemli bir stabilizasyon görürlerse, bu durum CKDu’nun şifresini çözmeye başladıkları anlamına gelecek. “İş günü sırasında insanlara verilen su, dinlenme ve gölgelik alanın, onların böbrek fonksiyonlarını geçen yıla göre stabilize ettiğini gösteren bazı ön sonuçlarına sahibiz” diyor Weiss. “Ama bu küçük bir örnek, bu nedenle daha geniş bir grupta etkisini görebilirsek grubu 45’ten yaklaşık 300 kişiye kadar genişletebiliriz.”
Hernandez’in de içinde bulunduğu,  daha geniş bir gruptan sonuçlar henüz gelmedi, ama nedenlere ilişkin gerçek kanıtlar ve onu çözmeye ilişkin basit adımlar da önemli bir umuttur. Bu kriz nihayet ciddiye alınacak ancak tıp topluluğu ve işletme sahipleri tarafından değil sadece insan hakları grupları tarafından.
Bu çalışma El Salvador’un şeker kamışı işçilerinden daha fazlası için olumlu sonuçlara yol açabilir. Araştırmacılar, yüksek sıcaklık altında çalışan işçilerin bulunduğu Sri Lanka ve Hindistan’da pirinç üreticisi toplulukları arasında benzer hastalıkları gözlemledi. Mısır, Tayland, Ekvator, ABD ve Brezilya’daki şeker kamışı işçilerini etkileyen anektodal CKDu raporu da söz konusu. “Bu hastalık çoğunlukla yoksulları ve savunmasız nüfusu etkiliyor. Bu nedenle kimse hastalığın neden öngörülemeyen boyutta yayıldığı konusunu belirleyemiyor” diyor Weiss.   
“Kesinlikle aynı hastalık olduğunu bilmek için henüz yeterli bilgiye sahip değiliz” diye ekliyor Weiss. “Ama baktığımız her yerde, kronik böbrek hastalığının bu türüne benzeyen bir şeyler buluyoruz.” Doğrudan çete şiddetine maruz kalmamasına rağmen La Isla’nin ekibi polis korumasıyla seyahat etmeye ihtiyaç duyuyor. Weiss, araştırma sırasında yolun kenarında kafasına mermi sıkılmış ölü bedenler gördüğünü ve çetelerin kurbanlarının cesetlerinin olduğu yerlerden geçerken her uçurum dibini endişe ile kontrol ettiğini itiraf etti. “Şeker kamışı işçileri tamamen izole edildiler, onlar acımasız koşullarda çalışıyor ve çete şiddeti yüzünden evlerine dönüyorlar” diye açıkladı.

ÇIKIŞ YOK

Saat öğleden sonra 3 civarı ve Hernandez şeker kamışı kesimi yaptığı zor bir günün ardından eşi ve iki oğlunun olduğu Los Almendros’taki evine döndü. Eşi Marie Elise net ve usulca konuşan birisi. Hastalığından dolayı çalışmadığı zamanlarda onunla nasıl ilgilendiğini açıklarken Hernandez dikkatle dinliyordu.
“Dışarı çıkar ve su satarım, ayrıca satmak için pirinç bisküvisi yaparım. Böylece, çocuklarıma yiyecek verebilirim” diyor. Eşinin mücadelesi hakkında ne hissettiği sorulduğunda, Hernandez’in sesi kesiliyor ve bir an için duruyor.
“Hasta olduğumda onun hissettiklerini duymak beni üzüyor. Onun için kolay olmadığını biliyorum. Benimle birlikte acı çekiyor, öyle değil mi? Ayaklarım şiştiğinde acı çektiğim ve onu uyandırdığım geceler, ayaklarım patlıyormuş gibi bana çok fazla acı veriyor.”  
“Birçok doktor tarlada çalışmamam gerektiğini bana anlattı, ama sorun şu ki; çalışmazsam çocuklarıma kim yiyecek getirecek” diye soruyor Hernandez. El Salvador’da çete şiddeti ile kronik hastalık arasındaki şeker kamışı işçileri için hayat çok zor ve çoğu buradan bir çıkış göremiyor. Maria Elise ve Hernandez çocuklarının derslerinde başarılı olmasını istiyor, böylece onlar tarlada çalışmak zorunda kalmayacak. Ve La Isla’daki araştırmacılar CKDu tarafından etkilenen ve ailelerini geçindirmek için son bedeli ödemeye zorlanan kadın ve erkeklere bazı cevaplar sağlamayı umuyor.

Çeviren: Arif KOŞAR

Son Düzenlenme Tarihi: 15 Temmuz 2016 09:29
www.evrensel.net