Demokrasi güçlerinin en geniş birliği oluşturulmalı

Demokrasi güçlerinin en geniş birliği oluşturulmalı

Hatay’ın Samandağ ilçesinde “Demokrasi güçlerinin birliği nasıl sağlanır, en geniş emekçi birliğini oluşturmak için ne yapmalı” konulu panel yapıldı.

Halil İMREK
Hatay 

Evvel Temmuz Festivali kapsamında Samandağ Yeni Çarşı Konferans Salonu’nda yapılan “Diktatörlüğe doğru Demokrasi Cephesinin Önemi ve Güncelliği” başlıklı panelden, “Demokrasi cephesinin acilen kurulması” çağrısı yapıldı. 

Panele, CHP İstanbul Milletvekili İlhan Cihaner, Emek Partisi Genel Başkanı Selma Gürkan ve Demokrasi İçin Birlik Platformu Üyesi Kadir Akın konuşmacı olarak katıldı. Panelin kolaylaştırıcılığını ise Avukat Çetin Sakallı yaptı. Yaklaşık 300 kişinin katıldığı panelde izleyiciler çok sayıda sorular sorarak tartışmalara dahil oldu. 

GÜRKAN: DEMOKRASİ GÜÇLERİNİN EN GENİŞ BİRLİĞİNİ SAĞLAMALIYIZ 

Panelde ilk konuşmayı yapan EMEP Genel Başkanı Selma Gürkan Ortadoğu’daki emperyalist paylaşım anlaşmasının, siyasi şekillenmenin Lenin’in açık ettiği Sykes-Picot anlaşmasıyla 100 yıl önce yapıldığını hatırlattı. Bugün de egemen güçlerin bölgeyi yeniden şekillendirme; enerji kaynakları üzerinden bölgeyi yeniden paylaşma çabası içinde olduğunu söyleyen Gürkan, “AKP’nin, Suudi Arabistan’ın ve Katar’ın da yaptığı bu paylaşımdan pay kapma çabasıdır. Ancak AKP’nin bu emperyalist hayalleri, yeni Osmanlıcı politikası çökmüştür ve ne yazık ki bunun sonuçlarını hep birlikte ödüyoruz. AKP, dışarıda çöken bu savaş politikaları üzerinden, iç politikada bir gerilim ve kutuplaştırma siyaseti yürütüyor. Bu gerilimin arka planında ise tek adam diktatörlüğü yaratma çabası var” dedi.

AKP’nin içerde Kürt halkına savaş açtığını ancak Kürt halkının direnişiyle karşılaştığını belirten Gürkan şöyle konuştu “Sivilleri katletmiş, kentleri yakıp yıkmıştır. Emek cephesinde ise güvencesizleştirme ve sömürü artıyor. İşçi sınıfının, üzerinde oluşan bu basınç karşısında bir direniş gösterme eğilimi içerisinde olduğu görülmektedir. Liselerde gençlerin başlattığı direniş, kadınların başlattığı direniş, gericiliğe karşı laiklik mücadelesin yükselmesi, birçok yerde çevre-doğaya sahip çıkan hareketin yükselmiş olması, demokrasi cephesinin omurgasını oluşturacak dinamikler olarak durmaktadır. Bizim açımızdan esas önemli görev birbirine paralel akan bu mücadele dinamiklerini aynı zeminde, bir demokrasi cephesinin çatısı altında toplamaktır.” 

Suriyeli sığınmacılar üzerinden bir tartışmanın yürütüldüğünü ve bunun nedenin de AKP’nin dış politikası olduğunu vurgulayan Gürkan, “AKP’nin Suriyeli sığınmacıları kullanmak istediği açıktır. AKP, Suriyelileri Kürt halkına ve Alevilere karşı kullanmak istediği de açıktır. Ancak bu planları görerek, bu planlara karşı gereken önlemleri alarak; Suriyelilerle gereken dayanışmayı göstermek zorundayız’’  dedi.

CİHANER: DEMOKRASİ CEPHESİNİ TOPLUMA İYİ ANLATMALIYIZ

CHP Denizli Milletvekili İlhan Cihaner, şahsen bir araya gelişin doğru olduğunu savunduğunu ve ortak bir mücadele verilmesinden yana olduğunu söyledi. Demokrasi cephesinin ihtiyaç olduğunu ama riskleri görüp önlem almak gerektiğini söyleyen Cihaner, “12 Eylül darbecilerinin, ‘‘Biz bile bu kadar hakim savcıyı içeri atmamıştık’’ dediği bir ortamdayız. Bu durum karşısında solda, bir araya gelme, bir cephe kurma çabası hep olmuştu. Ancak gereken başarıya ulaşmadı. Bir demokrasi cephesi kuracaksak, bunun hangi ihtiyaca istinaden kurulmak istendiğini topluma net anlatmamız gerekiyor” dedi.

Cihaner, demokrasi cephesi benzeri girişimlerinin daha önce de olduğunu belirterek, kendisinin yürütme kurulunda olduğu Birleşik Haziran Hareketi, Barış Bloku ve HDP, HDK örneklerini verdi.

Bir araya gelme arayışının daha fazla güç biriktirme ihtiyacından, daha fazla enerji açığa çıkarma ihtimali görüldüğünden ortaya çıktığını aktaran Cihaner şöyle konuştu: “Böylesi bir girişimin bileşenlerinin ortaya çıkaracağı toplam enerji; matematiksel toplamından daha fazla olmalı. Burada bir soru da sorulması gerekiyor: Bu sadece sol örgütlerin katıldığı bir şey mi olacak? AKP politikalarından rahatsız başkaca toplumsal kesimleri de kapsayacak mı? Bu soruyu cevaplamalıyız.

AKP’nin dış politikadaki çöküşü ve krizleri; ekonomideki kötüye gidiş, körfez sermayesinin Türkiye’ye girişinin azalması, yargıdaki kriz, TÜBİTAK’taki rezill projeler, bilimdeki çöküş, böyle bir cepheyi daha hızlı kurulabilir kılıyor. Daha geniş kitlelere ulaşabilir kılıyor.  Yine AKP’yi oluşturan grupların dağılmaya başlaması, cemaatle yaşanan çatışma, AKP’den tasfiyeler ve kopuşlar bu bir araya gelişi kolaylaştırıyor. Bu bir araya gelişi ete kemiğe büründüren ve bize yol gösteren bir Gezi Direnişi var. Gezi bize bu bir araya gelişin çok da zor olmadığını toplumun bir anlamda hazır olduğunu gösterdi.” 

BİR ARAYA GELİŞİ ENGELLEYEN RİSKLER…

Bir araya gelişi engelleyen yanlara da değinen Cihaner, buna bir örnek olarak da toplumsal kesimlerin temsiliyet krizini verdi. DİSK, KESK, TTB, TMMOB ve gibi sendika ve meslek odalarının ve siyasi partilerin yukarıdaki bir birleşmesi tabanda aynı etkiyi yaratmadığını temsiliyet krizi olduğunu söyledi. İkinci bir olumsuzluk olarak da siyasi hareketlerin, geçmişten kalan ayrışmalarını bugüne taşımış olması olduğunu belirten Cihaner; soldaki küçük ayrılıklar bir araya gelişte risklere işaret etti.  Cihaner, bir başka risk olarak ise Kürt illerinde devam eden savaşı gösterdi. Oradaki şiddetin batıya canlı bombalar olarak yansımasının ve silahların devreye girmesi ile sözün, siyasetin geriye düşmesi olarak yorumlayarak “Ne yapıp edip, çatışmasızlık ortamını yeniden hayata geçirmemiz lazım. Demokrasi Cephesi’ni oluşturacak yapılar programatik sorunları/farklılıkları ortadan kaldırmaya dönük çalışmalar yapmalı. Bir demokrasi Cephesi’nin sokakta kurulmasının nüvelerini de sokakta görüyoruz aslında.  Toplumu mobilize edecek çok anlamlı olaylar var; Cerattepe direnişi, okul aile birliklerinin direnişi, lise öğrencilerinin direnişi... Bunlar tabanda birleşme meselesinde bir zemin olabilir” dedi

KADİR AKIN: TÜRKİYE 1930’LARIN ALMANYA’SINI HATIRLATIYOR

Türkiye’nin Bir faşizme doğru gittiğini ve kurumsal faşizmin bütün göstergelerinin bir bir açığa çıktığını belirten Yazar Kadir Akın, ülkede yaşananların daha önce yaşanılan süreçlere benzetilemeyeceğini söyledi.  Akın, eğer tarihten örnek verilecekse, Türkiye’deki gidişatın 1930’ların Almanya’sını hatırlattığını söyledi. Bu yaklaşımla demokrasi cephesinin kurulacağı zemini de başka türlü planlamak gerektiğine işaret eden Akın, “Bugün çok ciddi bir tehdit altındayız. Sadece Kürt Özgürlük Hareketinin Alevilerin, sosyalistlerin bir araya gelerek aşabileceği bir yerde değiliz. Burjuvazinin bile bir kısmını yanımıza çekmemiz gerekiyor. Çekemiyorsak bile nötrleştirecek bir zemine itmeliyiz. Başka türlü başaramayız. Erdoğan’ın gözünü kan bürümüştür. Gitmek istediği yere gitmek için elinden geleni yapacaktır. ‘İç savaş çıkabilir’ diyen bir bürokrata, ‘Ezer geçeriz’ dediğini biliyoruz” dedi.

1930’laın Almanya’sında sosyalistlerin ve komünist partinin ittifak yapamamasının, Hitler’i küçümsemesinin faşizme gidişin önünü açtığını anımsatan Akın, Erdoğan’ın bugün 1930’ların bir führeri olduğun ve Alman Papaz’ın durumuna düşmemek için en geniş birlikteliği oluşturmak gerekdiğini söyledi. Akın ülkenin faşizme doğru gidişine dair şunları söyledi “Kürt illerinde binlerce insan katledildi, şehirler yakıldı. Önümüzdeki dönemde Kürt parlamenterler tutuklanabilir, belediyelere kayyum atanabilir, bir anayasasızlaştırmaya doğru gidiyoruz... AKP’nin İsrail ve Rusya’yla anlaşmaya çalışması da, iç politikada direnenlerin ensesinde boza pişirmek için elini rahatlatmaya çalışmasındandır. Dolayısıyla örgütlerin mevcut siyasal durumu bir daha değerlendirerek, siyasetlerini gözden geçirmesi gerekiyor. İşte bu durumu gören kimi çevreler, aydınlar ve örgütler Demokrasi Cephesi’ni nasıl kurarızı tartışmak için 28 Haziran’da bir araya geldi. İstanbul’daki bu toplantıda HDP, EMEP, SYKP gibi partiler; demokratik kitle örgütleri DİSK, KESK, TTB, TMMOB; bazı CHP’li milletvekilleri oluşacak bir demokrasi cephesine destek olacaklarını, içinde yer alacaklarını belirttiler.” 

24 Eylül’de bir demokrasi kurultayının toplanacağının bilgisini veren Akın, yerellerde de demokrasi forumları, panelleri, kurultayları ile geniş bir birlikteliğin örülmesi gerektiğini ifade etti.

Sunumların ardından izleyiciler konuşmacılara çok sayıda soru sordu. Sorularda CHP’ye eleştiriler ve Suriyelilere vatandaşlık verilmesi ağırlık oluşturdu.

CİHANER ÖZELEŞTİRİ YAPTI

Özellikle CHP’nin dokunulmazlıkların kaldırılmasına destek, Suriye’ye müdahale için çıkarılan tezkereye destek konuları Cihaner’e soruldu. Dokunulmazlık ve tezkere konusunda yanlış yapıldığını ve bunun bir özeleşti olduğunu söyleyen Cihaner, 7 Haziran sonrası CHP’nin AKP’nin oyalama tuzağına düştüğü sorusuna da iktidardan kaçan, masadan kaçan görüntüsü vermemek için görüşmelerin yapıldığını söyledi.  
 

www.evrensel.net