Suriyeli mültecilere vatandaşlık için  şart koşulmamalı

Suriyeli mültecilere vatandaşlık için şart koşulmamalı

Suriyeli Mültecilerle Dayanışma Derneği Başkanı Muhammed Salih Suriyelilere vatandaşlık verilmesi tartışmaları ile ilgili gazetemize konuştu.

Metehan UD
İzmir

 
Gündeme oturan Suriyelilere vatandaşlık verilmesi tartışmaları ile ilgili gazetemize konuşan Suriyeli Mültecilerle Dayanışma Derneği Başkanı Muhammed Salih, vatandaşlığı olumlu bulduklarını ancak vatandaşlık için şart koşulmaması gerektiğini ifade etti. Salih, Suriyelilerin tamamı AKP’ye oy verecek söyleminin de doğru olmadığını dile getirdi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan Kilis’te katıldığı bir iftar programında yaptığı konuşmada, Türkiye’deki Suriyelilere vatandaşlık hakkı verileceğini söylemiş, İçişleri Bakanlığının bu konuda çalışma yürüttüğünü açıklamıştı. Açıklama bir çok tartışmayı beraberinde getirirken, Erdoğan, yaptığı ikinci açıklama ile Türkiye vatandaşlığı verilmesi gündemde olan Suriyelilerin kalifiye insanlar olduğunu söyledi.

EN BÜYÜK SORUNLAR İŞSİZLİK, EĞİTİM VE SAĞLIK

Devam eden tartışma ile ilgili İzmir Suriyeli Mültecilerle Dayanışma Derneği Başkanı Muhammed Salih ile konuştuk. 17 yıl önce siyasi sebeplerle Türkiye’ye gelmek zorunda kalan Muhammed Salih, kentin dört bir yanına dağılan Suriyelilerin yaşadıkları sorunların başında işsizlik olduğunu, bunu eğitim ve sağlık haklarından yeterli şekilde faydalanamamanın takip ettiğini söyledi.

‘SURİYELİLER ARTIK KALICI OLDUĞUNU DÜŞÜNÜYOR’

Suriyelilerin en başta geçici olarak Türkiye’ye geldiklerini belirten Salih “İnsanlar 6 ay-1 yıl kalıp savaş bittiğinde geri dönmeyi düşünüyorlardı. İki sene önce konuştuğumuzda insanların büyük bölümü bunu söylüyordu ancak Suriye’deki savaş daha da kötü gidiyor ve ekonomik kriz de büyüyor. Onun için geriye dönme umudu uzaklaştı, artık kalıcı olduklarını düşünüyorlar” dedi.

‘HERKES DOKTOR, MÜHENDİS DEĞİL’

Vatandaşlığın gündeme gelmesinin olumlu bir adım olduğunu ifade eden Salih, “Ancak şartlı olacağı söylendiği için herkes faydalanamıyor. Herkes imkan sahibi değil, herkes diplomalı değil, herkes doktor, mühendis ve öğretmen değil. İşsiz olan ve imkanı olmayanlar da var. İmkanları yoksa bir Suriyeli o vatandaşlıktan faydalanamayacak mı? Toplumsal entegrasyonun sağlanması için herkese vatandaşlık verilmesini bekliyoruz. Ya da hâlâ geri dönme ümidi taşıyana mülteci statüsü verilmelidir. Geçici koruma yönetmeliği ile nereye kadar? İş geçici, eğitim geçici, sağlık geçici. Türkiye komşu bir ülke ve kültürümüz birbirine yakın. Suriyeliler de vatandaşlık verilmesine sıcak bakıyorlar” şeklinde konuştu.

‘BİZ SAVAŞ MAĞDURUYUZ’

Suriyelilere yönelik nefret söylemlerine de değinen Salih “Toplum geneline göre az olduklarını düşünüyoruz. Biz onlara komşulardan zarar gelmez diyoruz. Biz savaş mağduruyuz. Bizler de bu şekilde yaşamak istemiyoruz. Çalışarak, eğitim alarak bu toplumun bir parçası olmak istiyoruz. Suriye’den getirdiğimiz paraları Türkiye’de harcadık. Kimse ‘Bunlar başımıza bela olacak’ diye düşünmesin. Yanılacaklarını düşünüyorum çünkü Suriye de çağdaş bir ülkeydi, kültürlü bir halktı. Biz de bu ülkeye fayda vermeye hazırız” dedi.

‘HEPSİ AKP’YE OY VERECEK DEMEK DOĞRU DEĞİL’

‘Suriyeliler AKP’ye oy verecek’ iddiasına da değinen Salih, “Her seçim öncesi ‘oy kullanıyorlar’ şeklinde haberler kasıtlı olarak yayıldı. Vatandaşlık verildiğinde insanlar serbest olacak. Bütün Suriyeliler AKP’ye oy verecekler demek doğru olmaz. AKP’ye ya da CHP’ye kime olursa olsun kimse zorlanmayacak, herkes özgür oy kullanacak. Suriyeliler de oylarını kendi sorunlarını dile getirenlere verecektir” dedi.

TERZİ: ÖNCELİK MÜLTECİ STATÜSÜ OLMALI

Mülteciler üzerine çalışma yapan Halkların Köprüsü Derneğinin Başkanı Prof. Dr. Cem Terzi vatandaşlık konusunu gerçekleşmesi zor bir siyasi hamle olarak gördüğünü belirterek “Buradaki 3 milyon kişinin vatandaşlığa geçirileceğini zannetmiyorum. Sadece üniversite mezunlarının ya da parası olanların vatandaşlığa kabulü ayrımcılığa ve başka sorunlara yol açacaktır. Türkiye asıl bu insanlara mülteci statüsü verilmelidir” dedi.

Terzi, “Mülteci statüsü verildiği zaman bu insanlar kimliklerini koruyacaklar, kendi ülkelerine geri dönme potansiyelini taşıyacaklar. Bir siyasi özne olmayı sürdürmüş olacaklar. Siz bunları vatandaşlık söylemi altında erittiğiniz zaman onların kendi ülkelerine dair beklentilerini kendi geleceklerini, siyasi özne olma halini ortadan kaldırıyorsunuz” şeklinde konuştu.

Mülteci statüsüyle birlikte Suriyelilerin uluslararası yasalarla koruma altına alınmış pek çok hakka kavuşmuş olacağını da ekleyen Terzi şunları söyledi; “Vatandaşlık mevzusu öne sürülerek Avrupa’nın gazı alınıyor. Buradaki insanların batıya gitmeye dair umutları kırılmış oluyor. Toplumsal entegrasyon adında hiç bir şey yapılmadığı için, bu konular açıkça tartıştırılmadığı için Türkiye vatandaşlığı arasında nefret söylemlerine yol açmış oluyorsunuz. Zaten toplumsal hayata adapte olamamış zor bela yaşayan insanları daha beter riske atmış oluyorsunuz.”

www.evrensel.net