Köln bir barış savaşçısını yitirdi

Köln bir barış savaşçısını yitirdi

Her zaman, en güçsüzler ve en fazla acı çekenlerle dayanıştı.

Semra ÇELİK
Köln

Köln’ün göbeğindeki Dom Kilisesi önünde onlarca karton üzerine, değişik dillerde yazılmış, Gazze’deki bombardımanlara son verilmesini ve Filistin’e özgürlük dileyen çığlıklar. Oğulları, kızları için ağlayan annelerin; babalarının tabutu ardından koşan çocukların fotoğrafları...  Burası sembolik bir ağlama duvarı. Kudüs’teki ağlama duvarına gönderme yapılarak bu ad verilmiş. Yan tarafta boş kartonlar, rengarenk kalemler ve bir imza listesi var. Turistik bir gösteri olduğunu sanıp gelenler, ilk saniyelerdeki hayal kırıklığına rağmen orada kalıyorlar. Fotoğraflara bakıyor, yazıları okuyor, bir şeyler yazmaya çalışıyor ve en sonunda‚ ‘ağlama duvarı’nın başındaki adama sessizce yaklaşıyorlar. Kim bu adam? Filistinli olmadığı kesin, o halde neden böyle bir şeye gerek duymuş? Adamın adı Walter Hermann. 1939 yılında Würzburg’da doğmuş. Würzburg’da üniversiteyi bitirerek öğretmenliğe başlamış. Altı yıl öğretmenlik yaptıktan sonra psikoloji okumak için Köln’e taşınmış. Orada ’68 hareketinin içinde bulmuş kendini. Arkadaşlarıyla, çocuk yurtlarında gördükleri baskı ve şiddet nedeniyle kaçan çocuklar için bağımsız ortak yaşam evleri kurmuş.  

EZİLENLER VE BARIŞ  İÇİN ‘AĞLAMA DUVARI’

1980 yılında ev sahibinin evden atması sonucu evsiz kalmış, evsiz kalan tek kişinin o olmadığını fark ederek, Köln’ün en işlek alışveriş sokağı Schiller Strasse’de‚ evsizlerin ‘ağlama duvarı’nı oluşturmuş. İplere mandallarla tutturduğu kartonların biri dışında hepsi boşmuş, dolu olandaysa‚ ‘Dertlerinizi, isteklerinizi yazın!’ yazmaktaymış. Yoksullar, evsizler, politik ve toplumsal durumdan şikayetçi olanlar bir dilek ağacına çevirmişler orayı.
Mağaza sahiplerinin ve görüntüyü bozduğundan şikayetçi müşterilerin polis çağırmasıyla defalarca dağıtılan ‘evsizlerin ağlama duvarı’ Köln tarihinin bir parçası olmuş ve kartonlar şehir arşivine taşınmış. Hermann, 1991 yılında Körfez Savaşı başladığında‚ ‘savaşa karşı ağlama duvarı’nı oluşturmuş. ‘Barış istiyorum’, ‘Savaşın ilk kurbanı gerçeklerdir’‚ ‘Aptalca savaşınıza son verin’ ‘hiçbir anlamı yok’ yazılı kartonlar yine mandallarla iplere tutturulmuş ama bu sefer yer Köln Dom Kilisesi önü olmuş. Dalai Lama, Ernesto Cardenal, Lew Kopelew veya evsizlerin rahibi Abbé Pierre, Hermann’ı ziyaret ederek kartonlara renkli kalemlerle barış arzularını yazmışlar. Bir yanda görkemli Dom, diğer yanda halkların kardeşliği, insan hakları, barış taleplerinin haykırıldığı ‘ağlama duvarı’. Bu görüntü din adamlarının hoşuna gitmemiş.
1996’da mahkeme kararıyla Walter Hermann’a yasak gelmiş. İki yıl sonraysa Almanya’nın barışseverler açısından en önemli ödülü olan Aachen Barış Ödülü’nü almış. Ağlama duvarı, artık mobil bir sergi haline gelmiş.
Çoğunlukla kilisenin önünde ama gerektiğinde ezilen halkların, evsizlerin, mültecilerin mücadelesine destek eylemlerinde, ev boşaltmalarına karşı protestolarda.

KARTONLARI YIRTILMIŞ, DÖVÜLMÜŞ

Düşmanları da olmuş tabii ki Hermann’ın. Gazze’deki bombardımanı kınarken Hamas’ın saldırılarına neden ses çıkarmadığını soranlar olmuş. İsrail düşmanı, antisemitist olduğu suçlamalarıyla karşılaşmış. Kartonları yırtılmış, dövülmüş. Sergilediği resimlerde kan içinde insanlar olduğu  için çocuklarda travma yarattığı iddiasıyla mahkemeye verilmiş. Yılmamış, yıldırılamamış. Ta ki bu yılın ocak ayına kadar... 2016 ocak ayında Walter Hermann’ın kanser olduğu belirlenmiş. Hızla ilerleyen hastalık onu ağlama duvarı başında uzun süre duramayacak hale getirmiş. 26 Haziran’da sessizce hayata gözlerini yumdu. Arkadaşları onunla 10 Temmuz’da vedalaşacaklar, 11 Temmuz’da da toprağa verecekler. Köln’ün olmazsa olmazı olan‚ ağlama duvarıysa yaşatılacak. Eylemlerde, barış taleplerinde, Filistin halkına, Kürt halkına yönelik saldırıların protestosunda Walter de orada olacak.
Köln bir barış savaşçısını yitirdi. O, ezilen halkların mücadelesinin destekçisi, zalimlerin düşmanıydı. Kendine, ve yaşam biçimi yaptığı ‘En önce güçsüzler ve en fazla acı çekenlerle dayanışacaksın’ şiarına sadık olarak yaşadı, mücadelelerde yaşayacak...

www.evrensel.net