Ceylan Önkol'un yakınları: Ceylan gibi vurulmak istemiyoruz

Ceylan Önkol'un yakınları: Ceylan gibi vurulmak istemiyoruz

Günlerce havan topları ile bombalanan Lice’nin Birlik köyü Kalesi mezrasında yaşayan ailelerin tümü, Ceylan Önkol’un yakınları.

Deniz TEKİN

Yürütülen askeri operasyon sırasında günlerce havan topları ile bombalanan Lice’nin Birlik köyü Kalesi mezrasında yaşayan ailelerin tümü, 2009 yılında hayvanlarını otlatırken askeri karakoldan atılan havan topu nedeniyle yaşamını yitiren 12 yaşındaki Ceylan Önkol’un yakınları.

Mezrada yaşayan köy sakinleri, ilçede ilan edilen sokağa çıkma yasağı ile birlikte başlayan askeri operasyon nedeniyle köylerinde mahsur kalıp, bombardımana maruz kaldı. 23 Haziran günü Tapantepe Taburundan köye yönelik yapılan bu bombardımanın izleri ise yasağın kaldırılması ile ortaya çıktı.

Köyün çevresine ve evlerin çok yakınına kadar düşen onlarca havan topu mermisi nedeniyle köylüler şans eseri ölümden döndü. Atılan bombaların ormanlık alanda çıkardığı yangın ise ekili ve dikili arazilerde maddi hasara neden oldu. Bombardıman ve sonrasında yaşanan korku dolu anlar köylülerin cep telefonlarıyla çektikleri görüntülere de yansıdı. 

Bombalanan mezrada yaşayan ailelerin çoğunluğu, 28 Eylül 2009 günü ilçeye bağlı Şenlik köyü Hambaz mezrasında hayvanlarını otlattığı sırada Yayla Karakolundan atılan havan topu nedeniyle yaşamını yitiren 12 yaşındaki Ceylan Önkol’un akrabaları.

Ceylan’ın nasıl katledildiğini hatırlatan aileler, bugün yaşananlar nedeniyle can güvenliklerinden endişeli. Maruz kaldıkları bombardıman sırasında yaşadıklarını ve çektikleri sıkıntıları anlatan yurttaşlardan Abdullah Önkol, köyden 7-8 kilometre uzaklıkta bulunan Tapantepe Taburundan atılan onlarca havan mermisinin kaldıkları evlerin çok yakınına kadar düştüğünü ifade etti.

 

‘BİZİMLE DAYANIŞMA İÇİNDE OLUN’

Atılan bir havan mermisinin evinin 150 metre yakınına kadar düştüğünü dile getiren Önkol, “Eğer bu bombalar eve 100 metre daha yakın yere isabet etmiş olsaydı, büyük bir katliam olurdu. En büyük şansımız can kaybının olmaması. Çıkan yangında bağlarımız, ekili arazilerimiz ve meşe ormanlarımız büyük zarar gördü. Yapılanlar zulümdür. Bunun kimler tarafından yapıldığını biliyoruz. Bizler tarlasıyla ekiniyle, bağı bahçesiyle uğraşan insanlarız. Bu ülkenin vatandaşıyız. Bizleri toplu düşman olarak gören bir anlayış mı var? Anlayamadım. Halktan istediğimiz bu yaşanılanlara karşı bizimle dayanışma içinde olsun” dedi. 

Çocukların yaşadıklarından dolayı psikolojisinin bozulduğunu da dile getiren Önkol, “Şimdi siz bir çocuğun yaşandığı yere bomba atarsanız. O çocuk ülkenin geleceği için ne kadar iyi, ne kadar güzel düşünebilir” diye sordu.

Bombardıman sırasında yine köyde bulunanlardan biri de Ceylan Önkol Datlı. 2 çocuk annesi Datlı, o gün yaşadıklarını şöyle anlattı: “Balkondan oturduğumuz sırada önce köyün kırsal alanına, ardından da köyün yakınına çok sayıda havan mermisi atıldı. O anda çocuklar çığlık atarak ağlamaya başladı. Biz de tedirgin olduk, çok korktuk. Bombalar nedeniyle ormanlık alan yanmaya başladı. Karakol, yangını sürdürmeye giden köylülere ‘Gitmeyin bombardıman devam edecek’ dedi. Yıllarca önce Ceylan Önkol hayvanlarını otlatırken atılan bir havan mermisiyle katledildi. Bu katliamı tekrar bize yaşatabilirlerdi. Biz artık bunların olmamasını diliyoruz.” (Diyarbakır/DİHA)

www.evrensel.net