Avukat Aydın: Oruç’un tutuklanması önceden kurgulanmış

Avukat Aydın: Oruç’un tutuklanması önceden kurgulanmış

DİHA Muhabiri Şerife Oruç’un avukatı Oruç'un tutuklanmasının önceden kurgulanmış bir karar olduğuna dikkat çekti.

Dicle Haber Ajansı (DİHA) Muhabiri Şerife Oruç’un “Örgüt üyesi olmak” iddiasıyla tutuklanmasının önceden kurgulanmış bir karar olduğuna dikkat çeken Avukatı Mesut Aydın, tanık ifadelerinin de çelişki barındırdığını söyledi.

Batman kent merkezinde haber takibine giderken içinde bulundukları araçla Kıbrıs Şehitleri Caddesi’nde durdurularak gözaltına alınan DİHA Muhabiri Şerife Oruç ile araçta bulunan Emrullah Oruç ve Muzaffer Tunç savcılık ifadelerinden sonra “örgüt üyeliği” iddiasıyla tutuklanmıştı. Oruç’un Avukatı Mesut Aydın, ana akım medya ve Batman Valiliğinin gözaltına alınan 3 kişiyi doğrudan PKK’li ilan etmesinin planlı ve programlı bir yakalama olduğunu ortaya çıkardığını söyledi.

‘ÇIPLAK ARAMA İŞKENCESİNE MARUZ KALDI’

Oruç’un “Örgüt üyesi olmak” iddiasıyla tutuklandığını aktaran Aydın, “Polis bize emniyet müdürlüğünde sadece yakalama tutanağı gösterdi. Dosyanın hazır olmadığını söylediler. Fakat müvekkillerimize fotoğraflar ve teşhis tutanakları gösterilmişti ve avukatlarına bunlar hiçbir şekilde gösterilmedi. Bu hukuksuz durumu savcıya bildirmemize rağmen bir sonuç elde edemedik” dedi.

Teşhis tutanaklarının çelişkilerle dolu olduğunu belirten Aydın, Oruç’u tanımayan kişiler tarafından teşhisinin yapıldığını ve bu teşhis tutanaklarının polisler tarafından da onlara doğrudan imzalatıldığını söyledi. Yine Oruç’un çıplak arama işkencesine maruz kaldığını ifade eden Aydın, çıplak aramanın sadece kadınlara yapılmasının amacının kadınları psikolojik baskı altına almak olduğunu söyledi.

‘VALİ VE ANA AKIM MEDYA ZEMİN OLUŞTURDU’

Yakalandıkları andan itibaren bunun istihbarı bir şey olduğunu ve herhangi somut bir delile dayanmadığına dikkat çeken Aydın, şunları kaydetti: “Ana akım medyanın gözaltına alınan üç kişiyi doğrudan PKK’li ilan etmesi bunun planlı ve programlı bir yakalama olduğunun göstergesidir. Nitekim Batman Valiliğinin yaptığı açıklama da bu doğrultuda. Daha iddianamesi hazırlanmamış, sadece sorgular yapılmış ve savcılık ifadesi alınmış bir dosyada insanların mahkeme yerine geçip hüküm vererek ve bu hükmü de kamuoyuna sunması hukukla hiçbir şekilde bağdaşmıyor. Yargılama yetkisi bağımsız mahkemelere verilmiştir.”

Adli kontrol şartının CMK kapsamında verilen bir hak olduğuna dikkat çeken Aydın, müvekkillerinin adli kontrol şartıyla serbest bırakılma talebine karşılık mahkeme heyetinin kendilerine skandal gerekçeler sunduğunu söyledi. Sunulan gerekçelerin peşin hüküm olduğunu belirten Aydın, “Şahısların adli kontrol şartına uymayacağı, kendi inisiyatiflerinde olduğu ve verilmesi muhtemel ceza göz önünde bulundurularak adli kontrol şartından vazgeçildi” dedi.

‘ÇOK CEZA ALACAKLAR ADLİ KONTROL ŞARTI UYGULANMASIN’

“Eğer verilmesi muhtemel cezayı gerekçe olarak gösterirseniz, yargılamayı tamamen usulden yaptığınızın göstergesidir” diyen Aydın, “Mahkemenin, tamamen bazı iş ve işlemleri yapmış olmak için yargılamayı yaptıkları burada ortaya çıktı. Maalesef mahkeme heyeti ortada herhangi bir iddianame olmadan, verilecek ceza miktarının çok yüksek olacağını hesap ettiği için adli kontrol şartını uygulamadı” şeklinde konuştu.

Aydın, Ali Yaşar A. isimli bir şahsın Oruç üzerine ifade verdiğini belirterek, “Söz konusu şahsın verdiği bilgiler çelişkilerle doludur. Oruç’un ‘mart ayında Sur’da nöbet tuttuğunu’ söylemiş. Fakat Oruç, mart ayında Diyarbakır’ın Silvan ilçesinde çalışıyordu ve oradan ajansa haber geçiyordu” dedi.

Bu arada ifade tutanağında Gazeteci Oruç, gözaltına alındığında ailesine ve avukatına haber vermek istemesine rağmen polislerin sert üslubuyla karşılaştığını ve yaklaşık 3 saat sonra avukatları ve ailesine haber verildiğini söyledi. (Batman/DİHA)

www.evrensel.net