'Sokağa çıkma yasaklarının anayasal dayanağı yok'

'Sokağa çıkma yasaklarının anayasal dayanağı yok'

Venedik Komisyonu, Ağustos 2015’ten bu yana bölge illerinde ilan edilen sokağa çıkma yasaklarının yasal dayanağı üzerine bir görüş hazırladı.

Avrupa Konseyi danışma organı Venedik Komisyonu, Ağustos 2015’ten bu yana Türkiye’nin bölge illerinde ilan edilen sokağa çıkma yasaklarının yasal dayanağı üzerine bir görüş hazırladı. Komisyon Türkiye’deki sokağa çıkma yasaklarının yasal dayanağı olmadığının altını çizdi. 

Anayasagündemi. com sitesinde yer alan habere göre Avrupa Konseyi Parlamenterler Meclisi tarafından 15 Mart 2016 günü Venedik Komisyonuna gönderilen bir yazı ile sokağa çıkma yasaklarının yasal çerçevesinin Anayasa ve Avrupa standartlarına uyumu hakkında görüş bildirmesi istenmiş, Komisyon bir grup raportör ile 26-27 Nisan 2016 tarihinde Ankara’ya bir ziyaret gerçekleştirmişti. Ziyaret kapsamında da rapor oluşturdu. 

Raporda şu ifadelere yer verildi: “2016 nisan ayında İçişleri Bakanlığından alınan bilgilere göre Cizre’de – toplam 75 gün (Bu tedbir halen yürürlükteydi), Silopi’de- 75 gün, Sur’da – 87 gün ve İdil’de – 11 gün süresince uygulanan sokağa çıkma yasaklarından yaklaşık 200 bin kişi doğrudan etkilenmiş; yaşanan çatışmalardan dolayı bölgeyi 100 bin  ila 200 bin arasında kişi terk etmiş; resmi olmayan gözlemcilere göre bölgede yaşayan 1500 bin  kişi şu andaki durumdan doğrudan doğruya veya dolaylı şekilde etkilenmiştir.”

ULUSLARARASI SÖZLEŞMELERE AYKIRI

Venedik Komisyonu,sokağa çıkma yasaklarının yasal dayanağını incelediklerini ve yasakların yasal dayanağının olmadığını şu ifadelerle anlattı: “Yetkililerin 2935 sayılı Olağanüstü Hal Kanunu ya da 1402 sayılı Sıkıyönetim Kanunu uyarınca sokağa çıkma yasağı ilan etmek yerine bu konuda açık hiçbir düzenleme içermeyen, öngörülebilirlik, ölçülülük, orantılılık ve yasallık ilkelerini yerine getirmeyen 5442 sayılı İl İdaresi Kanunu uyarınca sokağa çıkma yasağı ilan etmeyi tercih ettiklerini, valilerin kendilerine tanınmayan bir yetkiyi kullandıklarını, başta yaşam hakkı ve özgürlük ve güvenlik hakkı olmak üzere pek çok hakkın ihlaline/ihlal edilmesine yol aça(bile)n bu uygulamanın Anayasa ve uluslararası sözleşmelere aykırı olduğunu ve yasal bir çerçevesi olmadığını belirtmiştir. (HABER MERKEZİ)

Son Düzenlenme Tarihi: 04 Temmuz 2016 16:59
www.evrensel.net