Gaziemir'de ÇED toplantısı yapıldı

Gaziemir'de ÇED toplantısı yapıldı

Gaziemir'deki eski kurşun fabrikasına gömülen nükleer atıkların ayrıştırılması için kurulmak istenen tesisler için ÇED toplantısı yapıldı.

İzmir'in Çernobil'i diye adlandırılan Gaziemir-Karabağlar sınırları içindeki eski kurşun fabrikasına yasa dışı yollarla gömülen nükleer atıkların ayrıştırılması için kurulmak istenen tesisle ilgili yapılan ÇED toplantısında uzmanlar, şirketin halkı yanlış bilgilendirdiğini, tesisin çevreye olacak zararlarını anlatmadığını ifade ederken, bölge halkı yaşam alanlarında yeni bir tesis istemediklerini ve bölgedeki atıkların bir an önce çıkarılmasını istedi. 

Gaziemir'de uzun yılllarca faaliyet gösteren Aslan Avcı Döküm Sanayi Şirketi'ne ait kurşun fabrikası alanında gömülü olan nükleer atıkların ayrıştırılması için kurulan tesise bölge Valilik tarafından 'ÇED Gerekli Değildir' raporu verilmiş ve tesis faaliyetlerine başlamıştı ancak hem bölge hem de çevre hareketinin temsilcileri süreci yargıya taşıdı. Mahkemede ÇED'in gerekli olduğuna karar vererek tesisin çalışmalarını durdurdu. 

Mahkeme kararının kesinleşmesi üzerine ayrıştırmayı yapacak Turanlar Çevre A.Ş. ÇED sürecini başlatılmak zorunda kalındı. Aydın Mahallesi'nde bir kahvede yapılan toplantıya şirket temsilcileri, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı yetkilileri, bölge halkı, EGEÇEP, NKP, HDK Ekoloji Meclisi temsilcileri, TMMOB'a bağlı odaların temsilcileri ile İzmir Tabip Odası Çevre Sağlı Komisyonu temsilcileri katıldı.  

ÇED toplantısının açılışında konuşan Turanlar Çevre Şirketinin temsilcisi, radyoaktif nükleer atıkların temizlenmesi sırasında TAEK prosedürlerinin uygulanacağını ve herhangi bir şekilde yüzeysel sulara müdahelede bulunulmayacağını ileri sürdü. Şirket temsilcisi, günde 80 ton radyoaktif maddenin temas etmiş olduğu maddenin uzaklaştırılmasının planlandığını da kaydetti. 

Toplantı da söz alan halk bölgedeki katı atıkların çıkarılması istediklerini ancak yeni bir tesis istemediklerini vurguladılar. Bölge halkı hastalıklarına dikkat çekerek "Ya bizi buradan taşıyın ya da bu atığı temizleyin. Kötü kokular yükseliyor. Çocuklarımız bu bölgede oynuyor ve rahatısız. Camlarımızı açamıyoruz. Yeni bir tesis kurulmadan temizlensin" dedi.  

'BU TESİS YERLEŞİM YERİNE KONULAMAZ'

Söz alan Kimya Odası Eski Başkanlarından Ertuğrul Barka, projeye karşı olduğunu belirterek "Biz bölgenin katı atıklardan temizlenmesine karşı değiliz. Geri kazanım tesisi olduğu zaman burası sonsuza kadar bertaraf tesisi olarak kalacaktır. 1593 Sayılı Kanuna göre bu faaliyet sadece sanayi bölgelerine kurulabilir. Radyoaktivitelerin giderilmesi adı altında kentsel yerleşim yerleri olan yerlerde tehlikeli geri atık tesisi kurulmasına izin verilmemelidir" dedi. 

'ÇEVREYE ETKİSİ GİZLENİYOR'

Daha sonra söz alan Avukat Arif Ali Cangı da, şirket yetkilisinin bahsettiğinin tersine tesise dışarıdan atık alamı yapılacağını ifade ederek şunları söyledi "Atıklardan para mı alınacak yoksa saha mı temizlenecek netleştirilmelidir. ÇED sürecine bölge halkı ile birlikte bağımsız uzmanlar katılmalıdır. Dışarıdan atık alımı yapılıp yapılmayacağı netleştirilmelidir. Ayrıca bu tesisin çevreye ve çevredeki halka zararları tam bahsedilmiyor". 

Dr. Alper Öktem ise sağlıkla ilgili bölge halkının şikayetlerini hatırlatarak "Düşük doz radyasyon da tehlikelidir. Bölgede oynayan çocuklar var. Serbestleştirme medotu burada uygulanamaz. Parçalanmadan ayrıştırma yapılmalıdır" dedi. 

'ÇED RAPORU DETAYLANDIRILMALIDIR'

Çevre Mühendisleri Odasından Helin Kınay da atıkların bertarafına yönelik çalışma yürütülmesi gerektiğini dile getirerek şunları söyledi "Temizlik olmalı ama proses olmamalıdır. Dışarıdan atık alımı yapılmamalıdır. Atık miktarı ile ilgili çalışmalar yetersizdir. ÇED raporu detaylandırılmalıdır. Denetim ve izleme yapılmalıdır. Sürece bağımsız kurumlar da müdahale dahil olmalıdır". 

'ULUSLARARASI DESTEK İSTENMELİDİR'

İzmir Tabip Odası Çevre Sağlığı Komisyonu'ndan Dr. Rahika Ulusoy da bölgede kırma işleminin olmaması gerektiğini ifade ederek "Türkiye'de ilk kez yapılacak işlemde uzman olmadığından uluslararası kuruluşlardan destek istenmelidir. Çalışan personelle ilgili gerekli sağlık kontrolleri yapılmalıdır. Sağlık etki değerlendirilmesi de yapılmalıdır" dedi. 

'HALK SÜRECE DAHİL OLMALI'

Avukat Ömer Turgut Erlat da, sunulan dosyada eksiklikler olduğunu belirterek şunları söyledi "Projede süre kaydı, bilgilendirme yok. Bu tesisin tehlikeli geri atık tesisine dönüşme riskini gösteriyor. Çevre ve halk sağlığını bozacak tesisler kent merkezinde olmamalıdır. Halk izleme ve denetlemesi komitesi kurmalı ve sürece katılımı sağlanmalıdır" dedi.

'ATIKLAR BETONLA KAPATILMALI'

Elektirik Mühendisleri Odası'ndan Mustafa Çınarlı da "Toprakla örterek güvenli hale getirilemez. Atığın tamamı kurşun ve betonla kapatılmalı ve radyasyon etkisi azalana kadar orada bekletilmelidir. Çevrenin güvenliği de kontrol altına alınmalıdır. Bu atıkları kimse kabul etmez ve maliyeti de Aslan Avcı Şirketi üstlenmelidir" dedi.   (İzmir/EVRENSEL)

www.evrensel.net