Avrupa Birliği çatladı, sıra Birleşik Krallık’ta mı?

Avrupa Birliği çatladı, sıra Birleşik Krallık’ta mı?

Birleşik Krallık’ta yapılan referandumda AB’den ayrılma kararı çıkmasının etkileri sürerken, dikkatler İskoçya ve Kuzey İrlanda’ya çevrildi.

Arif BEKTAŞ
Londra

Referandum oylaması sonucunda Birleşik Krallık, Avrupa Birliği (AB)’nden ayrılma kararı verdi. Yüzde 72 katılım oranıyla, 1992 yılından bu yana en yüksek katılımın olduğu seçimlerde AB’den ayrılma yönünde yüzde 51.9 olurken, AB’de kalma yanlıları yüzde 48’de kaldı. Başbakan David Cameron, kesin sonuçların açıklanmasını bile beklemeden, Ekim ayındaki Muhafazakar Parti konferansında, yeni liderin (Başbakanın) seçilmesi gerektiğini belirterek kabinesi ile birlikte istifa edeceğini açıkladı.

BEKLENEN KARARLAR

Referandum sonrası asıl dikkatler İskoçya ve Kuzey İrlanda’ya çevrildi. Referandum sonuçlarının açıklanmasının ardından sadece saatler geçmişti ve tek tek açıklamalar geldi. İki ülke de Birleşik Krallık’tan ayrılmak istiyor. Bunun için bir bağımsızlık referandumu söz konusu olabilir. Bir çok çevre, referandum kararı alınarak, Birleşik Krallık’ın da geleceği tehlikeye atılmış olduğunu belirtirken, Kuzey İrlanda ve İskoçya’da da böyle bir olanağın çıkmış olmasının olumlu karşılandığı belirtiliyor. İki halk da, Birleşik Krallık’tan ayrılma yanlısı tutumları olmasına rağmen, ekonomik tehditlerle Birleşik Krallık üyesi olarak devam ediyordu.

SONRAKİ ADIM NE OLACAK?

Bir yandan AB’den çıkmak istemeyen ve şaşkın halde bakan kesimler son gelişmeleri tartışırken, diğer yandan sonuçların toplumlar arasında nasıl bir etkide bulunacağı tartışılıyor. Bir kaç gün geçmesine rağmen hala tartışmalar ve bir sonraki adımın ne olacağı konuşuluyor. Özellikle kararsızların da sandık başına gitmesi, bir çok kamuoyu yoklama şirketini de yanılgıya düşürdü. Bir çok aile içinde de farklı oy kullanıldığı görülen referandumda, tamamen ırkçılığın etkili olduğunu söylemenin büyük bir yanılgı olacağı ortadadır.
Öte yandan, referandum sonucunu beğenmeyen ve evet yanlıları ülke çapında, AB’de kalmak için bir imza kampanyası başlattı. Bunu parlamentoda tartıştırmak için gerekli olan 100 bin oya ulaşılmış durumda. AB karşıtı kampanya yürüten, eski Londra Belediye Başkanı Boris Johnson, “AB’nin Birleşik Krallık’a yeni koşullar sunması halinde, yeniden referanduma giderek, kalma doğrultusunda bir karar alırız” diyerek, yürüttüğü hayır kampanyasının tersine bir yorum yapmaya başladı.

BAŞKA REFERANDUM TALEPLERİ GELEBİLİR

Birleşik Krallık’ın AB’den ayrılmasına pek şans vermeyen Avrupa Birliği yetkilileri, Birleşik Krallık’ın yarattığı sorunlar karşısında, oturup sızlanacağa benzemiyor. Yaşanan yeni durumu kurtarmanın yolları aranıyor. Ama AB’nin önemli bir üyesinin gittiği ve başka ülkelerin de referandum talebi sözkonusu olacağı da bir gerçek.
AB’den ayrılmanın nasıl sonuçlar doğuracağı, hala Birleşik Krallık’ın her köşesinde sorulan soru. Ülkede, son yıllarda en çok politikanın tartışıldığı bir dönem oldu. Bazı çevrelerin, ortaya çıkan sonucun, ırkçı-sağcı kesimlerin güçlenmesi ve etkisinin adadaki halklar arasında yaygınlaştığı yönünde yorumlar yapsalarda, aslında AB’ye kaşı ve her kesimden tepki alan kemer sıkma politikalarına duyulan öfkenin bir sonucudur.

CORBYN’İN İSTİFASI İSTENİYOR

Başbakan David Cameron istifasını kraliçeye sunarken, bu arada sosyalist olduğunu ve kesintileri durduracağını söyleyen İşçi Partisi lideri Jeremy Corbyn’i de götürme operasyonu başlatanlar oldu. Parti üyelerinin ezici bir çoğunluğunun desteklediği, fakat hala Blairci milletvekilleri tarafından kabullenilmeyen Corbyn’in istifası isteniyor. Salı günü İşçi Partisi Parlamento Grubunda bir “güvenilirlik” oylaması yapılacak.

www.evrensel.net