RSF Almanya Başkanı Christian Mihr: Dayanışma büyüyecek

RSF Almanya Başkanı Christian Mihr: Dayanışma büyüyecek

Sınır Tanımayan Gazeteciler (RSF) Almanya Başkanı Christian Mihr, gazetecilerin tutuklanması konusunda Evrensel'in sorularını yanıtladı.

Yücel ÖZDEMİR
Köln

Sınır Tanımayan Gazeteciler (RSF) Almanya Başkanı Christian Mihr, Türkiye’de basına yönelik baskılar, gazetecilerin tutuklanması ve Almanya’da yürütülecek dayanışma .alışmaları konusunda Evrensel'in sorularını yanıtladı. Mihr, “Tutuklamalara karşı uluslararası dayanışma büyüyecek” dedi.

Sayın Mihr, Türkiye’de basına yönelik saldırıları yakından takip ediyorsunuz. Almanya’dan bakınca siz gelişmeleri nasıl değerlendiriyorsunuz?
Türkiye’de çok değerli olan basın ve düşünce özgürlüğüne yönelik saldırılar ne yazık ki artıyor. Özgür basın ve basın özgürlüğü alanları sürekli daralıyor.

En son Türkiye temsilciniz Erol Önderoğlu’nun da aralarında olduğu iki gazeteci ve bir akademisyen tutuklandı. Bu tutuklamalarla birlikte Türkiye’nin basın ve düşünce özgürlüğü konusunda sizce sınırı aştı mı?
Bana göre sınır çok önceden aşıldı. Ancak, Erol Önderoğlu’nun tutuklanmasıyla sembolik açıdan başka bir mesaj verilmek istendi. Çünkü Önderoğlu 20 yıldır Sınır Tanımayan Gazeteciler örgütünün temsilciliğini yapıyor. Kendisi de basın ve düşünce özgürlüğünün cesur bir savunucusudur. Bu nedenle Önderoğlu’nun tutuklanmasıyla basın ve düşünce özgürlüğüne baskılar konusunda yeni bir mesaj verilmek istenmektedir.

Önderoğlu’nun tutuklanmasını Türkiye’deki gazetecilerle dayanışma içinde olan uluslararası gazeteci örgütlerine verilmiş bir mesaj olarak da okunabilir mi?
Evet, öyle düşünüyoruz.

Peki bütün tutuklamalar ve baskılardan sonra Almanya’daki hükümetin tavrını nasıl değerlendiriyorsunuz?
Federal Hükümet Türkiye’deki basın ve düşünce özgürlüğünün durumu konusunda açıklamalar yapıyor, eleştirilerde bulunuyor. Ancak bize göre çok önceden açık şekilde bunu yapmalıydı. Son altı ayda hükümete Türkiye’deki durumun giderek daha zorlaştığı konusunda gerekli uyarılarda bulunduk. Ancak bütün bunlara rağmen hükümetin tümünü ya da bir bölümünün tutumu bizleri şaşırttı. Çünkü hep genel açıklamalar yapıldı, isimler telaffuz edilmedi. Ya da sadece kulis arkasında ifade edildi.

Federal Hükümeti Türkiye’ye eleştirilerinin çok genelde kaldığını mı düşünüyorsunuz?
Artık artarak somutlaşıyor. Ancak bu konuda hepsini bir kefeye koymamak gerekiyor. Dışişleri daha net açıklamalar yaparken Başbakan Angela Merkel Erdoğan’la yaptığı görüşmelerde genel sözler sarf etti. Biz Sınır Tanımayan Gazeteciler olarak bunu eleştirdik. Çünkü daha açık olması gerekirdi. Örneğin ABD Başkan Yardımcısı John Bieden, Can Dündar cezaevinde iken ailesiyle görüştü. Bu elbette sembolik olarak önemliydi. Bu türden sembolik hamleleri, Almanya Federal Hükümeti’in çok yüksek temsilcilerinden de beklerdik. Sadece, çok değerli bulduğumuz milletvekilleri değil, aynı hükümet de bunu yapması gerekiyordu. Şimdi Erol Önderoğlu konusunda bunu Almanya hükümetinden talep ediyoruz. Federal Hükümet İnsan Hakları Danışmanı bu konuda hem de Türkçe bir açıklama yaptı. Çok sayıda milletvekili de açıklamada bulundu.

Bütün bunlar Erol Önderoğlu, Şebnem Korur Fincancı ve Ahmet Nesin’in serbest bırakılması için Almanya’da dayanışmayı başlattığınız anlamına mı geliyor?
Elbette. Önce hemen bir basın açıklaması yaptık. Milletvekilleriyle görüşmeler yaptık. Berlin’e gelen Can Dündar ile buluştuk ve neler yapabileceğimizi konuştuk. 27 Haziran günü Berlin’de Af örgütünün de desteğiyle Berlin’deki Türkiye Büyükelçiliği önünde bir gösteri düzenleyeceğiz. Aynı şekilde dünyanın başka yerlerinde de eylemler yapacağız. Yine İstanbul’da bir basın toplantısı düzenleyeceğiz. Dayanışmamız giderem büyüyecek.

Türkiye’de basına, gazetecilere yönelik yapılan baskılar karşısında daha neler yapılabilir? Çünkü gelişmeler bu baskıların daha da yoğunlaşacağını gösteriyor...
Türkiye konusunda çoktan ayaktayız aslında. Ancak Türkiye bir çok ülke için aynı zamanda politik partner. NATO üyesi. AB aday üyesi. Bütün olanları toparladığımda, gelişmeler konusunda uyanık olmamız gerekiyor. Ancak Alman politik yelpazesinde Türkiye ile nasıl baş edilebileceği konusunda önerim var.

www.evrensel.net