Gazetecilik Dayanışma Toplantısı: Dayanışma daha da büyüyor

Gazetecilik Dayanışma Toplantısı: Dayanışma daha da büyüyor

Gazetecilere Özgürlük Platformu (GÖP), basına yönelik baskı ve tutuklamalar karşı ‘Gazetecilik ve Dayanışma Toplantısı’ yaptı.

Gazetecilere Özgürlük Platformu (GÖP), basına yönelik baskı ve tutuklamalar karşı ‘Gazetecilik ve Dayanışma Toplantısı’ yaptı. Toplantıda gazetecilere yönelik baskı ve tutuklamalara rağmen geri adım atılmadığına işaret edilerek, dayanışmanın büyüdüğüne dikkat çekildi. Gazetecilere yönelik baskı ve tehditlere son verilmesi için mücadelenin ve dayanışmanın büyütme çağrısı yenilendi

Dönem Sözcülüğünü Türkiye Gazeteciler Cemiyeti’nin (TGC) yaptığı GÖP toplantısı İstanbul Cağaloğlu’ndaki TGC binasında yapıldı. 

Gazetecilik ve Dayanışma Toplantısı’nda ilk sözü alan GÖP Dönem Sözcüsü ve TGC Başkanı Turgay Olcayto, sadece Özgür Gündem gazetesiyle dayanışmak amacıyla nöbetçi genel yayın yönetmenliği yapan 3 arkadaşlarının  tutuklanmasını kendilerine yönelik gözdağı olarak niteleyerek “Ama biz korkmuyoruz. Ve bu dayanışma sürecek” dedi. 

Türkiye Gazeteciler Sendikası (TGS) Genel Başkanı Uğur Güç ise, dayanışma amacıyla bir kendisinin de bir günlüğüne Gündem gazetesinde genel yayın yönetmenliği yaptığını ve nöbetçi yayın yönetmenliği yapanlara soruşturma açıldığını belirterek, Bu soruşturmalara rağmen gerçekleri yazmaya takip etmeye devam edeceğiz” dedi. 

Dava ve soruşturmalar nedeniyle gazetecilerin günlerini adliyelerde geçirmek zorunda kaldığını belirten DİSK Basın İş Genel Başkanı Faruk Eren, bu baskılar artık kimi arkadaşlarımızı görevlerini yapamaz hale getirdiğini söyledi.

CİNNET HALİ YAŞANIYOR

Basın Enstitüsü Başkanı Kadri Gürsel, Fincancı, Nesin ve Önderoğlu’nun tutuklanmasının bir cinnet hali olduğuna dikkat çekerek “Bu insanları hapse atarak dayanışmayı önlemek istiyorlar. Dayanışmayı önlemek mümkün olmayacak dayanışma daha da artacak.” Haber Sen İstanbul 5 No’lu Şube Başkanı Engin Başçı da demokrasi ve barış için çalışan gazetecilerin tutuklanmasının aslında halkın gerçeklere ulaşmasının engellenmesine yönelik olduğunu söyledi.

DAYANIŞMADAN KORKUYORLAR

Sınır Tanımayan Gazeteciler Örgütü (RSF) Temsilcisi Johann Bihr, Türkiye’nin Ahmet Şık ve Nedim Şener’den bu yana basın özgürlüğü alanında hep kötüye doğru istikrarlı bir biçimde eşikler atladığını söyledi.  Arkadaşı Erol'un içeride olduğunu bilerek konuşmanın kendisi için oldukça zor olduğunu belirten Bihr, “Dayanışmanın suç haline getirilmesi aynı zamanda bizim gücümüzü de ortaya koyuyor. Bu dayanışmayı sürdürüp büyüterek onların özgürlüğünün önünü açacak” dedi. 

BASKI ALTINDAKİ GAZETECILER

Panelistlerin ardından baskı ve cezalarla susturulmak istenen gazeteciler söz aldı. Özgür Gündem gazetesi Yazı işleri Müdürü İnan Kızılkaya, 3 aydır bu görevi yaptığını, artık hakkında kaç soruşturma, dava olduğunu sayamadığını anlatarak “Tüm bu karanlığa karşı yan yana olmak yalnız kalmamak çok önemli. Adliye koridorlarında ifade verirken yanımızda birilerinin olması bizlere güç veriyor” dedi. BirGün gazetesi Yayın Kurulu Üyesi Berkant Gültekin,  birçok davaya uğraştıklarını kendisinin net bir sayı veremeyeceğini söyledi.   Türkiye’de mali açıdan gazetecilik yapmak zorken üstüne siyasi baskıların da eklendiğini anlatan Gültekin “Gazeteciliğin hakkını vererek bu saldırılara karşı koyabiliriz” dedi.

TGS Yönetimi Kurulu üyesi Fatih Uğur, sadece Zaman Medya grubundan 4 Mart’tan itibaren 2371 gazetecinin işten atıldığını söyledi. Can Erzincan Tv program editörü Bedrettin Uğur,  kayyımlar sonucu işsiz kalan gazeteciler olarak uydudan yayın yapan bu TV’ye geçtiklerini belirtti. 
 

ÖZEL BİR BASKI VAR

Hayatın Sesi Televizyonu Program Koordinatörü Arif Koşar: “Televizyonumuzun kuruluşundan itibaren hükümet ve RTÜK’le ilişkimiz hep sorunlu olmuştur. Ancak son dönemde tüm muhalif medyada olduğu gibi televizyonumuz üzerinde de özel bir baskı süreci işletiliyor. Bir ay içinde 4 ceza ile karşı karşıya kaldık. Biz bu dönemi televizyonumuzu susturma girişimi olarak değerlendiriyoruz. Kuruluşumuz işçilerin, halkın topladığı 1’er liralar ile oldu. Mücadelenin televizyonu olduk. Bu nedenle televizyonumuzun yaşaması da yine, işçilerin, halkın ve onların aydınlarının dayanışması ve mücadelesi ile olacaktır. Biz buna güveniyoruz.” (İstanbul/EVRENSEL)

www.evrensel.net