Tarancı, ölümünün 60. yılında okurlarıyla yeniden buluşuyor

Tarancı, ölümünün 60. yılında okurlarıyla yeniden buluşuyor

Ölümünün 60. yılında Cahit Sıtkı Tarancı mektup ve makaleleriyle Can Yayınları’nda.

Ölümünün 60. yılında Cahit Sıtkı Tarancı mektup ve makaleleriyle Can Yayınları’nda. Şiirden sıklıkla “ilk ve son aşkı” olarak bahseden Cahit Sıtkı Tarancı ölümünün 60. yılında Can Yayınları tarafından yeniden yayımlanan eserleriyle okurlarıyla buluşuyor.
Bütün hayatını “ilk ve son aşkı” şiir temeli üzerine kurmuş gerçek bir edebiyat emekçisi olan Cahit Sıtkı Tarancı’nın şiirleri, mektupları ve öyküleri dışında kalan yazıları ve mülakatları, Avuçlarıma Sığmıyor Yıldızlar’da bir araya getirildi. Ziya Osman Saba’ya yazdığı mektuplardan derlenen Ziya’ya Mektuplar da yine yeniden okurun karşısına çıkarılan kitaplar arasında. “Evime ve Nihal’e Mektuplar” ise Cahit Sıtkı’nın şiirine dair de ilginç veriler sunuyor okura.

‘İNSAN RUHU BÜTÜN TECELLİLERİYLE YAŞAR’

Cahit Sıtkı Tarancı, 1 Ocak 1953 tarihli bir mülakatta kendisine yöneltilen, “Hayatınızdan kısaca bahseder misiniz?” sorusuna şu cevabı veriyor: 1910’da Diyarbakır’da doğdum. İlkokuldan sonra İstanbul’a gittim. Fransız mektebinde, Galatasaray’da, Mülkiye’de okudum. İki seneye yakın bir müddet Paris’te bulundum. Uzun zamandır mütercim olarak çalışmaktayım. Evleneli bir yıldan fazla oluyor. Güzel şiir yazmaktan başka ihtirasım yoktur.

Yaratmanın hazzına ermiş bir şair hiçbir zaman hiçbir mektebin tabiiyeti altına giremeyeceğini söyleyen Tarancı, bunun asıl hakikat olduğunu savunuyor ve şöyle devam ediyor “Zaten romantizm, parnas, sembolizm, sürrealizm gibi mektep tasnifleri ancak edebiyat tarihi kitaplarında mevcut ve ancak ikinci-üçüncü derecedeki şairler hakkında varit olan bir şeydir. Koskoca Victor Hugo’yu yalnız romantik sıfatıyla tavsif ve izah etmek mümkün müdür? Leconte de Lisle’in ne ürpertici mısraları var! Baudelaire,
Rimbaud, Mallarmé, Verlaine gibi dev şairlerin eserlerinde ise bütün isimlerle beraber, onlardan başka ve fazla olarak insan ruhu bütün tecellileriyle yaşar.”

CAHİT SITKI’NIN EDEBİYAT VE YAZARLARLA İLGİLİ GÖRÜŞLERİ

Cahit Sıtkı Tarancı’nın şiirleri, mektupları ve öyküleri dışında kalan yazıları ve mülakatları, “Avuçlarıma Sığmıyor Yıldızlar”da bir araya getirildi. İlk olarak 1995’te Yazılar başlığıyla basılan bu değerli eser, şairin edebiyat anlayışına dair sevenlerine önemli bilgiler sunuyor.

Kitaptaki yazılar aracılığıyla Cahit Sıtkı’nın Ahmet Kutsi’den Yeni Türk Edebiyatı’na, Orhan Veli’den Montherland’a kadar birçok yazar ve konu hakkındaki görüşlerini öğreniyor; şairin engin edebiyat ilgisinin boyutlarına dair fikir sahibi oluyoruz.

Ziya’ya Mektuplar ise Cahit Sıtkı’nın Diyarbakır’dan, Paris’ten, Burhaniye’den, Ankara’dan Ziya Osman Saba’ya yazdığı mektupların derlendiği kült bir eser; “Şiir, bu tatlı bela, bu ilk göz ağrımız, ilk ve son aşkımız, bu teneffüs saadetimiz, bu şehvetli kalp çarpıntımız… Ona vardığımız nispette çok yaşamış, tatmış, kâm almış olacağız. Şiir! Şiir! Şiir! Şiir! Şiir! Şiir! Şiir fikrisabitimiz olmalı, bizi tımarhanelik edebilmelidir. “Delilere Selam” isimli bir şiir var elimde. Hele bir bitsin!”  İki şairin birbirlerinin şiirlerine eleştirilerini, Cahit Sıtkı’nın şiir dünyasına ve dönemin edebiyatçılarına dair görüşlerini içeren bu mektuplar, dün olduğu gibi bugün de edebiyatseverlerin ve yazar olmak isteyenlerin yolunu aydınlatmaya devam ediyor.

Cahit Sıtkı Tarancı’nın ablası Nihal’e ve ailesinin diğer fertlerine yazdığı mektuplar usta şairin iç dünyasına dair çok önemli ipuçları verdiği gibi dönemin atmosferine de ışık tutuyor. Prof. Dr. İnci Enginün’ün bizzat Nihal Erkmenoğlu’dan aldığı mektuplardan hareketle basıma hazırladığı Evime ve Nihal’e Mektuplar Cahit Sıtkı’nın “ilk ve son aşkı” olarak nitelediği şiirine dair de ilginç veriler sunuyor okura. (KÜLTÜR SERVİSİ)

www.evrensel.net