Mücadeleye dört elle sarılmak için

Mücadeleye dört elle sarılmak için

Ankara’da iki ayrı 1 Mayıs vardı. Tandoğan, hükümet yandaşlığında sınır tanımayan  Hak-İş ve Memur -Sen yönetiminin Çalışma Bakanı Faruk Çelik ile birlikte yaptığı, şaşaalı resmi kutlamaya sahne oldu. Tandoğan’a işçilerden çok, çevre illerden getirilmiş, Memur- Sen kitlesi ve flamaları hakimdi. Emek&cce

Döndü Taka Çınar

Sıhhiye Meydanı da, işçi ve emekçilerin; dili, kimliği baskı altına alınan Kürtlerin, Çerkezlerin, inançları baskı altına alınan Alevilerin; geleceği karartılan gençlerin, kadınların dayanışmasına sahne oldu. 2012 1 Mayısı’nın bölünmesinde en fazla sorumluluğu olan Türk-İş yönetiminin, tüm baskılarına rağmen, bağlı sendika şubelerinin, Başkan Kumlu’nun sendikası Tes-İş’in dahi Sıhhiye Meydanı’ndaki kutlamalara katılmasını engelleyemedi.  Bürokrasinin borusu artık eskisi gibi ötmeyecek… İşçiler kendi safını belirliyor. Emekçiler dostunu, düşmanını öğreniyor. Hükümetin politikalarından mağdur olanlar bayrağını, pankartını almış, çocuğunun elinden tutup,  Ankara garı önünde toplanmıştı. “Sendikaya üye oldukları için işten atılan, TOGO işçileri, “Aydınlık ve taşeronsuz bir gelecek” isteyen Çankaya Belediyesi işçileri, kölece çalışma koşullarına isyan eden Ostim ve Sincan işçilerinden, staj sömürüsüne ve sınav sistemine son verilmesini isteyen liseli gençliğe, “insanlığa, bilime, doğaya, üniversiteye özgürlük” isteyen üniversiteli gençlik coşkusuyla kortejdeydi. Başbakanın hışmına uğrayan tiyatrocular da “tiyatroma dokunma”, “özgür tiyatro, özgür sanat” talepleri ile katıldılar.
Ataması yapılmayan öğretmenlerden, emeklilikte yaşa takılanlar platformuna, askeri darbelere asker muhaliflerden, perşembe akşamları bisiklet grubuna kadar çeşitli kesimler talepleri ve kendilerine özgü renkli görüntüler sergilediler.  Tutuklu kadınların resimlerinin bulunduğu tişörtleri giyen KESK’liler kortejin en önünde yürüdüler.
Toplu sözleşme talepleri ve özgür sanat talebi öne çıkan Kültür Sanat Sen’in korteji, talepli önlükleri, şapkaları, bayraklarıyla en canlı kortejlerden biriydi. “Emperyalist saldırganlığa, halkların inkar ve imhasına karşı emekçiler barış istiyor” pankartıyla yürüyen BES Şubeleri kortejinde “Çocuk işçi olmaz”, “Çocuk mahkum olmaz”, “Çocuk gelin olmaz”  dövizleri taşıyan çocuklar dikkat çekiciydi. Çocuklar ve kadınlar mitingin en coşkulu katılımcılarıydı
EMEP Mamak İlçe Örgütünün “Anayasada yok sayılmaya, rantsal dönüşüme, toplumsal ulaşım çilesine hayır, ABD Ortadoğu’dan defol”  pankartı arkasında yürüyen çocuklar, neşeleri ve disiplinleriyle 2012 Sıhhiye 1 Mayısı’nı öncekilerden ayıran en önemli özellik dersem abatmış olmam sanırım. Bir başka dikkat çeken nokta ise, Birleşik Metal-İş, Sosyal-İş ve Tez Koop-İş’in saflarında genç işçilerin, büro işkolunda genç kadın işçilerin daha çok bulunmasıydı.
1 Mayıs meydanları her zaman birçok kuşağı bir araya getirmiştir. Ama bu kez daha çok genç, daha kadın, biraz da çocuktu ve çoktular. Umudumuzu büyütmek ve kavgaya dört elle sarılmak için yeter de artar bile…
Anons edilmediği gerekçesiyle 1 Mayıs kürsüsüne çıkan Halkevci yöneticiler ve İMO’dan atılan Cansel Malatyalı’nın, kişisel ve grupsal çıkar ve beklentilerini, on binlerce işçi ve emekçinin coşkusunun önüne koymaları, kürsü görevlilerine saldırı ve hakaretleri, 2012 bir Mayısı’nın bölünmesi girişimlerinden sonra, Sıhhiye 1 Mayısı’na yapılmış en büyük kötülük olarak anılacaktır.

www.evrensel.net