Akademisyenler: Fincancı’nın tecridine son verilsin

Akademisyenler: Fincancı’nın tecridine son verilsin

TİHV Başkanı Prof. Dr. Şebnem Korur Fincancı’nın, tutuklu bulunduğu Bakırköy Cezaevinde tecrit altına alınmasına tepki geldi.

Zülal KOÇER
İstanbul

TİHV Başkanı Prof. Dr. Şebnem Korur Fincancı’nın, tutuklu bulunduğu Bakırköy Cezaevinde tecrit altına alınmasına tepki geldi. Fincancı’nın tecride alınmasına tepki gösteren akademisyenler tecridin kaldırılmasını istedi. 

Özgür Gündem gazetesi tarafından başlatılan “Nöbetçi Eş Genel Yayın Yönetmenliği” kampanyasına katıldığı gerekçesiyle hakkında soruşturma açılan ve “terör propagandası” yaptığı iddiasıyla önceki gün tutuklanan 3 isimden biri olan Türkiye İnsan Hakları Vakfı (TİHV) Başkanı ve Gazetemiz Yazarı, Prof. Dr. Şebnem Korur Fincancı, götürüldüğü Bakırköy Cezaevinde tecrit altına alındı.

‘GÖZDAĞI VERMEK İSTİYORLAR’

Fincancı’nın tercide alınmasına tepki geldi. Prof. Dr. Gençay Gürsoy, Fincancı’nın tecride alınmasına ilişkin gazetemize şu açıklamada bulundu: “Aslında beklenen bir şey. Bundan önce aynı cezaevinde yatan akademisyen arkadaşlarımız için de aynı şey uygulanmıştı. Tabii devletin gözdağı verme konusundaki girişiminin birinci basamağı tutuklamaksa, ikinci basamağı olabildiği kadar uzun süre tecritte bekletmek. Bugünkü uygulama ne yazık ki böyle. Bu tabii ki bugünkü uluslararası ve ulusal düzeydeki tepkileri daha da artıracaktır. Umut ediyorum ki uzun sürmez çünkü gerçekten koydukları yer, hele bu yaz sıcağında, dayanılır gibi değil. Ama Şebnem’in bütün bunların üstesinden geleceğini ve dik duracağını düşünüyorum ve bundan eminim.” Daha önce barış bildirisine imza attıkları için tutuklanan Akademisyen Esra Mungan’la aynı hücreye konulmasına ilişkin de Gürsoy, “Onu da aynı yere koydular ve amaç bu dürüst bilim insanlarına Türkiye’nin en temel sorunu olan barışa sahip çıktıkları için gözdağı vermektir” sözleriyle değerlendirdi. 

‘DÜŞÜNCELERİMİZDEN VAZGEÇECEK DEĞİLİZ’

Barış İçin Akademisyenler bildirisine imza attığı için bir süre tutuklu kalan ve serbest kalan Akademisyen Kıvanç Ersoy, Şebnem Korur Fincacı’nın tecritte tutulmasına tepki gösterdi. Söz konusu uygulamanın 20 yılı aşkın bir süredir devlet tarafından siyasi tutsaklar düşüncelerinden soyutlamak için uygulandığını belirterek, “Sanıyorlar ki biz yalıtıldığımız zaman düşüncelerimizden vazgeçeceğiz, toplumdan soyutlandığımız zaman düşüncelerimizi tedavi edecekler. Aslında bunu öğrenmeleri lazım. 1980’lerde Gaziantep L Tipi cezaevlerinden,  Ulucanlar Cezaevi’nden, 19 Aralık süreçlerinden. Devletin öğrenmesi gereken bir şey var biz cezaevine konduk diye düşüncelerimizden vazgeçecek değiliz.  Şebnem hoca da diğer arkadaşlarımız da o hücreleri parçalamayı çok iyi bilir” şeklinde konuştu. Ersoy kendilerinin “bu suça ortak olmayacağız” dedikleri için Fincancı’nın ise bu suçu ifşa etme görevini gerçekleştirdiği için cezalandırıldığını söyledi. 

‘DÜNYA KAMUOYU DİRENMELİDİR’

İstanbul Tabip Odası Genel Sekreteri Operatör Dr.  Samet Mengüç de Fincancı’nın tecride alınmasına tepki gösterdi. Mengüç önceki gün avukatların Fincancı’yla yaptıkları görüşmede Fincancı’nin kaldığı hücrenin bir insanın yasayabileceği koşullara sahip olmadığını söylediklerini aktararak “Yaşamını işkenceye karşı mücadeleye ve insan haklarına adamış bir insanın apar topar böylesi yaratılmış bir gerekçeyle alınıp bu koşullara terk edilmesi bütün dünya kamuoyu önünde mutlaka dillendirilmelidir” şeklinde konuştu.

Önceki gün Fincancı’yı cezaevinde ziyaret eden avukatı Meriç Eyüboğlu, Fincancı’nın Barış için Akademisyenler bildirisini imzaladığı için tutuklanan ve Bakırköy Cezaevinde tecride alınan Esra Mungan’ın konulduğu aynı odaya konulduğunu söylemişti.  

Diğer yandan Şebnem Fincancı’nın tecride alınması sosyal paylaşım sitelerinde protesto edildi. Twitter kullanıcıları, açtıkları #ŞebnemKorurFincancıTecritte hashtagi ile tecride tepkilerini gösterdiler.

Son Düzenlenme Tarihi: 22 Haziran 2016 21:13
www.evrensel.net